fırat - şehirlerle ilgili bilgilerrrrr

Trabzon (il)

Vikipedi, özgür ansiklopedi
 
Git ve: kullan, ara
Bu madde Trabzon il sınırları içindeki tüm bölgeyi kapsamaktadır. Başlığın diğer anlamları için Trabzon (anlam ayrım) sayfasına gidiniz.
Flag of Turkey.svg Trabzon ili
Trabzon ilinin konumu
İdarî Teşkilat
Vali: Receb Kızılçık
İstatistikler
Nüfus 765.127
― Şehir nüfusu 408.103
― Köy nüfusu 357.024
Yüzölçümü 4.685 km²
Genel bilgiler
Bölge Karadeniz Bölgesi
Alan kodu 0462
Valilik Web sitesi http://www.trabzon.gov.tr

Trabzon, Karadeniz Bölgesi'nin Doğu Karadeniz bölümünde yer alan merkezii bir şehirdir.

Karadeniz sahili ile Zigana Dağları arasında yer almakta olup yüzüölçümü açısından az bir alan kaplar.Batısında Giresun'a bağlı Eynesil ilçesi, güneyinde Gümüşhane'ye bağlı Torul ilçesi ve Bayburt, doğusunda da Rize'ye bağlı İkizdere ve Kalkandere ilçeleri, kuzeyi Karadeniz ile çevrili antik çağ'dan beri varlığı bilinen il ve il merkezinin adıdır. Şehrin toplam nüfusu 2009 yılında Adrese dayalı nufus kayıt sistemi(ADNKS) sonuçlarına göre 765.127'tur.1935'te 30.000 olan nüfusu 1990'da 361.886'ya, 2000'de 975.137'ye çıkmıştır. 2007'de 740.569'e düşmüştür.

Konu başlıkları

[gizle]

Coğrafya [değiştir]

Dar bir sahil şeridinin ardında denize dikey uzanan dağlık bir araziye sahip olan ilin merkezi Boztepe (antik Minthrion tepesi) üzerine kurulmuştur. İl topraklarının % 22,4 yayla, % 77,6 si ise tepelerden oluşmaktadır.

Dereler
Değirmendere (Piksidis), Yanbolu, Fol, Ağasar, İskefiye, Kalenima, Karadere (Araklı), Küçükdere, Koha, Sürmene (Manahos), Solaklı, Baltacı deresi, Sera Deresi...

Nüfus [değiştir]

Toplam nüfusu 765.127'dur. Bu nüfusun yaklaşık %54'ü şehir ve ilçe gibi merkezlerde,%46'sı ise kırsal kesimlerde yani köylerde yaşamaktadır.

Yıllara göre köy nüfus verileri
2009 765.127
2007 740.569
2000 975.137
1990 795.849
1985 786.194
1980 731.045
1975 719.008
1970 659.120
1965 595.782
1960 532.999
1955 462.249
1950 420.279
1945 395.384
1940 390.733
1935 360.679
1927 290.000

Tarihçe [değiştir]

1838'den kalma Milat'tan hemen öncesiki döenmi gösterir haritada Trabzon'un doğusundan Abhazya'ya değin Proto-Laz oymakları: Colchis ya da Lazica, Makronlar, Sanni'ler, Moshiler
Antik Çağ
Eusebius'a göre şehrin kuruluş tarihini MÖ 756 olmakla birlikte bu iddia Trabzon'u İstanbul, Roma hatta, genel kanıya göre Trabzon ve diğer Doğu Karadeniz kolonizasyonunu gerçekleştiren Sinop'tan daha eski bir kent yapmaktadır. Bu durum gerçekse Sinoplular varolan bir kenti MÖ 630 tarihinden sonra yeniden kolonize etmiş olmalıdırlar.
Anabasis'te geçen "Pontos Euksenios kıyısındaki bu şehir Sinope’nin Lazların ataları olan Kolhis ülkesindeki kolonisidir"ifadesi daha sonra Arrian ve Peripleus tarafından da onaylanmıştır.[1]
Merkezinde Yunanlıların çevre köylerinde bugünkü Lazların ataları olan Kolhislilerin ve Tzanların (Zan - Çan) yaşadığı Trabzon, Antik çağ ve sonrasında Zigana geçidi üzerinden Ermenistan ve Euphrates civarında üretilen ticari malların takas edildiği ticaret merkezi ve dış ülkelere satıldığı bir ihraç limanı özelliğindeydi. Pontus İmparatoru Mithridates'in Roma İmparatorluğu ile giriştiği bir dizi savaşı kaybetmesinin ardından Anadolu topraklarının yanı sıra Trabzon'da Roma hakimiyetine girmiştir.
Trabzon İmparatorluğu, 1265. William R. Shepherd, Historical Atlas, 1911


 

Roma ve Bizans
Pompey'e karşı mücadelesinde Mithridates'e destek vermeyen Trabzon Roma döneminde ödüllendirilmiş serbest şehir statüsü kazandırılmıştır.[2] Bizzat kente gelen Arrian, Trapezus’un Roma döneminde güney Karadenizdeki en önemli liman kenti olduğunu belirtmiştir. Roma İmparatoru Hadrian döneminde restore edilen kente, Trajan döneminde Pontus Kapadokyası eyaletinin başkenti olmuş ve yeni bir liman inşa edilmiştir.[3] Gallianus döneminde bir Germen kabilesi olan Gotlar tarafından yağmalanmış [4], Justinian döneminde tekarar onarılarak eski konumunu kaznamıştır. İstanbul’un Latinler tarafından işgali üzerine Komnenos ailesi,Trabzon'a sığınarak 1461 tarihine Osmanlı fethine dek sürecek bağımsız bir krallık (Trabzon İmparatorluğu) kuracaklar, kendilerini Roma İmparatoru ilan edeceklerdi [5]
Trabzon İmparatorluğu
Komnenos hanedanından VII. Michael Latin işgali nedeniyle Trabzon'a gelerek teyzesi Gürcü kraliçesi Tamar'nın da desteğiyle kendini Roma İmparatoru ilan etmişse de Batı özellikle Vatikan Trabzon İmparatorunu küçümseyerek "Laz hükümdarı" olarak tanımlamıştır [6]. Trabzon imparatorları başlangıçta diğer Bizans (Doğu Roma) imparatorları gibi çift başlı (aetos) figürünü sembol olarak kullanmışlarsa da Latin işgalinin sona ermesi ve Konstantinapolis'de yeniden yasal yönetimin iktidarı ele geçirmesiyle, bir çatışmaya sebebiyet vermemek için bugün Trabzon Ayasofya müzesinin giriş kapısının üzerinde rölyefi bulunan tek başlı kartal sembolü tercih etmişlerdir. Cenevizliler ile Venedikliler, Moğollar ile Osmanlılar hatta çeşitli Türkmen (Akkoyunlu kabile federasyonuna mensup) klanları ile denge politikası sürdürerek, varlığını sürdürebilen bu zengin liman kenti, İstanbul'un fethinden sekiz yıl sonra (1461) Fatih Sultan Mehmet tarafından Karadeniz'deki çeşitli beylikler, İtalyan kolonileri ve Kırım'la birlikte ele geçirilerek İpek yolunun stratejik anahtarının Osmanlı hakimiyetine girmesi sağlanmıştır.
1861 yılında Trabzon Vilayeti'nin sancakları: Trabzon, Lazistan, Canik, Gümüşhane
Osmanlı İmparatorluğu
I. Bayezid’in 1398 de Samsun yöresini almasından sonra Trabzon Komnenos Krallığı Osmanlı Devletine yıllık vergi ödemek zorunda bırakılmıştır. David Komnenos, iktidarı döneminde (1458-1461) vergi ödemeyi durdurarak, önceden ödediklerini de Akkoyunlu Devleti Sultanı Uzun Hasan aracılığıyla geri istemiş, Osmanlılara karşı Avrupa’daki büyük devletlere ittifak önerisinde bulunmuştur. Bunun üzerine Fatih Sultan Mehmet’in öncülüğündeki Osmanlı Kuvvetleri Bölgeyi kuşatarak, 1461 yılında Trabzon’u ele geçirmiş ve Komnenosların egemenliğine son vermiştir.
Trabzon, Osmanlı Döneminde önce eyalet ve sancak olarak şehzade ve mutasarrıflar tarafından idare edilmiştir. İlk sancak beyi Hızır Bey’dir. 1470 yılında sancak beyliği küçük yaşta Şehzade Abdullah’a verilmiş; Abdullah, annesi Şirin Hatunla birlikte 1479 yılına kadar Trabzon’da yaşamıştır. Yavuz Sultan Selim de şehzadeliği sırasında (1491-1512) Trabzon’da Sancak Beyi olarak bulunmuş, sonradan Kanuni ünvanı alacak olan oğlu Sultan Süleyman burada doğmuştur.
Trabzon 16. yüzyılda, merkezi Batum olan Lazistan Sancağı ile birleştirilerek eyalete dönüştürülmüş ve bu yeni idari birimin merkezi olmuştur.
1859-1864 yılları arasında Kuzey Kafkasya'da süregelen Kafkas-Rus savaşı, Çerkes ve Abaza halkının yenilgisi ile sonuçlanmış ve şehre sayıları 360.binin üzerinde göçmenin yığılmasına yolaçmıştır. Doğal olarak büyük bir afete dönüşen göç, salgın hastalıklar, açlık ve toplum içinde kaynaşmalara yolaçmıştır. Çok kısa bir zaman içinde Trabzon ve Akçakale limanları ve çevresinde ki yerleşim yereleri adeta rezervasyonlara dönüşmüştür. Bu dönem sırasında salgın hastlıklardan korakarak kaçan yerel halk yaylalara geçmiş ve şehirde yeni göçmenlerle, devlet görevlilerinden başka sadece kaçamayacak durumda olanlar kalmıştır.
1867 yılında Trabzon’da büyük bir yangın çıkmış, bir çok kamu binası da bu sırada yanmış ve kent daha sonra yeniden düzenlenmiştir. 1868 yılında vilayet olmuş, merkez sancağı dışında Lazistan, Gümüşhane, Canik Sancakları da buraya bağlanmıştır.
Birinci Dünya Savaşı sırasında, Ruslar Trabzon’a saldırır (14 Nisan 1916). Trabzonlulardan oluşan vurucu güçler (Milis), bu saldırı sırasında gerilla savaşı verirler. Bu sıralarda, cepheye gönderilmek üzere Hamidiye Zırhlısının desteğinde Trabzon Limanına gelen cephane Trabzonlu gençlerce büyük bir heyecan içinde boşaltılıp Maçka’ya taşınır.
Çaykara’da Sultan Murat Yaylasında (10 Haziran 1916), Of’ta Baltacı, Arsin’de Yanbolu Derelerinde Ruslara karşı başarılı savaşlar verilmiş, ancak o yıllardaki koşullar altında düşmanın Trabzon’a girmesine engel olunamaz ve Ruslar 14 Nisan l916 yılında Trabzon’a girer. Rusların Trabzon’da kaldığı bir yıl, on ay, on günlük süre içinde özellikle Rumlar ve Ermeniler, yerli halka büyük işkenceler yaparlar; sayısız insan öldürürler.
1917′de Rusya’da “Bolşevik Devrimi” olur, Çarlık Yönetimi yıkılır. Bunun üzerine Rus ordusunda büyük bir panik başlar. Bu Rusların Trabzon’dan çekilmesine de yol açar. Öte yandan, batıdan doğuya doğru kayan ve Karadağ’da toplanan Türk Çeteleri, Akçaabat’a inerek Yüzbaşı Kahraman Bey’in komutasında üç koldan Trabzon’a doğru yürürler ve 24 Şubat 1918 tarihinde Trabzon’a girer.
Türkiye Cumhuriyeti
Osmanlı imparatorluğunun yıkılmasından sonra Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları yeni Türk devleti olan Türkiye Cumhuriyetini kurmuşlar ve Trabzonda yeni ülkenin yeni idari yapısında altmışbir (61) nolu il olarak yerini almıştır.
İlin Cumhuriyet dönemindeki sınırları kültürel ve tarihsel bir düşünceyle değil tamamen idari yapı ve merkezlere uzaklıklar baz alınarak çizilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti'nin 81 ilinden biri olan Trabzon, Doğu Karadeniz bölgesinde yer almakta ve 4.685 km2'lik yüzölçümüyle ülke topraklarının % 0,6'sını oluşturmaktadır.
Cumhuriyetin ilanından sonra Trabzonda çeşitli fabrikalar kurulmuştur.
Atatürk, Cumhuriyet döneminde Trabzon’a üç kez gelir; 1924, 1930 ve 1937 yıllarında, ilk geldikleri 15 Eylül 1924 günü, Trabzonlularca “ATATÜRK GÜNÜ” olarak kabul edilir ve bu kendisine bir telle bildirilir.

Toplum ve Kültür [değiştir]

Halk
Trabzon halkı adet , yaşam tarzı , gelenek ve görenek bakımından kendine ve yöreye özgü özellikler taşımaktadır. Trabzonda çok çeşitli türkmen boyları yaşamaktadır. Çepniler ise bölgede Şalpazarı ve Beşikdüzü ilçesinin Şalpazarına yakın köylerinde 29 kadar köyde yaşamakta olup en eski Türkmen geleneklerini hala sürdürmektedirler.
Evliya Çelebi Seyahatnamesinde; "Fâtih Sultan Mehmed Han Gazi (toprağı mis kokulu ve mekanı cennet olsun.) hazretleri bu kaleyi feth ettiğinde dört tarafında bulunan bölgelerden çeşitli insanları sürerek Trabzon’a nakl ettirip iskân ettirdi. Öyle imar oldu ki sanki insan deryası oldu. Halkının çoğunluğu Lazlardan oluşan insanlar topluluğudur." demektedir.
Trabzon halkının fiziki özelliklerinden söz ederken de, "Beşinci iklimde bulunduğu için suyu ve havasının tatlılığından bütün halkı gezip eğlenmeye hevesli ve zevk ehli olup içmeye ve eğlenmeye düşkünlerdir. Gamsız ve aldırışsız zarif dostlar ve âşık kimseler olduklarından yüzlerinin renkleri kırmızımsıdır. Kadınlar kısmı Abaza, Gürcü ve Çerkes güzelleri olduklarından güzel erkek ve kız çocukları olur ki sanki her biri birer ay parçası ve güneş pençesidirler." diye tarif etmektedir.
Dil
Trabzon halkı 16. yy içinde İslâmlaştıktan sonra anadilleri olan Pontusçayı ve Lazcayı bırakıp Türkçeye alışırken zorlanmışlardır.Özellikle Yunanca'da olmayan -b-, -d-, -g-, - ı- gibi harfleri çıkaramadıkları için Yunanca söylenişlerine uydurarak konuşmuşlardır.[7] Sözgelimi balık kelimesindeki "b" ve "ı" sesleri Yunanca'da olmaması ve İslâm'ı yeni kabul etmiş olan Trabzonluların Türk dilini konuşamamsı nedeniyle bu kelimeyi Pontus Yunancası'na adapte ederek paluk olarak telâffuz ederler. Bununla beraber Trabzonda kesintisiz dört asırdan fazla süredir Türkçe konuşulmaktadır.Yerel halkın bir kısmının asıl dilli arkaik Rumcadır.
Pontus Rumcası Lazca, Gürcüce, Rusça, Ermenice ve Farsça'dan çok sayıda ödünç kelime içeren Trabzon ağzı Özellikle alışılmadık ünsüz değişimleri ile Anadolu Türkçesi'nden derin farklılıklar içermektedir.[8] Köprübaşı, Çaykara, Maçka, Tonya, Of, Dernekpazarı yerleşimlerinde Rumcanın arkaik ögeler taşıyan yerel bir dialekti günümüzde de Müslümanlar tarafından 50 civarında köyde 5,000 ile 80,000 kadar kişi tarafından konuşulmaya devam etmektedir.[9]
  • / b / > / p / baluk > paluk
    */ d / > / t / dere > tere
    */ k / > / g / katuk > gatuk
    */ g / > / c / gelin > celun (Batı Trabzon)
    */ c / > / ç / came > çame
    */ k / > / ç / > öküz > öçüz (Merkez Çömlekçi mahallesi, Doğu Trabzon)



     
Geleneksel kıyafetleri içerisinde Karadenizli çift, Osmanlı dönemi
Giyim-kuşam
Osmanlı döneminde Samsun ile Batum arasında(sahil) geleneksel giyim (Laz kıyafeti olarak da bilinir) şöyledir:
* Erkek: Başta iki ucu üzerinden sarık gibi dolanarak uzun kulaklı bir düğümle bağlanan ve kukula adı verilen siyah başlık. Üstte beyaz mintan ve üzerine siyah aba yelek. Altta bacak arası körüklü bacak kısmı dar zipka adı verilen siyah şalvar.
* Kadın (köylü): İçte kamis adı verilen yakasız Trabzon bezinden gömlek, başta keşan peştemal, alltta etek veya üçetek elbise (zibun)bele bağlanan ve rengi yöreden yöreye değişen peştemal (fota. Üstte fermene veya kadife adı verilen yelek.
* Kadın (şehirli, kasabalı): Başta tepelik, Tapla, Koursi, hotoz adı verilen gümüş ya da altın sırmalı yuvarlak tepelik. İçte kamis, üzerine zibun (üçetek) belde peştemal, lahor veya trablus.

Köylü ya da şehirli olsun Trabzon kadını (Rize ve Artvin sahilinde yaşayan Lazlar gibi) kesinlikle şalvar giymemektedir. Tek istisna Şalpazarı bölgesinde olup Çepni kadınları şalvar giymekte ve ucu püsküllü kırmızı ya da pembe belbağı takmaktadır.

Müzik ve Halk oyunları
Trabzon bölgesinin geleneksel çalgıları şimşir kaval, kemençe, davul-zurna ve yörede zimpona, dankiyo adlarıyla da bilinen tulumdur. Sayısız çeşidi olup kadın ve erkekler tarafından toplu oynanılan geleneksel dansların adı ise horondur.kolbastı oyunu 1930 yılında Trabzon'un Faroz mahallesinde başlamıştır. Farozlu balıkçıların kendi aralarında oynadığı bir oyundur.
Kültürel Yaşam

Trabzon ilinde tiyatro etkinlikleri Trabzon Belediye Tiyatrosu ve Trabzon Devlet Tiyatrosu tarafından yürütülmektedir.Halk eğitim merkezlerinde amatörce tiyatro, müzik ve halk oyunları çalışmaları yapılmaktadır. Müzik alanında çalışmalar yapan Devlet Klasik Türk Müziği Topluluğu'nun yanı sıra karikatür ve resim çalışmaları Belediye Sergi Salonu'nda sergilenmektedir.
Eğitim
Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde Trabzon'da eğitim kuruluşu olarak sekiz medrese, eğitim süresi dört yıl olan beş adet ilkokul, bir adet sanat yurdu, bir adet askeri rüştiye, bir adet idadi ve bir adet Darülmuallimin bulunmaktaydı. Günümüde Trabzon ilinde 815 ilköğretim okulu, 86 lise ve dengi okul ve 2 Aralık 1963 tarihinde öğretime açılan Karadeniz Teknik Üniversitesi bulunmaktadır.
Mutfak
Samsun Batum arasında yeralan bölge mutfağının ayırıcı temel besinleri karalahana, mısır ve hamsi olup, bu üçlünün çorbasından ekmeğine dek sayısız kombinasyonu bulunmaktadır. Bölgeye özgü yemeklerden en karakteristik olanları şunlardır:
* Mısır unundan:Kuymak (Rize'de muhlama,Vakfıkebir ve Şalpazarında yağlaş), haçapur, hamsili ekmek, lamesli ekmek
* Karalahanadan: Çorba, sarma
* Tatlı olarak: Kabak tatlısı, kabak pilavı (bölgede pilav ve makarna şekerli olarak tüketilir)
* Hamsiden: Buğulama, hoholli hamsi, hamsili ekmek, kaygana
* Fasülyeden (lobya): turşu kavurma
* Mısırdan: Korkot (mısır çorbası)

Tarihi-Turistik Yerler [değiştir]

Sümela manastırı, Trabzon 2007

Roma İmparatorluğu ve Osmanlı döneminde eyalet merkezi olmuş, Ortaçağ'da bir Rum imparatorluğuna başkentlik yapmış kent doğal güzelliklerinin yanı sıra pek çok tarihi yapıyı barındırmaktadır.

Bunların en önemlileri:

  • Manastırlar: Sümela Manastırı, Ayasofya müzesi,Kaymaklı Manastırı(Amenapırgiç Ermeni Kilisesi), Kızlar (Panagia Theoskepastos) Manastırı, Gregorios Peristera (Hızır İlyas)Manastırı, Kızlar (Panagia Kerameste) Manastırı, Vazelon Manastırı,
  • Hagaios Savas (Maşatlık) Kaya Kiliseleri,
  • Kiliseler ve Camiler: Hagia Anna (Küçük Ayvasil), Sotha (St. John)K, Hagios Theodoros, Hagios Konstantinos, Hagios Khristophoras, Hagios Kiryaki, Santa Maria, Hagios Mikhail, Panagia Tzita, Fatih (Panagia Khrysokephalos), Yeni Cuma (Hagios Eugenios), Nakip (Hagios Andreas Kilisesi), Hüsnü Köktuğ (Hagios Eleutherios), İskender Paşa Camii, Semerciler, Çarşı Camii, Gülbahar Hatun Camii, Trabzon valiliği ve Valievi.
  • Konaklar: [Atatürk Köşkü] Memiş Ağa Konağı (Sürmene), Çakıroğlu İsmail Ağa Konağı (Of), Çakıroğlu Hasan Ağa Konağı, Sarımollaoğlu Topal Mustafa Evi (Araklı)
  • Araklı ilçesine bağlı Konakönü mahallesindede birçok tarihi yapı bulunmaktadır. Bu yapılar Rus işgaline tanıklık etmekle birlikte çok eski zamanlarında izlerini taşımaktadır.

Notlar [değiştir]

  1. ^ Xenoph. Anab. IV. 8. 22; Arrian, Peripl. P. E. ss. 1, 3, 6; Scylax, s. 33; Öztürk, 2005. s. 1117
  2. ^ Plinius. vi. 4; Öztürk. 2005. s. 1117
  3. ^ Arrian, Peripl. P. E. s. 17; comp. Tac. Ann. xiii. 39, Hist. iii. 47; Pomp. Mela, i. 19; Öztürk. 2005.Karadeniz Ansiklopedisi Roma dönemi s. 1117
  4. ^ Zosimus i. 33
  5. ^ Chalcond. ix. s. 263
  6. ^ Nikephoros Gregoras, i, 149; Öztürk, 2005. Karadeniz Ansiklopedisi s. 1111
  7. ^ http://www.ocena.info/index.php?option=com_content&view=article&id=21%3Afarkli&catid=9%3Ayayinlanmamis&lang=rm
  8. ^ Öztürk, 2005. s.1109
  9. ^ Ömer Asan. Pontus Kültürü. Belge Yayınları. İstanbul. 2000 (2. Baskı)

Dış bağlantılar [değiştir]

Resim Galerisi [değiştir]



Niğde (il)

Vikipedi, özgür ansiklopedi
 
Git ve: kullan, ara
Başlığın diğer anlamları için Niğde (anlam ayrımı) sayfasına bakınız.
Flag of Turkey.svg Niğde ili
Niğde ilinin konumu
İdarî Teşkilat
Vali: Alim Barut
İstatistikler
Nüfus 331.677[1]
― Şehir nüfusu 149.696[1]
― Köy nüfusu 181.981[1]
Yüzölçümü 14.294 km²
Nüfus yoğunluğu 23.20 kişi/km²
Genel bilgiler
Bölge İç Anadolu Bölgesi
Alan kodu 0388
Valilik Web sitesi nigde.gov.tr

Niğde ili, Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesinin güneydoğusunda ve Kapadokya bölgesinde yer alan merkezi Niğde kenti olan idari birimdir. Rakımı 1.229 m olan Niğde ilinin 2000 yılı Nüfus sayımlarına göre genel nüfus toplamı 348.081’dir. Aksaray, Nevşehir, Kayseri ve Konya illerine komşu olan Niğde, güneyde Bolkar dağları ile İçel ilinden, güneydoğu ve doğudan Aladağlar’ın oluşturduğu doğal sınırlar ile de Adana ilinden ayrılır. Çamardı ve Ulukışla ilçeleri ise Akdeniz bölgesinde kalmaktadır.

Termal kaynakları, ören yerleri, zengin tarihi dokusu, doğal güzellikleri, dağ ve kış turizm olanakları bu güzel kenti turizm merkezi yapabilecek önemli unsurlardır.

Halkın esas geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Elma ağacı sayısında Niğde ili ülke sıralamasında ilk sırada yer alır. Ülke genelinde patates üretiminin ise % 25’lik bölümü bu ilde üretilir. Ancak Niğde Merkez Organize Sanayi, Bor Deri Organize Sanayi ve Birko Koyunlu A.Ş. halı fabrikası ve diğer küçük sanayi kolları Niğde halkı için önemli istihdam alanlarıdır. Geleneksel el sanatları bakımından Niğde önemli bir ildir. Niğde ilinde üretilen halılar dünyanın birçok ülkesinde müşteri bulmaktadır.

Konu başlıkları

[gizle]

Tarihçe [değiştir]

Niğde İli'nin en eski adının Nahita ya da Nakita olduğu öne sürülmektedir. Bu ada ilk kez İbn Bidi ‘de rastlanmıştır. Nakida adı kimi zaman Nekide olarak da kullanılmış , XIV. yy'da aynı sözcük arap harfleriyle Nîkde, daha sonrada nîkde olarak okunacak biçimde yazılmıştır. Cumhuriyet'ten sonra bu ad, Niğde'ye dönüştürülmüştür.

İlk Dönemler [değiştir]

Roma devri eseri Gümüşler Manastırında Gülümseyen Meryem Ana

Niğde'nin antik tarihine ait bilgileri bölgede yapılan Bahçeli Köşk Höyüğü, Altunhisar Pınarbaşı Höyüğü, Çamardı Cellaler Höyüğü, Güllüdağ Örenye veDivaralı Höyüğü kazılarından elde edebiliyoruz. Bu bilgilere dayanarak Niğde Tarihi M.Ö 7000-5500'lü yıllardan itibaren başlatmamız mümkün olabilmektedir.

Niğde yöresi, Hititlerin döneminde Tabal Konfederasyonu içinde bulunması nedeniyle, Tabal Toprakları diye anılıyordu. Tabal'ın geç Hititler dönemi merkezi Tuvanuva'da (Tyana) bugünkü Kemerhisar'dı.

Osmanlı Dönemi [değiştir]

Niğde ili merkez ilçesinin eski bir görünümü

XIX. Yy'da Niğde sancağı olaysı bir siyasal yaşam geçirmiş İç Anadolu'da daha çok kuzeyde etkili olan yerel ayaklanmalar'dan zarar görmemiştir.

Ürgüp'ün Muşkara adlı köyünden çıkıp Osmanlı devletine sadrazam olan Nevşehirli Damat İbrahim Paşa doğum yerine ve çevresine bayındırlaştırıken Niğde kalelerinin muhafızlarına ait haklarıda Nevşehir'e verdi. Böylece yörede ağırlık Ürgüp ve Nevşehir'e doğru kaydı.

Niğde yöresi, Osmanlı Devleti'nin klasik döneminde eyaleti Karaman Nevşehir Livası içinde yer almaktaydı. Niğde 1849'da sancak merkezi oldu. 1860'da Niğde'nin 6 kazası vardı: Merkez, Kırşehir, Ürgüp, Nevşehir, Aksaray ve Yahyalı. 1867'de vilayet nizam namesinde de Niğde, Konya Vilayeti'ne bağlı bir sancak gözükmektedir. Konya Vilayetinin Niğde'den başka bir Konya Merkez İçel, Hamidabad (Isparta) ve Tekke (Antalya) olmak üzere toplam 5 sancağı vardı. Niğde sancağının toplam 5 kazası ise Niğde Merkez kaza , Nevşehir, Kırşehir, Ürgüp (Nahiye olan Yahyalı Ürgüp'e bağlıydı) ve Aksaray'dan oluşmaktaydı.

1877'deki kayıtlarda Niğde Sancağı'nın 1867 deki durumunu koruduğu görülüyor. Bu dönemde Niğde sancağının ‘da kaza sayısında bir değişikli olmamakla birlikte Kırşehir'in yerine Bor kazasını sancağa bağlandığı görülmektedir.

Niğde Sancağı , 1892 ve 1903 te yine Konya Vilayetine bağlı kaldı.Ne varki sancağın toplam kaza sayısı 5 ‘ ten 8 ‘ e yükseldi. Bu kazalar şunlardır: 1- Niğde Merkez Kaza 2-Bor 3- Nevşehir 4- Ürgüp 5- Aksaray 6-Maden( Çamardı) 7-Şücaeddin(Ulukışla) 8-Arapsun (Gülşehir)

Niğde İkinci Meşrutiyetten sonra bağımsız sancak durumuna getirildi. Bu dönemde Niğde ,bağımsız sancağın kazaları Maden dışında aynı kaldı.

Milli Mücadele Dönemi [değiştir]

Niğde Milli Mücadele yılarının oldukça dingin illerindedi. Yöre yabancı güçlerinin işgaline uğramadığı gibi, bir iki cılız gösterinin, Kuva-i Milliye karşıtı güçlü bir eylemede tanık olmamıştı.Yöredeki başlıca askeri etkinlik Adana Kuva-i Milliysi'ne verilen lojistik destekle sınırlıydı.

30 Ekim 1918 Mondoros Mütarekesi günlerinde Niğde aynı adlı bağımsız sancağın merkeziydi. Merkez kaza ile birlikte 7 kazası vardı. Bunlar: Aksaray, Bor ve Ulukışla ile bu gün Nevşehir İline bağlı olan Gülşehir (Arapsun) Nevşehir ve Ürgüp idi. Toplam nüfusu 290.000 dolayında olan sancağın nüfusça en büyük 2 kazası Merkez kaza ile Aksaray'dı.

Cumhuriyet Donemi [değiştir]

Niğde Kale Parkından Niğde ili merkez ilçesinin batı kesiminin görünümü (sağda Saat Kulesi görünmektedir)

Cumhuriyetin İlanı ile Niğde Konya Vilayetinden ayrılarak müstakil vilayet statüsüne kavuşması en önemli gelişmedir.

Milli mücadele ile başlayarak, Cumhuriyetle devam eden dönem ve istikrar bütün Türkiye ‘ de gibi Niğde ‘ de bayındırlık, eğitim, sağlık, sosyal ve kültürel alanlarda büyük gelişmeleri beraberinde getirmiştir.

Atatürk ve onun kurdugu Cumhuriyeti gönülden benimseyen, her zaman onun devamını destekleyen ve desteğinin devam ettiren illerin başında gelen Niğde ili, Cumhuriyetin ilanın top atışıyla kutlayan ilk ilidir.

1923 yılında Niğde il olarak cumhuriyet idaresine bağlanmıştır. Kalkınmada önceliğin hizmetin yaklaşımıyla olacağını haklı olarak amaç gören Nevşehir İlçesi1954'de il olarak Niğdeden ayrılmıştır. Bu 2 ilçenin ayrılması sonucu Çiftlik ve Altunhisar bucakları ilçe olarak Niğde iline bağlanmıştır.

1992 yılı kurulan Niğde Üniversitesi ile kültür şehri özeliğini devam ettiren Niğde ili, daha derli toplu bir il olarak çağın getirdiği gelişmelere uyum sağlamaktadır.

Coğrafya [değiştir]

Konum [değiştir]

Niğde İç Anadolu bölgesi ‘nin güney doğusundadir. Üç tarafı Toroslar’ın genç kıvrım dağları ile çevrilidir. Güneyi Orta Toroslar içerisinde yer alan Bolkarlar ve Aladağlar' ın kuzeye doğru kıvrımlanarak sokuldukları alan ile batısı ise Konya ovası ile birleşik Emen ovası sınırlanır. Matematiksel olarak 37 derece 25 dakika güney (S), 38 derece 58 dakika kuzey (N) paralelleri ile; 33 derece 10 dakika batı (W) ve 35 derece 25 dakika doğu (E) meridyenleri arasında yer alır.

Kuzeybatıda Aksaray, kuzeyde Nevşehir, kuzeydoğuda Kayseri, batı ve güneybatıda Konya illeri ile komşu olan Niğde ili, güneyde Bolkar dağları ile Mersin, güneydoğu ve doğuda Aladağlar'ın oluşturduğu doğal sınırlar ile Adana illerinden ayrılır.

Bu sınırlar içinde yaklaşık 779,522 hm2 yüzölçümüne sahiptir. Kuzeyde Misli Ovası ve güneyde Bor Ovası bir kenara bırakıldığında, son derece yüksek, dağlık ve akarsularca yarılmış arızalı bir görünüme sahiptir. Deniz seviyesinden olan yükselti Bor Ovası'nda 1000 metreyi bulurken, bu değer Misli Ovası kuzeyinde 1350 metreye ulaşır.

İlin güneybatısıAladağlar ile sınırlanmıştır.

Dağlar [değiştir]

Aladağlar'da Demirkazık Tepesi (3756 m) en yüksek noktadır.

File:Demirkazik Crest of Aladag Mountains in Nigde Turkey.jpg Niğde'ye yüksek bir görünüm kazandıran yüksek dağlık ve tepelikleri, oluşum ve gelişimleri itibariyle üç grubta değerlendirebiliriz.

  1. Orta Torosları oluşturan ve Bolkar Dağlar'ı kuzeydoğu uzantıları ile,Aladağlar'ın güneybatı uzantıları arasında bulunan Ecemiş Koridoru ile birbirinden ayrılırlar. Bolkar Dağları'nda Medetsiz Tepesi (3524 m) ve Aladağlar'da Demirkazık Tepesi (3756 m) en yüksek noktaları oluştururlar.
  2. İç Anadolu volkanizması içinde Aksaray ile Niğde arasında yer alan Hasandağı (3268 m), Keçeboyduran (2727 m), Niğde'nin yaslandığı Melendiz Dağı (2936 m) ve kuzeybatıda Göllüdağ (2143 m) başlıca volkanik dağlardır.
  3. Ovalık alanların ortasında yükselen flüvial erezyon ile çevresinin aşındırılması sonucunda tek başına yüksek bir görünüm sunan farklı aşınma ile oluşan Misli ovası'nda görülen yassı Tumba tepe , Yumru tepe farklı aşınılma oluşup, Bor ovası Çukurkuyu – Altunhisar hattının bastısında görülen tepelikler volkanik kökenli olurken ; Karahöyük , Köşkhöyük , Kınıkören höyüğü, Misli ovasında Höyükhan höyüğü de tepelik alanlar olarak karşımıza çıkmakatadır.

Ovalar [değiştir]

Niğde İlinin kuzeydoğusunda geniş yer kaplayan Misli Ovası ile , güneybatıda yer alan Bor Ovası iki büyük birimi oluşturur. Her iki ova içinde Niğde merkezinin yer aldığı kuzeydoğu- güneybatı doğrultulu bir depresyonla birbirlerine bağlanır. Tektonik çöküntü ile oluşan bu ovalar , önce volkanik alanlardan çıkan piroklastik metaryellerle sonradan dağlık alanlardan gelen alüvial dolgularla doldurularak , alüviel dolgu ovaları olarak karşımıza çıkmaktadır. Pleistosen ‘den itibaren akarsularca yarılan bu alanlar , dağlık alanların kenar kesimlerinde plato karakterini almıştır. Kenarlarında geniş alanlar boyunca uzanan birikinti koni ve yelpazeleri dikkat çekicidir.

Kuzeybatıda Melendiz Dağı ve Göllüdağ ile çevrili olan Melendiz Ovası , geriye aşınılma batıdan bölgeye sokulan Melendiz suyu ve kolları ile yarılarak boşaltılmış geniş bir düzlük alandır.

Diğer taraftan dağlık alanlar arasında akarsu vadileri boyunca uzanan akarsu boyu ovaları da görülmektedir. Güneyde Tabur Dağı önlerinde bulunan Kılan Ovası , doğuda Hanağzı dere boyunca uzanan ova ile Kemerhisar güneyindeki Ovacık Ovası başlıcalarıdır.

Niğde'de meyvecilik ve elma bahceleri yaygındır. Çamardı-Pozantı yolu üzerindeki bahçeler

Akarsular [değiştir]

Karasu Deresi , Ecemiş Suyu , Uluırmak başlıca ana akarsuları oluştururlar.

Karasu : Aktaş yakınlarından doğarak ,kuzey-güney doğrultusunda uzanırken Gümüşler ' den Kereci Deresi ni , Niğde Şehir merkezini geçtikten sonra uzantı deresi ni alır. Yer altı ve kaynak sularıylada beslenen Karasu' da Bor ovasında kaybolur. Üzerinde Akaya barajı yer alır.

Ecemiş Suyu: Kaynağını Aladağ‘dan alır. Kuzeydoğu –Güneybatı doğrultusunda ilerlerken , Çamardı yakınlarında İçkuyu Deresini alarak Yelatan Güneyinde İl sınırlarından çıkarak , Seyhan kolu Güngör Deresine karışır.

Uluırmak: Melendiz dağlarında doğduktan sonra , Asmasız ve Ramat kısımlarından gelen kaynak suları ile beslenir. Çiftlik ve Melendiz Ovasını geçerek Ihlara Vadisine ulaşır.

Göller [değiştir]

Niğde, Eğrigöl mevkiinde de yaşayan nesli tehlike altında olan bir Rana Holtzi

Niğde ili , göller bakımından zengin olmamakla birlikte oluşum ve gelişimleri birbirinde farklı göllere de sahiptir.

Aladağlar ve Bolkarlar üzerinde buzul aşılımıyla oluşmuş sirk gölleri yer almaktadır. Akgöl , Alagöl , Çinigöl ,Yedi Göller , Karagöl başlıcalarıdır. Hasandağı , Göllüdağ üzerinde volkanik krater gölleri yer alırken kuzeydeki Narlıgöl ise volkanik çöküntü maar gölü olarak oluşturulmuştur. Narlıgöl yer altından sıcak su kaynaklarıyla beslenmesi nedeniyle minarelce zengin , suları acı bir göldür.

Diğer taraftan akarsu yatakları önünde sulama amacıyla inşa edilen setlerin gerisinde da suların toplanmasıyla baraj göller oluşmuştur. Melendiz Dağlarından gelen Kırkpınar ve Baldıra dereleriyle beslenen Gebere Barajı 1939 -1941 yılları arasında inşa edilmiş. Gümüşler barajı na , hemen gerisindeki dağlık alanlarda inen sular toplandığı içinde bol miktarda aynalı sazan balığı yaşamaktadır. Karasunun aşağı mecrası üzerine kurulu olan Akaya barajı , Koyunlu , Dikilitaş , Azatlı , Hacıbeyli ,Murtaza Gölleri de sulama amacıyla yapılmış diğer göllerdir.

İklim [değiştir]

Niğde'de karasal iklim bitki örtüsü hakimdir. Melendiz Dağı'nda geven bitki örtüsü

Niğde ‘de Orta Anadolu'nun tipik kara iklimi görülür.Yazları sıcak ve kurak , kışları soğuk ve kar yağışlıdır. Yağışların kar hali kışın , yağmur haline ise ilkbaharda rastlanmaktadır.

Sıcaklık: En sıcak ay ortalaması temmuz ayına , en soğuk ay ortalaması ise ocak ayına rastlanır. Gerek mevsimler arasındaki sıcaklık farkı , gerekse gece ve gündüz arasındaki sıcaklık farkı , kara ikliminin en sıcak örneğidir.

Niğde de yapılan gözlemlere göre sıcaklık ortalaması 37,7 derece ile temmuz ayına , en düşük sıcaklık ise (-)21 derece ile şubat ayına rastlar.

Yağışlar: Nisan , mayıs ve haziran ayının ilk yarılarına kadar sağnak halinde ,bazen de ayrı sürekli yağış yapan şartları görünür.

Niğde de yağış ortalaması 0.9 mm ‘dir. Yağışın en fazla olduğu ay 78.5 mm ile nisan , en az olduğu ay ise , 0.2 mm ile temmuz ayıdır.

Nemlilik: Niğde de ortalama nispine %56 ‘dır. Nemin en fazla olduğu ay %80 ile şubat , en düşük ay %28 ile ağustos ayıdır.

Ekonomi [değiştir]

Niğde ilinin ekonomisi tarıma dayanır. Faal nüfûsun % 70’i tarımla geçinir. Sanâyileşme son senelerde gelişmeye başlamıştır.

Tarım [değiştir]

Niğde ili Anadolu’nun buğday ambarı sayılan 10 il arasında yer alır. Türkiye’de en çok elma bu ilde yetişir. Bunlara ilâveten baklagiller, ayçiçeği, patates, buğday, arpa, çavdar, fasulye, nohut, sarmısak ve şekerpancarı da yetişir.

Sebzecilik önemli değildir. Fakat meyvecilikte ileri durumdadır. Bor, Merkez ilçe, Çamardı ve Kemerhisar’da geniş elma bahçeleri vardır. Misket elması meşhurdur.

Bağcılık da önemli yer tutar. ıç Anadolu’da üzüm yetiştirmede en önde gelen illerdendir. Gübreleme, sulama, modern tarım araçlarının kullanılması ve ilâçlama hızla artmaktadır. Her çeşit üründe verim seneden seneye artmaktadır.

Hayvancılık [değiştir]

Küçükbaş hayvancılığı önemlidir. Büyükbaş hayvan sayısı da artmaktadır.

Ormancılık [değiştir]

Niğde ilinde orman varlığı çok azdır. Orman ve fundalıklar il topraklarının % 3’ünü kaplar. En çok rastlanan ağaç türü kayın, meşe, çam, dışbudak ve köknardır. Daha çok Aladağların eteklerinde olan ormanlar 2400 hektar arâziyi kaplar. Senede 4 bin m 3sanâyi odunu ile 5 bin ster yakacak odun elde edilir.

Mâdencilik [değiştir]

Niğde ili mâden bakımından oldukça zengin sayılır. Başlıca mâden rezervleri demir, çinko, kurşun, civa, volfram, bakır, kükürt, gümüş, altın, antimon, kaolin ve alçıtaşıdır. Fakat işletilen mâden yatakları demir, çinko, antimon, kaolin ve alçıtaşıdır. Ulukışla’daki alçıtaşını Azot Sanâyi A.Ş. işletir. Senede yaklaşık 100 bin ton alçıtaşı çıkarılmaktadır.

Ayıra kalsit bakımından da zengin olan Niğde'nin en büyük kalsit ocağı Nigpaş firmasına aittir. Günlük 6.000, yıllık 2.000.000 ton üretim kapasitesiyle hizmet vermektedir.

Sanâyi [değiştir]

Niğde ilinde sanâyi 1980 senesinden sonra ve bilhassa son senelerde gelişmeye başlamıştır. 1964’te 10 kişiden fazla işçi çalıştıran sanâyi işyeri 3 iken, günümüzde bu sayı 50’yi aşmıştır.

Başlıca sanâyi kuruluşları; çimento fabrikası, Bor şeker Fabrikası, un fabrikaları, peynir-tereyağ fabrikası, Niğde Meyve suyu ve Gıdâ Sanâyii A.ş., beton direk fabrikası, biriket-tuğla fabrikaları, Ulukışla Alçıtaşı ışletmesi, otomobil yedek parça (rotbaşı, rotel ve rot çubuğu) îmâl eden fabrika ve Birko Halı Fabrikası.

Ulaşım [değiştir]

Ulukışla ilçesinden bir görünüm, Ulukışla demir ve kara yollarının bir kavşak noktasıdır.

Niğde ili ıç Anadolu ile Kuzey ve Batı Anadolu’yu güney ve doğuya bağlayan önemli demiryolu ve karayollarının kavşak noktasıdır. Ülkemizin dörtyanı ile ulaşım irtibatı vardır. Demiryolu bakımından, Batı Anadolu’yu doğu ve güney illerimize, Suriye ve Irak’a bağlayan demiryolunun üzerindedir. Konya-Adana demiryolu, Niğde’nin güneyinde Kardeş Gediğinde ikiye ayrılır. Bir kol Adana’ya bir kol Kayseri’ye gider. Ulukışla-Bor-Niğde Kayseri’ye giden demiryolu üzerindedir. Ankara’yı Adana’ya bağlayan E-5 karayolu Ulukışla’dan geçer. Burada ikiye ayrılıp, biri İçel’e diğeri Niğde’ye gider.

Nigde Gazozu [değiştir]

Turkiye de uretilen bilinen en eski gazlı frambuaz aromalı içecek.

Üretimine 1962 yılında İsmet Olcay tarafından 44 metrekarelik bir dükkânda başlandı. Niğde gazozu bugün Niğde Meşrubat ve Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından yıllık 8 milyon şişenin üzerinde bir kapasiteye sahip fabrikada üretilmektedir. Az şekerlidir ve ahududu aroması içerir.

Turizm [değiştir]

Niğde doğal güzellikleri, kültürel varlıkları ve termal kaynakları ile turizm açısından önemli cazibelere sahiptir.

Niğde Etnografya ve Arkeoloji Müzesi

1976'da yapılmıştır. Antik Çağa ait eserlerle, Selçuklu ve Osmanlı devrine ait 12 bin eser sergilenir. Akmedrese de müze olarak kullanılmaktadır.

Türkler öncesi eserler [değiştir]

Tyana Harabeleri

Bor ilçesinin Kemerhisar bucağı yakınındaki şehir kalıntıları, Hititlere ait ve M.Ö. 2000 yılında önemli bir merkez olan Tuvana şehrine aittir.

Göllüdağ Harabeleri

Niğde'nin 40 km kuzeyinde Bozköy ve Kömürcü köyleri arasında Göllüdağ'da bir Hitit şehridir. Şehir kalıntıları 3 km2dir ve surlarla çevrilidir. M.Ö. 8. asırda yangın neticesi yıkılmış ve bir daha yapılmamıştır. Savaş ve tapınak kalıntıları vardır.

Kaya Kilise ve Manastırlar

Roma ve Bizans devrinde Ihlara Vadisinde kayalara oyulmuş kilise ve manastırlar olup, bâzısı bir saatte gezilecek kadar büyüktür.

Tyana Su Kemerleri

Kemerhisar-Bahçeli kasabaları arasında Roma devrinden kalma su kemerleridir.

Roma Havuzu

Bahçeli kasabasındadır. Etrafı mermerle çevrili Roma devrine ait bir havuzdur.

Eski Gümüşler Manastırı

Niğde'ye 8 km mesafede, Gümüşler kasabasındadır. Roma devrinde yapılmıştır.

Gümüşler Manastırı'nın üstten görünümü

Selçuklu ve Anadolu Beylikleri eserleri [değiştir]

Niğde Kalesi

Selçuklu Sultanı Birinci Alâaddin Keykubat yaptırmıştır. Selçuklu ve Osmanlı devirlerinde onarım gördüğü kitabe ve motiflerden anlaşılmaktadır. En son Fatih devrinde İshak Paşanın emriyle tâmir ettirilmiştir. Safevî ve Akkoyunlu tehlikesi sona erince kale tamir ettirilmemiştir.

Kale üç surla çevrilmiştir. Fakat birçok yeri yıkılmış olan kalenin bedenlerinin bir kısmı evlerin duvarı olmuştur. Bugün tepenin kuzeydoğusunda bir hisarı içine alan kısım ayakta kalabilmiştir.

Alâaddin Camii

Birinci Alâaddin Keykubâd zamânında Niğde Sancakbeyi Zeyneddin Başara tarafından 1233'te yaptırılmıştır. Selçuklu sanatının günümüze kadar en iyi korunmuş eserlerinden olup, mihrap ve minberi çok güzel bir sanat âbidesidir.

Niğde'nin en eski camisi olup Mîmar Sıddık bin Mahmud ve kardeşi Gazi yapmıştır. Sarı ve kül renkli kesme taştan yapılan câminin doğu kapısı son derece güzel geometrik motiflerle süslüdür. Cami süslemeleri bakımından Selçuklu devrinin en kıymetli eserlerinden biridir. Damalı minaresi camiye ayrı bir güzellik katmaktadır. Caminin kapısı yılın belli bir zamanında sabahın ilk ışıklarının kapıya vurmasıyla kapıda bir kız silüeti görülür. Rivayete göre caminin mimarı hükümdarın kızına aşık olur ve kızın güzelliğini motiflere işler.

Sungur Bey Câmii ve Türbesi

Moğol asıllı Sungur Bey tarafından 1335'te yaptırılmıştır. On sekizinci asırda geçirdiği yangından sonra yeniden yapılmıştır. Mîmarî özelliği ve taş işçiliği şahane olan caminin süslemeleri çok zengindir. İlk yapıldığında iki minareliydi. Caminin yanında Sungur Bey'e ait sekiz köşeli bir türbe vardır.

Şah Mescidi

Sungur Bey Camii yakınında olup 1413'de yaptırılmıştır. Kare plânlı bir camidir.

Hanım Camii

Alâaddin Tepesi'nin doğusunda olup 1452'de yapılmıştır. Arife Hanım tarafından tamir ettirildiği için Hanım Camii olarak bilinir. Karamanoğulları devri eseridir.

Ulu Cami (Bor)

Bor ilçesindedir. Karamanoğlu Alâaddin Bey tarafından 1410'da yaptırılmıştır. Cami dikdörtgen biçimindedir.

Ak Medrese

Karamanoğlu Alâaddin Ali Bey tarafından 1409'da yaptırılmıştır. Adını kapısındaki beyaz mermerden alır. Selçuklu mîmarî tarzının çok güzel bir örneğidir. Ali Bey Medresesi de denir. 1936'da restore edildikten sonra arkeoloji müzesi olarak kullanılmaktadır. Geometrik motiflerle süslü giriş kapısı çok güzeldir.

Hüdâvend Hatun Türbesi

Hüdâvend Hatun Türbesi Niğde'nin en önemli simgelerinden biridir


Moğol İlhanlı valisi Sungur Bey zamânında, Dördüncü Kılıç Arslan'ın kızı Hüdavend Hâtun tarafından 1312 senesinde yaptırılmıştır. Sekizgen plânlı yapı içten kubbe, dıştan piramit çatı ile örtülüdür. Doğusunda bulunan taçkapı yıldız geçmeler ve çeşitli motiflerle süslenmiştir.

Gündoğdu Türbesi

Hüdavend Hatun Kümbetinin yanındadır. 1344'te ölen Hakkı Besvap için yaptırılmıştır. Kare plânlı yapı içten kubbe, dıştan piramit çatı ile örtülüdür. Türbenin kapısı geometrik, bitki ve örgü motiflerinden meydana gelen kuşaklarla çevrilidir.

Sungurbey Kütüphanesi

Emîr-ül-ümerâ Seyfeddîn Sungur Ağa tarafından 1335 senesinde yaptırılmıştır. Günümüzde İl Halk Kütüphanesi olarak kullanılmaktadır.

Osmanlı Devleti eserleri [değiştir]

Paşa Camii

On beşinci asra ait Osmanlı eseridir. Ali Paşa tarafından yaptırılan camiyi oğlu Murad Paşa genişletmiştir. 1909'da tamir gören caminin yanında türbe ve çeşme vardır.

Öküz Mehmet Paşa Kervansarayı

Ulukışla ilçesinde yer almaktadır. 1615-1616 yıllarında Osmanlı sadrazamlarından Mehmet Paşa tarafından inşa ettirilmiştir. Osmanlı İmparatorluğundan günümüze kadar yaşayan en büyük kervansaraylardan olma özelliğini taşımaktadır. 2006-2007 yıllarında Kayseri Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından restore edilmiştir.

Dışarı Camii

On altıncı asır Osmanlı eseridir. Tek kubbelidir. İnce işçilikli ve sedef kakmalı minber Sungur Bey Camiinden getirilmiştir.

Nigde Kalesi Saat Kulesi

Nigde Saat Kulesi 19. yüzyıl Osmanlı eseridir.

Kalenin eski batı burcu üzerine yapılmış bulunan saat kulesi 19. yüzyıla tarihlenir. Niğde’nin sembolü olarakda kabul edilir. Kitabesi olmadığı icin hakkında fazla bilgi yoktur.

Doğal turistik yerler [değiştir]

Demirkazık Tepesi

Çok güzel manzaraları olan bu dağ yaz ve kış ayrı güzelliklere sahiptir. Kayakevinin bulunduğu bu dağ, kış sporlarına müsâittir. Dağcılık tesisleri ve alabalık üretme çiftliği vardır.

Köşk

Bor ilçesinin Bahçeli kasabasında yeşillik ve sulak bir mesire yeridir.

Keten Çimeni

Suyu bol, manzarası güzel ve yeşil bir yayladır. Fağda bulunur ama yüksek değildir. Çok büyük bir yayla olup düzlüğü de türkülere ilham kaynağı olmuştur. Niğde'de bulunan en büyük yüz ölçümüne sahip yayladır.

Değirmenli Damlataş Mağarası

Sulardan oluşan sarkıtlarla ve elektrikli aydınlatmasıyla Görülmeye değer bir tarihi eserdir.

Kiliseler Nigde'de, 1800’lü yılların başlarında yapılmış il, ilçe ve köylerde birçok kilise bulunmaktadır. Mimari yapı tarzları birbirine çok yakındır. Dikdörtgen, basit haç planlı, üç nefl i, üç apsisli, yarı açık narteksli,kırma çatılı ve yontu taştan yapılmış bazilikalardır. Mimarisine büyük önem verilen çatı kaplamaları çeşitlilik arz eder. İç bezemelerindeki kalem işlerinde geç dönem Türk-Barok üslubunun izleri görülür. Bugün bir kısmı sosyal amaçlı kullanılan kiliselerin, bulundukları yerler; Yukarı Kayabaşı, Sungurbey Mahallesi Rum kilisesi, Eski saray mahahallesi. Ermeni Kilisesi, Kumluca, Hamamlı, Konaklı, Fertek, Küçükköy, Yeşilburç, Ballıköy, Hançerli, Hasaköy ve Dikilitaş, Altunhisar, Ovacık, Uluağaç, Kiçağaç, Tırhan, vb. yerlerde geç Osmanlı döneminde yapılmış kiliseler mevcuttur.

Sosyal hayat [değiştir]

Mahallî Kıyâfet [değiştir]

Kadınlar biri günlük ev elbisesi diğeri kişilik denen husûsî günlerde giymek üzere bulundurdukları iki türlü elbise giyerler. Eskiden başlarına yazma örter, boyunlarına değirme alır, üzerlerine bindallı giyerlerdi. Ayağa ise kaloş kundura giyilirdi.

Erkekler başlarına püsküllü fes giyerlerdi. Gövdeye yakasız mintan ve bunun üzerine cepken giyilirdi. Cepken kolsuzdur. Omuz başları kol gibi uzanır. Göğsü işlemelidir. Şalvarın cep ağızları ve yanları işlemelidir. Çoraplar yünden ve ayağa ise kaloş ayakkabı, yemeni veya çarık giyilirdi.

Mahallî Oyunlar [değiştir]

Niğde ili halk oyunları ve halk türküleri bakımından da çok zengindir. Müzik; yumuşak, içli ve coşkuludur. Niğde'de “Halay”a Alay denir ve en çok tutunan oyundur. Diğer oyunları ise; Niğde Bağları, Çekin Alay Düzülsün, Hop Cilveli, Hop Dündarlı, Develi, Ansam, Hora, Tombili, Ufacık, Menberli, Sarıyıldız, Naciye, Kanacak, 3 Ayak ve Topal Koşma'dır.

Niğde yemekleri [değiştir]

Niğde tavası, saç kavurma, tandır ve çanak fasulyesi, zomu, mangır çorbası, oğma çorbası, öfeleme çorbası, düğcük çorbası, yoğurtlu çorba, sütlü çorba, nohutlu çorba, pancar çorbası, erişte pilâvı(Kesme Pilavı) ve çorbası, tarhana çorbası, kuskus pilavı ve çorbası, üzüm baranası, kabak köftesi, kabak musakkası, ditme, tirit, söğürme, valu söğürme, tatlı havu, ayvan baranası, soğan yahnisi, ekkabağı, papara, yumurtalı taze fasulye, kaygana, makrube ve püresi en meşhur yemeklerindendir.

Tatlılar

Kaygana, Pekmez, Aşure, Höşmeri, Halveter,Zerde, Sarımburma, Tatlı Dürümü, Hurma Tatlısı, Kaşık Kayganası,İrmik Tatlısı, Halka Tatlı, Kuru kayısı tatlısı, Tulumba tatlısı, incir tatlısı, köfter tatlısı, cimcik tatlısı.

İlçeleri [değiştir]

Niğde ili merkez ilçesinin eski bir görünümü

Niğde ili 6 ilçe'den oluşmaktadır.

Nüfus [değiştir]

İlçe İlçe merkezinin nüfusu Belde ve köylerin nüfusu Toplam nüfusu
Merkez İlçe 101. 088 99.308 177.396
Altunhisar 3.839 18.445 22.284
Bor 29.804 33.216 63.020
Çamardı 4.086 16.216 20.302
Çiftlik 4.627 27.524 32.151
Ulukışla 6.386 26.560 32.928
TOPLAM 126.812 221.269 348.081

Kronoloji [değiştir]

  • İÖ. 7000-5000 Neolitik Dönem
  • İÖ. 3000-2000 İlk Tunç Çağ
  • İÖ. 2001-1750 Hitit Krallık Dönemi
  • İÖ. 1650-1460 Hitit İmparatorluk Dönemi
  • İÖ. 1170-710 Tabal Geç Hitit Prensliği Dönemi
  • İÖ. 710-620 Asur Egemenliği
  • İÖ. 612-590 Kilikya Krallığı Dönemi
  • İÖ. 590-550 Medler dönemi
  • İÖ. 550-532 Persler Dönemi
  • İÖ. 332-İS.17 Kağadokya krallığı dönemi
  • İS. 17-395 Roma dönemi
  • 395 Bizans Egemenliğinin başlaması
  • 699 Araplar'ın Aksaray'ı Bizanslıların Elinden alması
  • 707 Arapların Niğde'yi ele geçirmesi
  • 729 Arapların Aksarayın yeniden alması
  • 805 Harunü ‘r Reşid'in Aksarayı alması
  • 832 Abbasi halifesi El-Memun döneminde Niğdenin Onarılması
  • 965 Bizanslıların Niğde ve Aksarayı ele geçirmesi
  • 1097 Niğde ve Aksarayın haçlıların eline geçmesi
  • 1155 2.Kılıç Arslanın ile Danişmetli Yağı Basan ‘ın Aksaray önlerinde karşılaşması ve çatışmanın araya giren din adamları tarafından önlenmesi
  • 1186 2.Kılıç Arslan'ın ülkeyi 11 oğlu arasında paylaştırması ve Niğde Arslan şahın payına düşmesi
  • 1211 1.İzzeddin Keykavusun Niğde vağliliğine Zeyneddin Başarıyı atması
  • 1249 2.İzzedin Keykavus ile VI.Kılıç Arslan'ın Aksaray önlerinde savaşması ve 5. Kılıç Arslan'ın yenilmesi
  • 1256 İlhanlı ordusunun Aksaray'ı yağma ve yıkıma uğratması
  • 1276 Niğde valisi Hatiroğlu Şerefeddin'in ayaklanarak Memluk Sultanı Baybars ‘ı Anadolu ‘ ya çağırması
  • 1277 Karamanoğulları ‘ nın Aksaray ‘ı kuşatması
  • 1300 Şiddetli kuraklık ve kıtlıktan Aksaray Niğde halkının büyük zarar görmesi
  • 1365 Karamanoğulları ‘nın Eretna Beliği ‘nden Niğde ve Aksarayı almaları
  • 1398 Niğde ve Aksarayı Osmanlı Ülkesine katılması
  • 1402 Timur ‘un Niğde ve Aksarayı Karamanoğullarına geri vermesi
  • 1420 Memluklar ‘ın Niğde ‘ yi ele geçirmeleri
  • 1421 Karamanoğlu Ali bey ‘ in Niğde ‘ ye çekilmesi ile Karamanoğlu Beylik topraklarının 2 ‘ ye bölünmesi
  • 1466 Niğde ve Aksaray ‘ ın kesin olarak Osmanlıların eline geçmesi
  • 1574 Suhtilerin Niğde ‘ de saldırı düzenlenmesi
  • 1584 Celali elebaşısı Kiziroğlu Mustafa ‘ nın adamlarının Niğde Yöresini talan etmesi
  • 1603 Celali elebaşısı Tavil Mehmedin Niğdeyi yagmalaması
  • 1849 Niğde nin sancak merkezi olması


 

Dış bağlantılar [değiştir]

Ağrı (il)

Vikipedi, özgür ansiklopedi
 
Git ve: kullan, ara
Flag of Turkey.svg Ağri ili
Ağri ilinin konumu
İdarî Teşkilat
Vali: Mehmet ÇETİN
İstatistikler
Nüfus 530.879[1]
― Şehir nüfusu 282.361[1]
― Köy nüfusu 248.518[1]
Yüzölçümü 11.376 km²
Nüfus yoğunluğu 46,66 kişi/km²
Genel bilgiler
Bölge Doğu Anadolu Bölgesi
Alan kodu 0472
Valilik Web sitesi agri.gov.tr
Bu madde Ağrı il sınırları içindeki tüm bölgeyi kapsamaktadır. Başlığın diğer anlamları için Ağrı (anlam ayrım) sayfasına gidiniz.

Ağrı ili, Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde bulunan bir ildir. Adını içinde bulunan Ağrı Dağı'ndan almıştır. 1834 yılında bucak, 1869 yılında ilçe olan Ağrı, 1927 yılında il olmuştur.

Orta Asya'dan gelen kavimlerin Anadolu'ya girişleri sırasında Ağrı, bir geçiş oluşturmuş, dolayısıyla birçok medeniyete sahne olmuştur. Ancak bu medeniyetler Ağrı'yı bir giriş kapısı olarak gördüklerinden burada çok köklü bir uygarlık oluşturamamışlardır.

Bölgede egemenlik kurdukları sanılan Hititler'in güçlerini yitirmeleri üzerine, MÖ 1340 - MÖ 1200 tarihleri arasında Hurriler bölgeye yerleşmişlerdir. Hurriler krallık merkezi olan Urfa'dan uzak olan Ağrı'yı ellerinde tutamamışlardır.

En köklü uygarlığı Urartular oluşturmuştur. Urartu'nun Van Gölü'nün kuzey ve kuzeydoğusundaki ülkeler üzerine, Kral İspuini döneminde (MÖ 825 - MÖ 810) seferlere başlamış, Kral Menua döneminde (MÖ 810 - MÖ 786) ise bu akınlar daha da ağırlık kazanmıştır. Kuzeye ve kuzeydoğuya giden yollar üzerinde inşa edilen kaleler, buraya yapılan seferlerin önceden planlandığını göstermektedir. Ağrı Dağı'nın yamaçlarında, Karakoyunlu ve Taşburun köylerinin arasında ele geçen bir Urartu yazıtı Kral Menua'nın bu bölgedeki egemenliğinin kesin kanıtıdır.

MÖ 712 yıllarında Kızılırmak boylarına kadar uzanan Kimmerler, Ağrı'da geçici de olsa bir hakimiyet kurmuşlardır. Medler (MÖ 708 - MÖ 555) Asur Devleti'nin yıkılması ile birlikte bir yayılma sürecine girmiş, bunun sonucu olarakta Ağrı ve çevresini topraklarına katmışlardır.

Medler'in yıkılması ile birlikte Persler; Büyük İskender'in Pers Kralı lll. Darius'u MÖ 331'de yenerek Anadolu'yu ele geçirdiği zamana kadar yaklaşık iki yüzyıl kadar bölgede yaşamışlardır. Büyük İskender'in ölümü üzerine oluşan boşluktan faydalanan Ermeniler ve Gürcüler bölgeyi ele geçirmişlerdir.

Murat Nehri ve Doğubeyazıt çevrelerine kısa sürede yerleşmişlerdir. Daha sonraları Arsaklılar ve Artaksıyaslı Krallığı, Ağrı ve çevresine hakim olmuştur.

Ağrı ilinin ilçeleri

Bölge, Halife Osman zamanında İslam orduları tarafından fethedilmiştir. 872 yılına değin Abbasiler'in kontrolü altında kalan Ağrı, daha sonra Bizans'ın kontrolüne geçmiştir.

1071 Malazgirt Muharebesi sonrası bölgeye Türk boyları gelmeye başlamıştır. Ağrı, yüzyıla yakın bir süre Sökmenli Devleti'nin sınırları içine girmiştir. 1027 - 1225 yılları arasında Ani Atabekleri, 1239'da Cengizliler, 1256 - 1358 yılları arasında İlhanlılar ve Celaliler Ağrı'da hüküm sürmüşlerdir. İlhanlılar bazen kurultaylarını Ağrı Dağı'nda yapmış, Anadolu ve İran'ı buradan yönetmişlerdir. 1393'te Moğol hakanı Aksak Timur, Ağrı bölgesini ele geçirmiştir. 1405 - 1468 tarihleri arasında Ağrı, Karakoyunlu toprakları içinde yer almış, Karakoyunlular yıkılınca Ağrı Akkoyunlular'ın egemenliğine geçmiştir. Ağrı, 1514'te yapılan Çaldıran Muharebesi sonrası Yavuz Sultan Selim tarafından Osmanlı topraklarına katılmıştır.

Osmanlı döneminde Şorbulak olarak anılan ilin adı, Ermeniler zamanında Karakilise olarak değiştirilmiştir. Kâzım Karabekir Paşa zamanında ise Karakilise ismi değiştirilerek Karaköse diye adlandırılmıştır.

Nuh Tufanı ile ilgisinden dolayı Tevrat'ta adı geçen Ararat Dağı ve ülkesinin, Ağrı ve çevresinin olduğu sanılması dolayısıyla Ağrı'ya batılılar tarafından Ararat da denilmektedir. 5165 m. yüksekliğiyle Türkiye'nin en büyük dağı olan Ağrı Dağı da il sınırlarındadır.

Türkiye Cumhuriyeti hükümeti Ağrı'ya bir üniversite kurma kararınını TBMM'den geçirmiştir. Bu girişimin 2009 Nisan'ında gerçekleşecek olan yerel seçim öncesi bir yatırım olmaktan öte bir anlam içermediğine inanılmaktadır. Ağrı, 2007 Temmuz'unda yapılan son genel seçimde de meclise beş milletvekili göndermiştir.

Konu başlıkları

[gizle]

Kültürel ve doğal zenginlikler [değiştir]

Ağrı Dağı'nın Iğdır'dan görünümü
A painting by the American Edward Hicks
İshakpaşa Sarayı.

Giresun (il)

Vikipedi, özgür ansiklopedi
 
Git ve: kullan, ara
Bu madde Giresun il sınırları içindeki tüm bölgeyi kapsamaktadır. Başlığın diğer anlamları için Giresun (anlam ayrım) sayfasına gidiniz.
Flag of Turkey.svg Giresun ili
Giresun ilinin konumu
İdarî Teşkilat
Vali: Şaban ÖzmaL
İstatistikler
Nüfus 421.860[1]
― Şehir nüfusu 242.584[1]
― Köy nüfusu 179.276[1]
Yüzölçümü 6.934 km²
Nüfus yoğunluğu 59.64 kişi/km²
Genel bilgiler
Bölge Karadeniz Bölgesi
Alan kodu 0454
Valilik Web sitesi Giresun Valiliği


Giresun, fındığı ile tanınan ve Karadeniz Bölgesi'nde yer alan il. Kiraz ve fındığın bütün dünyaya buradan yayıldığı kabul edilen Giresun ili, Doğu Karadeniz Bölgesi'nde Karadeniz, Trabzon, Gümüşhane, Erzincan, Sivas ve Ordu arasında yer alır. Trafik numarası 28’dir. Yerli halkın çoğunluğunu Türkmen Çepniler oluşturur. 1500'lü yıllardaki Osmanlı Tahrir Defterlerinde yöreye Vilayet-i Çepni de denmektedir.

Giresun ili, Büyük Atatürk'un 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktıktan sonraki dönemde olan kişisel muhafızlarının (Topal Osman ve Silah Arkadaşları) memleketi olan bir ildir. Şehir, Aksu ve Batlama vadileri arasında denize doğru uzanan bir yarımada üzerinde kurulmuştur, tam karşısında Karadeniz'in tek adası olan Giresun Adası (Aretias) vardır. Giresun ili 1920 yılına kadar Trabzon iline bağlı kalmış, bu tarihte müstakil mutasarrıflık, 1923 yılında ise il olmuştur. 1923 yılında Giresun ili, merkez ve Tirebolu ilçesi ile bunlara bağlı Görele, Bulancak, Keşap ve Espiye bucaklarından ibaretti. 1933 yılında Şebinkarahisar'ın iliğinin kaldırılması ile Şebinkarahisar ve Alucra ilçeleri de Giresun'a bağlanmıştır. 1934 yılında Bulancak, 1945 yılında Keşap, 1957 yılında Espiye, 1958 yılında Dereli, 1960 yılında Eynesil, 1987 yılında Piraziz ve Yağlıdere, 1992 yılında Çanakçı, Güce, Doğankent ve Çamoluk ilçelerinin kurulması ile ilçe sayısı 15 olmuştur.

Konu başlıkları

[gizle]

Tarihi [değiştir]

Giresun, bir Miletos kolonisi olarak kurulmuştur. Yunanca adı "Kerasus" daha sonra gelen Roma egemenliğinde "Cerasus" olarak kullanılmıştır.[kaynak belirtilmeli] İsminin, yabani kiraz ağaçlarından dolayı "Kiraz diyarı" veya Spartacus isyanını bastıran komutan Kerasus'tan gelmiş olabileceği söylenir.

Giresun 1397 yılında Türkmen beyi Emir Oğlu Süleyman Bey tarafından fethedilerek TÜRK yurdu haline getirilmiş olup Eski Türklerde adı Vilayet-i Çepni'dir. Vilayet-i Çepni güneyde Gümüşhane/Koyulhisar, Gürgentepe; doğuda Beşikdüzü Abdal Musa (Sis) dağının etekleri ,Kürtün hattı iç kesimlere yayılan bölgedir. Türkmen boylarından olan Çepnilerin buraya Horasan'dan tarihi İpek Yolu'nun Gümüşhane,Kürtün civarındaki gümüş madenlerinin ve limanların güvenliğini sağlamak üzere gönderilmiş olabileceği belirtilmektedir.

Giresun Çepnileri makamı Güvendi yaylasında bulunan Güvenç Abdal Hazretlerinin müridleriydiler.Giresun merkezi, 1397 yılından buyana Türk toprağı olup düşman işgali görmemiştir.

İsminin Kökeni [değiştir]

Giresun isminin kökeni hakkında üç rivayet vardır. Rivayetlerden birincisi; "Kerasus" kelimesinden gelmektedir. Birinci rivâyete göre bu isim, "Kerasus"ta bol miktarda yetişen kirazdan gelmiştir. İkinci rivâyete göre ise; Giresun denize doğru uzanan bir yarımadanın üzerine kurulmuştur. Bu yarımadanın şekli de boynuza benzemektedir. İşte bu sebepten Yunanca'da boynuz anlamına gelen "Keras"dan türemiştir. Üçüncü rivayet ise Spartaküs isyanını bastıran ünlü Romalı General Kerasusa atfen verilmiş olmasıdır.

Yeryüzü Şekilleri [değiştir]

Giresun yeryüzü şekilleri bakımından engebeli bir görünüşe sahiptir ve dağlar, vadiler ve dik kıyılar geniş yer kaplamaktadır. Karadeniz kıyısı boyunca uzanan oldukça dar ve alçak düzlüklerden oluşan bir kıyı şeridi ile güneyde Kelkit Çayı Vadisi arasını kaplayan Giresun Dağları şehrin yeryüzü şekillerinin çatısını meydana getirir. Kıyıdan 50-60 km içeride, kıyıya paralel olarak yükselen bu dağların ortalama yüksekliği 2000 metredir.

Bazı yerlerde 3000m.’yi aşan Giresun Dağları’nın en önemli yükseltileri şunlardır: Abdal Musa Tepesi (3.331 m),AkılBaba 3300, Cankurtaran Tepesi (3.278 m), Gâvur Dağı Tepesi (3.067 m), Küçükkor Tepesi (3.044 m), Karagöl Dağları üzerindeki Karataş Tepesi (3.107 m) ve Kırkkızlar Tepesi (3.040 m). Kıyıya paralel olarak yükselen bu dağlar üzerinde, kıyı ile iç kesimler arasındaki ulaşım, Şehitler (2.350 m), Eğribel (2.200 m) geçitlerinden, Kurtbeli Mevkii’nden (1760 m) ve ilçelerin yayla yollarından sağlanır.

Şebinkarahisar, Alucra ve Güce ilçelerini içine alan ve daha az engebeli olan güney kesiminde ortalama yükseklik 1000-1500 metre civarında olup arazi Kelkit Vadisi'ne doğru eğimlidir.

Giresun’un güneyini kuşatan dağlar kuzeye ve güneye doğru alçalarak belirli yerlerde düzlükler oluşturur. 1750-2200 metre yükseklikteki bu düzlüklerde pek çok yayla vardır. Giresun Dağları üzerindeki bu yaylaların başlıcaları Kümbet, Kulakkaya, Bektaş, Tamdere, Karagöl, Eğribel, Kazıkbeli, Çakrak, Paşakonağı, Karaovacık ve Sisdağı yaylalarıdır. Espiye ilçesinin düzenlemiş olduğu yayla şenlikleri vardır.

İlçeler [değiştir]

Üniversiteler [değiştir]

Kaynakça [değiştir]

Dış bağlantılar [değiştir]

  • Giresun Valiliği
  • Giresun Belediyesi
  • Meclis Tutanaklarıyla Giresunun İl Oluşu
  • Giresun Halk Oyunları ve Halk Müziği
  • Giresun Emniyet Müdürlüğü
  • Giresun Milli Eğitim Müdürlüğü
  • Giresun Gençlik ve Spor Müdürlüğü
  • Giresun Barosu
  • Giresun Üniversitesi
  • Giresunspor
  • Yeşil Giresun Gazetesi
  • Giresun 112 Acil Sağlık Hizmetleri
  • Giresun Kültür Sitesi
  • Giresun Haberleri
  • Giresun Haber

    Nevşehir (il)

    Vikipedi, özgür ansiklopedi
     
    Git ve: kullan, ara
    Flag of Turkey.svg Nevşehir ili
    Nevşehir ilinin konumu
    İdarî Teşkilat
    Vali: Abdurrahman Savaş
    İstatistikler
    Nüfus 280.000[1]
    ― Şehir nüfusu 85.000[1]
    ― Köy nüfusu 150.000
    Yüzölçümü 8.434 [2] km²
    Nüfus yoğunluğu 52 kişi/km²
    Genel bilgiler
    Bölge İç Anadolu Bölgesi
    Alan kodu 0384
    Valilik Web sitesi nevsehir.gov.tr

    Nevşehir ili İç Anadolu Bölgesinde yer alan, Muşkara adlı bir köy iken, adını Farsça "yeni" anlamına gelen nev'den alarak üretilmiştir.

    6429 sayılı yasa ile Nevşehir 20 Temmuz 1954 tarihinde il haline getirildi. Kırşehir ve Kırşehir'e bağlı Mucur, Avanos, Hacıbektaş (1945'te ilçe oldu), Kayseri'ye bağlı Ürgüp (1935'te ilçe oldu), Niğde'ye bağlı Arapsun (1948'de Gülşehir adını aldı) Nevşehir'in ilçeleri haline getirildi. Kozaklı ve Hamamorta köyleri Avanos'a bağlı birer köy iken birleştirilerek 1954'te Kozaklı adıyla ilçe olarak Nevşehir'e bağlandı. Kırşehir 1957'de tekrar il yapıldı. Mucur ilçesi ile beraber Nevşehir'den ayrıldı. Daha önceleri Melegübü ismi ile anılan bir bucak merkezi olan Derinkuyu 1 Nisan 1960'ta ilçe durumuna getirildi. Acıgöl kasabası ise 4 Temmuz 1987'de ilçe olmuştur.


     

    ==Fotoğraflarla Nevşehir==
    

    Kaynakça [değiştir]

    Yalova (il)

    Vikipedi, özgür ansiklopedi
     
    Git ve: kullan, ara
    Bu madde Yalova il sınırları içindeki tüm bölgeyi kapsamaktadır. Başlığın diğer anlamları için Yalova (anlam ayrımı) sayfasına gidiniz.
    Flag of Turkey.svg Yalova ili
    Yalova ilinin konumu
    İdarî Teşkilat
    Yalova location districts.svg
    Vali: Dursun Ali Şahin
    İstatistikler
    Nüfus (2009) 181.758
    ― Şehir nüfusu 122.075
    ― Köy nüfusu 59.683
    Yüzölçümü 847 km²
    Genel bilgiler
    Bölge Marmara Bölgesi
    Alan kodu 0226
    Valilik Web sitesi T.C. Yalova Valiliği


    Yalova, Türkiye Cumhuriyeti'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan bir ildir. Marmara Denizi kıyısındaki il, İstanbul'a bağlı iken 6 Haziran 1995'de il olmuştur.

    17 Ağustos 1999 depremi anısına yapılan bir anıt

    İlin coğrafi konumu, bitki örtüsü ve iklimi [değiştir]

    Armutlu Yarımadası’nın kuzey kıyısı ile Samanlı Dağları’nın kuzey eteklerine kurulmuş olan Yalova, Türkiye’nin Kuzeybatısında ve Marmara Bölgesi’nin güneydoğu kesiminde yer almaktadır. Kuzeyinde ve batısında Marmara Denizi, doğusunda Kocaeli İli, güneyinde Bursa İli ile Gemlik Körfezi yer almaktadır. İlin denizden yüksekliği 2 metre, ve yüzölçümü 847 km²’dir. Yalova İli’nin kıyıları girintili ve çıkıntılı bir özellik göstermez. Sahil şeridi dar olmakla birlikte, doğal plaj özellikleri göstermektedir. Yalova, doğu kıyılarındaki düzlükler dışında dağlık bir araziye sahiptir. Bölgenin güneyi; batıdan doğuya doğru İzmit-Sapanca arasında Kocaeli Sıradağları ile birleşen Samanlı Dağları’yla kaplanmış durumdadır ve ilin başlıca dağları da Samanlı Dağları’dır. Bu dağlar Yalova’nın güneyinde bulunmaktadır. Birçok tepenin bulunduğu bu dağlık arazide Samanlı Dağları’nın en yüksek noktası Beşpınar Tepesi’dir. (926 m) Armutlu, Taz Dağı’nın (867 m) batıya doğru devam eden eteklerinde kurulmuştur.

    İlin en önemli yaylası, Kocadere ve Teşvikiye Beldeleri’nin güneyinde yer alan Delmece Yaylası’dır. Bu yayla çam ormanlarıyla geniş bir alanı kaplamaktadır. Yalova İli verimli ve bereketli ovalara sahiptir. Ovalar, akarsular boyunca uzanmakta ve kıyıdan 1-2 km içeriye doğru sokulmaktadır. Çınarcık, Gökçedere, Kirazlı, Kılıç ve Taşköprü ile deniz arasında birbirinden alçak tepeciklerle ayrılan büyüklü-küçüklü ovalar oluşmuştur. Bunlardan başlıcaları, Kocadere Ovası, Liman Ovası, Samanlı-Kadıköy Ovaları, Kazımiye Ovası ve Taşköprü Ovası’dır.

    İlin bitki örtüsünü makiler ve ormanlar oluşturmaktadır. Yalova’nın güneyindeki dik yamaçlar tümüyle gür bir orman örtüsüyle kaplıdır. Geniş yapraklı ağaçların hakim olduğu bu kısımda, iğne yapraklı ağaçlar oldukça azdır. Bu ormanlar il yüzölçümünün % 55’ini kaplamaktadır. Armutlu Yarımadası’nın orta kısımları daha çok meşe ağaçlarının hakim olduğu bir ormanlık alana sahiptir. Orman örtüsünün bileşimine giren unsurların büyük bir kısmı Karadeniz kıyı silsilesinin florasına dahildir. Bir kısmı ise Akdeniz florasının türleri olarak bu kısma sokulmuştur. Karakteristik türlerin bir araya geldiği kısımlardaki maki topluluğu da buna eklenebilir. Ormanlık alanlarda genellikle kayın, meşe, gürgen, kızılcık, kestane ve ıhlamur ağaçları görülmektedir. Yalova’daki ormanlardan, çevrenin odun ve kereste ihtiyacı da karşılanmaktadır.

    Yalova İli’nin iklimi, makro-klima tipi olarak, Akdeniz ve Karadeniz iklimleri arasında bir geçiş niteliği taşır. Kimi dönemlerde de karasal iklim özelliklerini yansıtmaktadır. İlde yazlar kurak ve sıcak, kışlar ılık ve bol yağışlıdır. 30 yıllık rasat bilgilerine göre, Yalova’da yıllık ortalama sıcaklık 14,6 °C'dir. En soğuk ay ortalama sıcaklığı 6,5 °C, en sıcak ay ortalama sıcaklığı 23,7 °C, yıllık ortalama yağış miktarı da 727,5 mm’dir. Kar yağışlı günlerin ortalama sayısı, 10,6, karla örtülü günlerin ortalama sayısı da 5,2’dir. İlde deniz suyu sıcaklığı, en yüksek olduğu Ağustos ayında 22,9 °C, en düşük olduğu Şubat ayında da 7,4 °C'dir.

    Dış bağlantılar [değiştir]

    • Yalova Valiliği
    • Yalova Belediyesi

      Bilecik (il)

      Vikipedi, özgür ansiklopedi
       
      Git ve: kullan, ara
      Flag of Turkey.svg Bilecik ili
      Bilecik ilinin konumu
      İdarî Teşkilat
      Vali: Akın Kırcı
      İstatistikler
      Nüfus 203.777[1]
      ― Şehir nüfusu 145.126[1]
      ― Köy nüfusu 58.651[1]
      Yüzölçümü 4.307 km²
      Nüfus yoğunluğu 47.50 kişi/km²
      Genel bilgiler
      Bölge Marmara Bölgesi
      Alan kodu 0228
      Valilik Web sitesi {{{website}}}


       

      Bu madde Bilecik il sınırları içindeki tüm bölgeyi kapsamaktadır. Başlığın diğer anlamları için Bilecik (anlam ayrım) sayfasına gidiniz.

      Bilecik ili, Türkiye Cumhuriyeti'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan bir ildir.

      Şeyh Edebali'nin türbesi buradadır. Bilecik, Marmara Bölgesi'nin güney doğusunda yeralmaktadır. İlginç olarak Türkiye'de dört bölgede de toprakları olan tek şehirdir. Bilecik Marmara, Karadeniz, İçanadolu ve Ege Bölgelerinin kesiştiği noktadadır. Şehir en eski bilinen adları Agrilion ve Belekoma'dır. Bilecik, Osmanlı İmparatorluğu' nun kurulduğu topraklardır. Sakarya Nehri'nin etrafında toprakları olan şehrimiz antik çağlardan dünümüze değin tarihin her döneminden izler almıştır. Zengin dereleri, gölleri, ormanları ve maden ocakları ile ayrı bir özellik taşır.

      Bilecik ilçeler [değiştir]

      Bozüyük, Gölpazarı, İnhisar,Osmaneli,Pazaryeri, Söğüt ve Yenipazar dır.

      Bozüyük
      Bozüyük Frigler döneminde oluşmuş bir yerleşim merkezidir. 1908’den sonra Ertuğrul Livası’na bağlanarak Kaza merkezi yapılmıştır. Bozüyük Bilecik’in il olması ile birlikte 1924 yılında ilçe statüsüne kavuşturulmuştur. Bozüyük ilçesi bir çok fabrikasıyla üretim merkezi durumundadır.
      Gölpazarı
      Bizanslılar döneminde Harmankaya Tekfurluğu’na bağlı olan Gölpazarı, Osman Gazi tarafından alınmıştır. Gölpazarı kuruluşundan itibaren sıra ile Resulşel, Dönen ve Akçaova (Akçaoba) adlarıyla anılmış, son olarak Gölpazarı adını almıştır. Gölpazarı civarında meyvecilik yaygındır.
      İnhisar
      İnhisar önceleri Söğüt’e bağlı bir bucak iken mütevazı nüfusuna rağmen coğrafi konumu dikkate alınarak 1991 yılında ilçe yapılmıştır.
      Osmaneli
      Osmaneli çok eski bir yerleşim yeridir; Trakyalılar, Romalılar ve Bizans'a ait kalıntılar bunu göstermektedir. İlçede her yıl karpuz festivali düzenlenmektedir.
      Pazaryeri
      Pazaryeri'nde ilk yerleşim 1273 yılında olmuştur. Pazaryeri'nde hediyelik ve turistik toprak ev eşyası ve ağaç eşya yapımcılığı da sürdürülmektedir.Ünü civar illere yayılmış olan pazaryeri bozası çok lezzetlidir. Ayrıca bira mayası üretimi için kullanılan şerbetçiotu bitkisinin Dünya'da en kaliteli yetiştirildiği bölge Pazaryeri'dir.
      Bilecik panaroması
      Söğüt
      Söğüt, Ertuğrul Gazi tarafından bir kuşatma ve mücadele sonucunda 1232 yılında Bizanslılardan alınmıştır. Ertuğrul Gazi Türbesi'nin de içinde bulunduğu ilçe önemli bir turizm merkezidir.Her yıl Söğüt şenlikleri düzenlenmekte ve çok büyük katılım olmaktadır.
      Yenipazar
      Eski adı Kırka olan Yenipazar, Cumhuriyetten önce Bolu’nun Göynük ilçesine bağlıydı. 1926’da bucak olarak Gölpazarı’na bağlanmış, 1988’de de ilçe olmuştur.

      Balıkesir (il)

      Vikipedi, özgür ansiklopedi
       
      Git ve: kullan, ara
      Bu madde Balıkesir il sınırları içindeki tüm bölgeyi kapsamaktadır. Başlığın diğer anlamları için Balıkesir (anlam ayrımı) sayfasına gidiniz.
      Flag of Turkey.svg Balıkesir ili
      Balıkesir ilinin konumu
      İdarî Teşkilat
      Balıkesir location districts.svg
      Vali: Yılmaz Arslan
      İstatistikler
      Nüfus (2009) 1.140.085
      ― Şehir nüfusu 678.732
      ― Köy nüfusu 461.353
      Yüzölçümü 14299 km²
      Genel bilgiler
      Bölge Marmara Bölgesi
      Alan kodu 0266
      Valilik Web sitesi T.C. Balıkesir Valiliği


      Balıkesir ili, Türkiye Cumhuriyeti'nin Marmara Bölgesi'nin Güney Marmara Bölümü'nde, topraklarının bir kısmı ise Ege Bölgesi'nde yer alan, hem Marmara hem de Ege Denizi'ne kıyısı bulunan bir ildir. Türkiye genelinde ise iki deniz ile komşu olan sadece 6 il vardır.[1] İl, Kuzeybatı Anadolu'da bulunmaktadır. Doğusunda Bursa ve Kütahya illeri, güneyinde Manisa ve İzmir illeri ve batısında Çanakkale ili vardır.[2] Ayvalık ilçesinden de Yunanistan'ın Midilli Adası'na komşudur.[3] Merkez ilçesi dahil 19 ilçeden oluşmaktadır. Yüzölçüm bakımından en büyük 12. il, 2009 nüfus sayımına göre de 1.140.085 kişiyle Türkiye'nin en kalabalık 17. ilidir.[4]

      Tarihte genellikle Misya ve Karesi adlarıyla bilinen Balıkesir yöresi, zamanla Roma, Bizans, Anadolu Selçuklu, Karesi Beyliği ve Osmanlı egemenliğinde kalmıştır. Temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılık olup bamya, börülce, kavun, zeytin, zeytinyağı, kelle peyniri gibi zirai ürünleri ile ayrıca daha çok yerli turizmde öne çıkan sahil kasabalarıyla meşhurdur. Yağcıbedir halısı, kolonyası, kaymaklısı, kozak üzümü, ayvalık tostu, saçaklı mantısı ve höşmerimi diğer bilinen yöresel ürünleridir.

      Türk Silahlı Kuvvetleri Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nın ilk jet üssü olan 9. Ana Jet Üs Komutanlığı ile 6. Jet Üs Komutanlığı Balıkesir ilinde bulunmaktadır.

      Konu başlıkları

      [gizle]

      Kökenbilim [değiştir]

      Balıkesir ili, adını merkezindeki Balıkesir şehrinden almaktadır. İlin eski adı Karesi olup, 24 Ekim 1926 tarih ve 4248 sayılı Kararname ile Balıkesir olmuştur.[5] Balıkesir kelimesinin kökenine dair çeşitli rivayetler mevcuttur. Roma İmparatoru Hadrianus, Balıkesir şehri çevresinde sahip olduğu bir bölgede avcılık yaptığı için Adriyanutere lakabını almıştır. Ardından yine burada bir şato yaptırmıştır. Bu şatonun adı Paleo Kastro olarak bilinmektedir. Balıkesir adının bu kelimeden geldiği düşünülmektedir[6] Paleo Kastro 'nun anlamı ise Eski Hisar 'dır.[7] Bazı kaynaklar Balıkesir kelimesinin Balak Hisar veya Balık Hisar kelimelerinden geldiğini söylemektedir. Eski Türkçe'de balık kelimesi şehir anlamına geldiği için Balık Hisar kelimesinin anlamı Hisar Şehri 'dir. Fakat Balıkesir il merkezinde hisar veya harabe yoktur. Ayrıca Balıkesir şehrinde Hisariçi Mahallesi bulunmaktadır.[8] Bir rivayete göre bölgeye akın yapan Pers hükümdarı Balı-Kisra'dan gelmektedir. Bazı kaynaklara göre ise balı çok, güzel anlamına gelen Bal-ı Kesr kelimesinden türediği belirtilmektedir.[9] Yeni ortaya atılan bir teze göre ise, Bağıkesir 'den geldiğine yöneliktir. Zira 17. yüzyıla değin şehir merkezinde en önemli tarım faaliyetinin bağcılık olduğu Balıkesir kadı sicilleri ve tereke kayıtlarından doğrulanmaktadır.[10]

      Tarihçe [değiştir]

      Balıkesir ili genelindeki pek çok höyük, mağara ve düz yerleşim yerlerinde yapılan araştırmalarda bu topraklara M.Ö. 8000-3000 yılları arası yerleşildiği ortaya çıkmıştır.[11] Havran'a 8 km. mesafedeki İnboğazı mağaralarında Paleolitik, Neolitik ve Kalkolitik devirlerinden kalma kalıntılar bulunmuştur. Babaköy (Başpınar) kazılarında, Yortan mezarlığında, Ayvalık Dikili yolu üzerindeki Kaymak Tepe'de Bakır Çağı'na ait kalıntılar ve yerleşim yerleri bulunmuştur.[12] Bu bölgede ilk defa adı geçen şehir Agiros (Achiraus)'dur.[13] Anadolu Selçuklu Devleti'nin yıkılmasından sonra bölgede Karesi Beyliği kurulmuş,[14] ardından bölge Osmanlı Devleti'nin eline geçmiştir.[15]

      Antik çağlar [değiştir]

      Ana maddeler: Assuva ve Misya
      Yeşil ile gösterilen yer Misya

      Balıkesir ilinin bulunduğu bölgenin adı eski çağlarda Misya'dır. Bu kelimenin Lidya dilindeki anlamı Kayın Ağacı 'dır.[16] Bölgenin sınırları zamanla çeşitli değişikliklere uğramış olup, kuzeyde Marmara Denizi, batıda Çanakkale Boğazı ve Ege Denizi, doğuda Atranos Çayı ve güneyde de Lidya ile çevrilmiştir. Keşiş Dağından itibaren Marmara Denizi sahilini takiben Çanakkale Boğazı'na kadar olan kısıma Küçük Misya, geri kalan kısma ise Büyük Misya denilmiştir.[17] Büyük Misya; Pergam (Bergama), Adramitiyum (Edremit), Arjiza (Balya-Pazarköy), Assos (Behramkale), Teruvad (Truvada), Gargar, Antandos (Avcılar civarı), Belodos (Dursunbey) ve Adriyanatere (Balıkesir) şehirlerinden oluşmaktadır. Küçük Misya ise Sizik (Belkız), Lâmpesak (Lapseki), Perkot (Bergoz), Abidus, Milotopolis (Mihaliç), Apoloni, Periyapos (Kara Biga), Pemaninos (Eski Manyas), Artemea (Gönen), Zeleya (Sarıköy), Artas (Erdek) ve Panormos (Bandırma) şehirlerinden oluşmaktadır.[18]

      M.Ö. 3000-1200 yılları arasında bu bölgede farklı diller konuşan Pelasg ve Leleg kolonileri kurulmuştur.[11] Bu bölgede yaşayan Misyalıların soyu da Pelasglardan gelmektedir.[17] Misyalılar bu bölgeye geldiklerinde Bitinyalıları yendikten sonra Misya'ya hakim olmuşlardır.[19] Serbest yaşamayı sevdikleri için şehir kurmamışlardır.[20]

      M.Ö. 1120'lerde[21] Hitit kralı IV. Tuthalya devrinde, Misya Hitit egemenliğine girmiştir.[22] Hititler bölge için Assuva adını kullanmıştır.[16] M.Ö. 1200 yıllarında Akalar ile Troya arasında çıkan ve dokuz yıl süren Truva Savaşı'nda, başlarında Khromis ve bilici Ennomos bulunan Misyalılar Troya'yı destekleyerek Troya'nın egemenliğine girmişlerdir.[23] Troya'nın dağılmasından sonra Misya, Lidya egemenliğine girmiştir.[24] M.Ö. 546 yılında,[18] Büyük Kiros ve halefleri zamanında Misya, Ahameniş İmparatorluğu'na dahil olmuştur.[25] Büyük İskender M.Ö. 334 yılında Biga Çayı civarında Ahameniş İmparatorluğu ile yaptığı Granikos Savaşı'nı kazanarak Misya'yı ele geçirmiştir.[26] Bu tarihten sonra Misya halkı paralı asker olarak ün kazanmıştır. O dönemde Mısır ordusunda bile Misya süvari birliği vardır.[27] İskender'in ölümünden sonra kumandanları birbirleri ile savaşmıştır. Savaş sonunda Misya'yı Lisimakus ele geçirmiştir. O da Korupedyon Savaşı'nda I. Selevkos Nikator tarafından öldürülmüştür. Misya, Nikator'un eline geçse de Lisimakus'un emrinde çalışmış Paflagonyalı Fletairos, Bergama'yı ele geçirmiş,[26] Misya'ın bir kısmına da egemen olmuştur.[11] Fletairos'dan sonra yeğeni I. Eumenes geçmiştir. M.Ö. 278 yıllarında Galyalılar Misya'ya gelmiştir. I. Eumenes'den sonra Bergama Krallığı'nın başına geçen I. Attalos, Misya'nın geri kalan kısmını da ele geçirmiştir.[28] Bergama Krallığı egemenliğinde Misya ekonomik yönden rahat bir dönem yaşamıştır.[18] M.Ö. 133 yılında Misya, Bergama kralı III. Attalos'un vasiyeti ile Roma İmparatorluğu hakimiyetine geçmiştir.[29]

      Roma ve Bizans dönemi [değiştir]

      Misya Roma egemenliğine girdikten sonra M.Ö. 133 yılında konsül Manius Aquillius tarafından Roma'ya bağlı Asya Eyaleti kurulmuş[30] ve Misya'nın bir kısmı bu eyalete bağlanmıştır.[31] Romalılar Misya'yı, uzun süre vergi ve kölelikle sömürmüş, baskı altında tutmuşlardır. Bunlara karşı halkın da desteklediği Pontus kralı VI. Mithridates'in başlattığı hareket başarılı olduysa da çok uzun sürmemiş ve M.Ö. 85 yılında bölge tekrar tamamen Roma idaresine girmiştir.[18]

      Kavimler Göçü'nün etkisi nedeniyle M.S. 395 yılında Roma İmparatorluğu doğu ve batı diye ikiye ayrılmış[32] ve Misya yeni kurulan Doğu Roma İmparatorluğu'un yani Bizans'ın egemenliğine girmiştir. Misya topraklarının büyük bir kısmı Bizans egemenliği döneminde Opsikion Theması'nda yer almıştır. 675 yılında İstanbul Kuşatması sırasında Araplar, Misya'ya saldırmışlardır. 716-718 yıllarındaki İkinci İstanbul Kuşatması'nda Suriye sahillerinden hareket eden Araplar, Bergama ve Edremit yörelerini yağmalamışlardır.[33]

      Selçuklular dönemi [değiştir]

      1015 yılından itibaren Selçuklu Türkleri, Bizans İmparatorluğu egemenliğindeki Anadolu'da görülmeye başlamıştır.[34] 1048 tarihli Pasinler Muharebesi ile Türklerin Anadolu'ya yaptığı akınlar hız kazanmıştır. 1071 tarihli Malazgirt Meydan Muharebesi'den sonra da Türkler Anadolu'ya yerleşmeye başlamışlardır.[35] Kutalmışoğlu Süleyman Şah, İzmit çevresi ve Marmara sahillerinde[36] Malazgirt Meydan Muharebesi'nden dört yıl sonra 1075 yılında İznik merkezli Anadolu Selçuklu Devleti'ni kurmuştur.[37] 1076 yılında[34] da Misya'nın şehirlerinden Sizik ve Edincik'i ülkesine ilhak etmiştir.[38] 1081 yılında Türkler nehir yolu ile Apollonia (Gölyazı)'ya gelen bir Bizans birliğini yok etmişlerdir. Fakat başka bir Bizans birliği Sizik ve Poimanenon (Manyas)'ı Türklerden geri almıştır.[39] 1085 yılında Süleyman Şah doğudayken, ona bağlı emirlerinden biri olan İlhan Bey, kısa bir süre önce ellerinden çıkmış olan Sizik, Apollonia, Poimanenon ve Edincik'i geri almıştır.[40]

      1086 yılında Süleyman Şah'ın Halep'i kuşatması üzerine kardeşi Melikşah tarafından görevlendirilen Tutuş, Ayn Seylam (Ayn Selm veya Aynı Salem) mevkiinde Süleyman Şah'ı yenmiş,[41] bunun üzerine Süleyman Şah, 5 Haziran 1086 tarihinde intihar etmiştir.[42] Ardından vezir Ebu'l-Kasım devletin başına geçmiştir. Sizik'i üst edinerek Marmara sahillerinin hakimi olmuştur.[43] 1090 yılında I. Aleksios Komnenos'un Eufuryanis Alexaders'ı göndermesiyle bölgede savaşlar olmuştur.[44] Ebu'l-Kasım, Gemlik'i alarak burada gemiler yaptırmaya başlasa da burası Bizans'ın eline geçmiştir.[45]

      Ebu'l-Kasım'dan sonra Anadolu Selçuklu Sultanı olan I. Kılıç Arslan, Marmara kıyılarını ve Edremit Körfezi'ne kadar olan kısmı ülkesine ilhak etmiştir.[35] Kılıç Arslan'ın kayınpederi İzmir Beyi Çaka Bey ise Edremit'den Abydos'a kadar olan kıyılar ile Sakız ve Midilli Adası'nı ele geçirmiştir.[46] Fakat verilen bir ziyafette Kılıç Arslan tarafından öldürülmüştür.[47] Kılıç Arslan, bölgeyi 1099 yılında gelen Haçlılar'a karşı savunmuştur. 1107 yılında Kılıç Arslan ölünce Türkler Batı Anadolu'dan çekilmek zorunda kalmştır. Misya'yı yeniden ele geçiren Bizanslılar, Marmara sahillerinde bulunan bütün Türkmenlere savaş açmışlardır.[34] 1115 yılına kadar bölgede Türk-Bizans çekişmesi yaşanmıştır. 1175 yılında Eskişehir ovasında toplanan 100.000 çadır Türkmen'in bir kısmı bu bölgeye gelmiştir.[11] 1206 yılında Türkmenler Misya kentlerine akın etmeye başlamış ve Bizans ahalisi bölgeyi terk ederek Türkmenler bölgeye yerleşmiştir.[48] 1237 yılında II. Gıyaseddin Keyhüsrev, Misya'daki uç beylerini teftiş etmiştir.[49] 1280'li yıllarda, daha sonra Karesi Beyliği'ni kuracak olan ve soyu Danişmend Gazi'den gelen Karesi Bey, babası Kalemşah ve büyük bir Türkmen grubu Misya'ya gelmiştir.[50] Bunların yanında Germiyanoğlu Yakup Bey de vardır.[11]

      Karesi Beyliği dönemi [değiştir]

      Ana madde: Karesi Beyliği
      Karesi Beylik türbesi

      Kara İsa adıyla da bilinen[51] Karesi Bey, muhtemelen 1296–1297 yıllarında Erdek, Biga, Edremit, Bergama, Çanakkale hariç büyük Misya sahasını Germiyan kuvvetlerinin desteğiyle ele geçirmiştir.[52][53] 1306 yılında (bu tarih kesin değil) bir grup Türkmen, Ece Halil önderliğinde Trakya üzerinden Karesi topraklarına gelmiştir.[54] Karesi Bey'den sonra yerine oğlu olan Aclan Bey'in geçtiği söylense de Aclan Bey'in kimliği henüz netlik kazanmamıştır. Aclan Bey'in oğlu olduğu düşünülen Demirhan Bey hükümdar olduğu dönemde kardeşi Yahşi Bey de Bergama taraflarını yönetmektedir.[55] Diğer kardeşi Dursun Bey ise Osmanlı hükümdarı Orhan Gazi'ye sığınmıştır.[56] Dursun Bey, Orhan Gazi'ye Karesi Beyliği'ne saldırırsa Balıkesir, Edincik ve Bergamayı vereceğini[57] ve kendisinin sadece Kızılca Tuzla ile Makhram'ı alacağını söylemiştir. Makhram denilen yer ise Makhramion yani Behram Kale batı yakınında, Strabon'un andığı Tragasai Tuzlası'dır.[58] Bu teklifin üzerine Orhan Gazi, Dursun Bey ile birlikte Balıkesir'e doğru gelmiştir. Orhan'ın hareketini duyan Demirhan Bey, Balıkesir'den Bergama'ya kaçmıştır. Burada Dursun Bey kaleden atılan bir ok yüzünden ölmüştür.[59] Karesi'nin Osmanlı'ya ilhakı 1361 yılında[60] Çanakkale'nin alınmasıyla tamamlanmıştır.[61] Karesi ümerâsı, Osmanlı egemenliğine geçtikten sonra Orhan Bey'in oğlu Süleyman Gazi'ye Rumeli'ye geçişinin gerek hazırlık döneminde gerekse icraat sırasında yardım etmişler ve destek olmuşlardır.[62]

      Osmanlı Devleti dönemi [değiştir]

      Karesi Beyliği'nin tarih sahnesinden çekilişi ve yerini henüz devlet olma aşamasında bulunan Osmanlı Beyliği'ne bırakışı, ileride güçlü bir devlet hâline gelecek olan Osmanlılar için askeri ve siyasi genişleme açısından önemli bir adım olmuştur.[63]

      Bigadiç, Erdek, Bandırma ve Balıkesir'de deprem olduğuna dair mahallinden gönderilen 19 Nisan 1898 tarihli telgraf.[64]

      Karesi, Osmanlı'ya ilhak olduktan sonra müstakil bir sancak yapılıp[65] yönetimi Süleyman Gazi'ye verilmiştir.[66] Yıldırım Bayezid, Saruhanoğulları Beyliği'ni 1390'da ele geçirdikten sonra Saruhan ve Karesi'yi birleştirerek oğlu Ertuğrul'a vermiş, daha sonra buranın yönetimine Bayezid'in oğullarından bir diğeri olan İsa Bey getirilmiştir.[67] Bir süre sonra Saruhan ve Karesi tekrar ayrılmıştır.[68] 1393 yılında Karesi Sancağı, aynı yıl kurulan Anadolu Eyaleti'ne bağlanmıştır.[69] 1402 tarihli Ankara Muharebesi'nde Karesi kuvvetleri, Osmanlı büyük ordusunun sağ kolunda bulunmuştur.[70] Yenilginin ardından Balıkesir ilinin bulunduğu bölge Timur ordusunun saldırılarına maruz kalmıştır.[71] Timur'un kendilerine bağımsızlık verdiği öteki beylikler gibi Karesi Beyliği, yeniden bir canlanma dönemi yaşamamıştır.[72]

      Anadolu'nun genelinde yaşanan kıtlık, 1494 ile 1503 yılları arası Balıkesir ili genelinde de yaşanmıştır. 1525 yılından 1527 yılına kadar 3 mahsul yılında çekirge felaketi yaşanmıştır.[73] 21 Eylül 1577 (H. 8 Recep 985) tarihinde ise bu yörede çok şiddetli bir deprem olmuştur.[74] 1596'dan 1610'a kadar olan dönemde, Anadolu'daki Celali isyanları sonucu doğudan batıya doğru göç eden yörüklerin bir kısmı Balıkesir yöresine gelmiştir.[75] 1816 yılına gelindiğinde Karesi Sancağı, Anadolu Eyaleti'nden ayrılarak kurulan Hüdavendigâr ve Kocaeli Eyaleti'ne bağlanmıştır. Ardından 1841 yılında, bu eyaletin yenilenmesiyle kurulan Hüdavendigâr Eyaleti'ne bağlanmıştır.[76] Bu arada 1821 yılında Ayvalık Rumları, Yunan İsyanı'na katılmışlardır. Bunun üzerine Balıkesir Mutasarrıfı, bölgedeki konar göçer aşiretleri Rumların üzerine salmıştır. Bu aşiretler içinde en büyüğü başlarında Davasoğlu isimli biri bulunan Kepsut Çepnileri'dir. Ardından isyan bastırılmıştır.[77]

      1845 yılında Karesi ile Saruhan Sancağı'nın birleşmesiyle yeni bir eyalet kurulsa da bu eyalet 1847 yılında kaldırılmış, Karesi yeniden Hüdavendigâr Eyaleti'ne bağlanmıştır.[78] 1867 yılında Hüdavendigâr, vilayet olmuştur. Karesi, 1881–1888 yılları arasında vilayet olmuştur.[79] 29 Ocak 1898 tarihinde Balıkesir ilinde çok şiddetli bir deprem olmuştur.[80] 1909 yılında Karesi, bağımsız bir sancak olmuştur.[81]

      Kurtuluş Savaşı dönemi [değiştir]

      O yeşil toprağın ey yüzler ağartan Karesi,
      Şimdi binlerce şehîdin kanayan makberesi.
      Sana hasret kalan evlâdın için dünyâda
      Varsa kahrolmadan ârâm edecek yer, neresi?
      Hani gök kubbenin altında görülmüşmü eşin?
      Dağların bağ, hele vâdilerin altın deresi!
      Ey benim her taşı bir ma'bed-i iman yurdum,
      Seni er-geç bana mutlak verecek ma'budûm!.

      Mehmet Âkif Ersoy, 30 Haziran 1922 (1338), Yeni Gün Gazetesi.[82]

      I. Dünya Savaşı'ndan sonra Yunanlar, 15 Mayıs 1919 tarihinde İzmir'i zapt etmişlerdir. Ertesi gün bu haber telgraf ile Balıkesir'e de ulaşmıştır.[83] 17 Mayıs günü Balıkesir şehrindeki Alaca Mescit'te toplantı yapılmasına karar verilmiş[84] ve ertesi gün burada Vehbi (Bolak) Bey önderliğinde 41 kişiden oluşan Balıkesir Redd-i İlhak Cemiyeti kurulmuştur.[85] Yunan orduları, 29 Mayıs 1919 tarihinde Ayvalık taraflarına küçük bir çıkarma yapmışlardır.[86] 26-31 Temmuz ve 16-22 Eylül tarihlerinde I. ve II. Balıkesir Kongreleri düzenlenmiş ve bölgede Kuvay-i Milliye birlikleri kurulmuştur.[87] 22 Haziran 1920 tarihinde Yunan orduları Soma-Akhisar cephesine karşı taarruza geçmiştir.[88] Bu cephenin dağılmasının ardından Yunan orduları, 30 Haziran 1920 tarihinde hem Balıkesir şehrini[89] hem de Bigadiç'i ele geçirmişlerdir.[90] 6 Eylül 1922 tarihinde Balıkesir tamamen Türklerin eline geçmiştir.[7]

      Cumhuriyet dönemi [değiştir]

      1923 yılında bütün sancakların il olmasıyla Karesi ili kurulmuştur.[7] 1926 yılında ilin adı Balıkesir olmuştur.[5] 15 Kasım 1942 tarihinde Balıkesir ilinde 7 şiddetinde deprem olmuştur. Bu depremin sonucunda büyük can ve mal kaybı yaşanmıştır.[91] 1980 İhtilali sonucu 12 Eylül 1980 günü sabah saatlerinde ilde sıkı yönetim başlamış, 19 Temmuz 1984 günü saat 17.00'de sona ermiştir.[92] İlde yaşanan önemli olaylardan biri de Susurluk Kazası olayıdır. 3 Kasım 1996 tarihinde Susurluk ilçesinin Çatalceviz mevkiinde meydana gelen bu olay Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en önemli skandallarından biridir. 17 Ağustos 1999 depreminden sonra dönemin Kandilli Rasathanesi Müdürü Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara, 19 Ağustos günü Marmara'da yeni bir depremin olabileceğini söylemesi üzerine aynı gün Balıkesir valisinin talimatı ile Balıkesir ilinde evler boşaltılmıştır.[93]

      Coğrafya [değiştir]

      Ayvalık'taki adalardan bir görünüm.

      Yüzölçümü 14.299 km² olan[94] Balıkesir ilinin toprakları 39,20° - 40,30° Kuzey paralelleri ve 26,30° - 28,30° Doğu meridyenleri arasında yer alır. Kuzeybatı Anadolu'da bulunan il, doğuda Bursa ve Kütahya illeri, güneyde Manisa ve İzmir illeri ve batıda Çanakkale ili ile komşudur. İlin kuzey yöndeki en uç noktası güneydekine 175 kilometre, doğu yöndeki en uç noktası bastısındakine 210 kilometre uzaklıktadır.[5]

      İlin topraklarının büyük bir kısmı Marmara Bölgesi'nde, geri kalan kısmı da Ege Bölgesi'ndedir. Hem Marmara hem de Ege Denizi'ne kıyı bulunmakta olup Türkiye genelinde iki deniz ile komşu olan 6 ilden biridir.[1] 290,5 km'lik kıyı bandının 115,5 km'si Ege Denizi'de, 175 km'si de Marmara Denizi'ndedir.[95]

      Kuşcenneti Millî Parkı'ndan görünüm.

      İlin Ege Denizi'nde Ayvalık Adaları olarak bilinen 22 adası,[96] Marmara Denizi'nde de Marmara Adaları olarak bilinen adaları vardır. Ovaların başlıcaları ise Gönen Ovası, Manyas Ovası, Balıkesir Ovası ve Körfez Ovaları'dır. Önemli gölleri Manyas ve Tabak Gölü'dür. Önemli akarsuları Susurluk Çayı, Gönen Çayı, Koca Çay, Havran Çayı,[94] Simav Çayı, Atnos Çayı, Üzümcü Çayı ve Kille Deresi'dir. İlin düzlük yerleri olduğu kadar dağlık kısımları da vardır. İlin en yüksek noktası 2089 metre ile Dursunbey ilçesinde bulunan Akdağ tepesidir.[97] Karadağ, Edincik Dağı, Kapıdağ, Sularya Dağı, Keltepe, Çataldağı, Alaçam Dağları, Madra Dağları, Kaz Dağı ve Hodul Dağı, ilin önemli dağlarıdır.[94]

      Ormanlar, ilin topraklarının % 31'ini kaplamaktadır.[98] Bu değer il arazisinin % 45'ine tekabül etmektedir. İlin arazisinin %32'si kültür arazisi, % 8'i çayır ile mera ve %15'i kullanılmayan arazidir. Genel olarak ormanlarda karaçam, kızılçam, kayın, gürgen, meşe, söğüt, ılgın, çınar ve zeytin ağaçları vardır. Kuşcenneti Millî Parkı'nda ve Kazdağı Milli Parkı'nda çeşitli kuş türleri vardır. İlin iki denize kıyısı bulunduğundan balık türlerinde çeşitlilik görülür.[99] Kazdağı göknarı ilde yetişen ve koruma altına alınmış endemik bitkidir.

      İklim [değiştir]

      Ege kıyılarında, yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçen Akdeniz iklimi etkilidir.[100] Batıdan doğuya, kuzeyden güneye gidildikçe Karasal iklim etkilidir. Bu yüzden iç kesimlerde kışlar soğuk ve kar yağışlı geçmektedir.[101] Marmara kıyılarında ise Karadeniz ikliminin etkisi görülür. Dolayısıyla burası yazları ılıktır.[102]

      Ekonomi [değiştir]

      Balıkesir ilinin sahil kesimlerinde zeytincilik, bağcılık ve balıkçılık yapılmaktadır. Buralarda turizm de gelişmiştir. İç kesimlerinde ise tarım, hayvancılık, ormancılık ve madencilik yapılmaktadır.[103] İl, tek merkezli büyüme modeli yerine dengeli büyüme modelini seçerek bu kalkınma planına ilçeleri de dahil etmiştir.[104] İlde Anadolu Kaplanı sıfatına sahip 16 şirket,[105] 2003 yılı istatistiklerine göre de Sanayi siciline kayıtlı 467 kuruluş vardır. İlin iç ve dış ticaret hacmi 486.313.997.254.096 TL, ihracat miktarı 80.699.902 $ ve ithalat miktarı 147.567.184 $'dır.[106] Balıkesir ili, devletin en fazla mülk sahibi olduğu ildir. İlin % 40.77'si, Hazineye ait taşınmazlardan oluşmaktadır.[107]

      Balıkesir Türkiye'nin gelişmiş illerinden biridir. 2001 yılı verilerine göre Türkiye gayri safi yurt içi hasılası içinde yüzde 1,5'lik paya sahip olan Balıkesir, iller sıralamasında 13. büyük ekonomidir. 2000 yılındaki GSYİH'si 2.429.091.750 TL olup kişi başına düşen milli gelir ise 2005 dolardır.[108]

      Balıkesir GSYİH'nın ilçeler bazında üretimi

              İlçe         Oran
      Balıkesir 24,12
      Bandırma 13,98
      Gönen 12,68
      Edremit 6,76
      Manyas 5,58
              İlçe         Oran
      Ayvalık 4,82
      Bigadiç 4,61
      İvrindi 3,79
      Susurluk 3,49
      Dursunbey 2,96
              İlçe         Oran
      Sındırgı 2,82
      Burhaniye 2,77
      Kepsut 2,51
      Balya 2,38
      Erdek 2,10
              İlçe         Oran
      Havran 1,75
      Savaştepe 1,36
      Marmara 0,84
      Gömeç 0,70
      TOPLAM 100,00

      Kaynak:Türkiye İstatistik Kurumu[109]

      Tarım ve hayvancılık [değiştir]

      İlde zeytincilik ön plandadır.

      İlin başlıca geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır.[110] Ekonomik faaliyetler içinde tarımın payı sanayiye göre az olup %49'dur.[111] Çalışan nüfusun ise % 56,7'si tarım ile uğraşmaktadır.[112] İlin tarım yapılan arazisi 510.456 hektardır.[113] İlde genel olarak yetiştirilen tarım ürünleri; tahıl ürünleri, susam, haşhaş, ayçiçeği, tütün, şeker pancarı, domates ve kavundur. Yetiştirilen diğer önemli ürünler tütün, taze fasulye, börülce, şeftali, elma ve mandalinadır. 2002'de Türkiye'de üretilen baklanın %4.3'ü, sarımsağın %13.5'i, karnıbaharın %9.8'i, pirincin %12.2'si, domatesin %5.5'i, karpuzun %3.9'u, kavunun %6.9'u, aspirin %89'u ve buğdayın %2.2'si Balıkesir ili topraklarında yetiştirilmiştir. Türkiye'nin 12 tonluk kuşkonmaz üretiminin tamamı Balıkesir ilinden gerçekleştirilmekte olup, baklagil üretiminde de birinci sıradaki ildir. İlin 71 dekarlık alanında seracılık yapılmakta olup, buralarda domates, salatalık ve taze fasulye üretilmektedir. Balıkesir'deki traktör sayısı ise 2002 rakamlarına göre 33449'dur.[114] Toplam tarım ürünü üretimine bakıldığında il, ülkede 3. sıradadır.[115] Pamuk üretimi de yapılmakta olup Marmara Bölgesi'nde Bursa ili ile birlikte en çok pamuk üreten ildir.[116] İlin sahil kesiminde zeytincilik yapılmaktadır. İl sınırları için 10 milyon kadar zeytin ağacı bulunmaktadır.[117] İldeki zeytin üretimi, ülkedeki toplam zeytin üretiminin % 8'i kadardır.[112] Halbuki bu oran 2002 yılında %10.7'dir.[108] Balıkesir Ovası, Gönen Ovası, Susurluk Ovası ve Edremit Ovası ilin başlıca üretim yerleridir. Gönen ovasının başlıca ürünü ise pirinçtir.

      210.020 hektarlık meralar ve çayırlar[113] ile yüksek kesimlerde küçük ve büyük baş hayvancılık yapılmaktadır. 2007 yılında il, kırmızı et üretiminde birinci olmuştur. [118] İl, ülkedeki tavuk işletmelerinin % 9'u barındırarak ülkede 3. konumdadır.[119] Balıkesir'de 2000 yılı verilerine göre, yaklaşık 700 bin koyun, 238 bin sığır, 151 bin kıl keçisi ve 15 milyon tavuk bulunmaktadır. Türkiye süt üretiminin %3.8'i, kırmızı etin %5,6'sı, beyaz etin %18'i Balıkesir'de üretilmektedir.[120] İlde devekuşu ve domuz çiftlikleri de bulunmaktadır. İldeki domuz çiftliği Türkiye'deki son domuz çiftliği dir.[121] Merkez, Havran, İvrindi, Susurluk, Manyas ve Savaştepe ilçelerinde peynir ve yoğurt mandıraları yaygındır.

      Sanayi [değiştir]

      İlde yapılan sanayi işlerinin payı % 51'dir. Sanayinin oranı tarımdan yüksek olsa da diğer illerde bu rakam çok daha yukarılardadır. İl sınırları içerisinde Sanayi siciline kayıtlı 4 tane Organize Sanayi Bölgesi vardır.[111] İlin başlıca geçim kaynağı tarım olduğu için de tarıma dayalı endüstri gelişmiştir.[112] İlin iç kesimlerinde tarıma dayalı sanayi egemendir. Ayrıca buralarda şeker, un, yem, döküm, tarım alet ve makinaları, transformatör, floresan-aydınlatma, pamuklu dokuma, kâğıt, mobilya, sentetik dokuma ve elektrik teçhizatları üretimi de yapılmaktadır. Körfez yöresinde konserve, sabun, bitki çayı ve zeytinyağı üretimi yaygındır. Bandırma taraflarında; kimyasal madde, şarap ve gübre sanayi gelişmiş, Dursunbey taraflarında ise kereste sanayi gelişmiştir.[120] İlde kolonyacılık sektörü de gelişmiş durumdadır.[122] İmalat sanayi ise toplam GSYİH'nın %17'sini oluşturmaktadır. Sındırgı ve Bigadiç'te ise çok miktarda halı tezgahı vardır. 2001 Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 10 kişiden fazla işçi çalıştıran fabrika sayısı 104'tür ve buralarda 14 bin kişi çalışmaktadır.[120]

      8 ticaret odası ve 5 ticaret borsası bulunan Balıkesir'de üretilen ürünlerin çoğu yurt içinde tüketilmekte, bir kısmı da Bandırma Limanı'ndan ihraç edilmektedir. Gümrüklerinde, aralarında kimyasal maddeler, elektrikli araçlar, sentetik çuval, gıda, madencilik, mermer gibi ürünlerin de bulunduğu ihracatta 50, ithalatta 32 ayrı ürün çeşidi yer almaktadır.[122] İlin dış ticaret merkezi olan Bandırma Limanı, tüm Balıkesir’in ihracat ve ithalatının yüzde 90'ını gerçekleştirmektedir.[123]

      Madencilik [değiştir]

      İl bor minarelleri bakımından oldukça zengindir. Türkiye'de bulunan Dünya'daki bor rezervlerinin %60'ına tekabül eden bor madenlerinin bir kısmı Bigadiç ilçesindedir.[124] Marmara Adası'nda mermer ocakları vardır.[125] Balya'da kurşun, Edremit'te demir rezervi, Dursunbey'de ametist yatakları vardır.[126]

      Turizm [değiştir]

      Sarımsaklı Plajından bir görünüm, Ayvalık.

      Balıkesir ili, denize sahip olduğu için deniz turizmi gelişmiştir. Marmara'da veya Ege'de kıyıya sahip ilçeler ile adalar, başlıca turizm merkezleridir. Buralarda çeşitli plajlar ve oteller mevcuttur.[9] İl, 1970'li yıllarda Türkiye'nin gelişme bakımından en önde giden turizm bölgesi haline gelmiştir.[127] Balıkesir'in turizm beldeleri, genelde iç turizm talebini karşılar. İl kış turizminden mahrum olsa da kaplıca turizmi yapılmaktadır. Gönen, Edremit, Manyas, Susurluk, Bigadiç, Sındırgı ilçelerinde ve Merkez'e bağlı Pamukçu Beldesi'nde kaplıcalar bulunmaktadır. Bu kaplıcalar sayesinde ildeki turizm süresi uzamaktadır.[128] İlde turizme katkısı olan cami, kilise, harabe gibi çeşitli tarihi eserler mevcuttur.[9] Kazdağı çevresinde oksijen yoğunluğu fazladır.[129]

      İlde birçok etkinlik düzenlenmektedir. Dağlık yerlerde dağ sporları yapılmaktadır.[130] Yine kıyı yöresinde yelkencilik yapılmaktadır. Ayvalık'ta, Edremit'deki Kazdağları ile Şahinderesi Mevkii'nde ve Merkez'deki Çengeloğlu Mevkii'nde avcılık yapılmaktadır. Avcılığa dair ilde kulüpler de bulunmaktadır.[127]

      İlde toplam 178 tane sit alanı vardır.[131] Adramytteion, Antandros ve Kizikos gibi arkeolojik sitler, turizm açısından önemlidir. İl sınırları içinde 10 tane müze vardır.[132] Bu müzelerden 2 tanesi Balıkesir Müzesi Müdürlüğü'ne bağlıdır.[133] Yine ilde Balıkesir Ulusal Fotoğraf Müzesi adlı fotoğraf müzesi bulunmaktadır. Merkezdeki Devrim Erbil Çağdaş Sanatlar Müzesi'nde bulunan Kent Arşivi'nde il ile ilgili birçok kaynağa ulaşılabilir.[134]

      Nüfus [değiştir]

      Geçmiş yıllara ait nüfusları
      Demografi
      Yıl Nüfus Kaynak
      1927 421.066 [135]
      1935 481.372 [136]
      1940 482.827 [136]
      1945 524.748 [136]
      1950 563.221 [136]
      1955 613.727 [136]
      1960 670.669 [137]
      1965 708.342 [137]
      1970 749.669 [135]
      1975 789.255 [138]
      1980 853.177 [138]
      1985 910.282 [138]
      1990 974.274 [139]
      1997 1.030.978 [140]
      2000 1.076.347 [138]
      2007 1.118.313 [112]
      2008 1.130.276 [141]
       

      2008 nüfus sayımına göre ilin nüfusu 1.130.276'dır. Bu rakamın 564.175'ini erkek, 566.101'ini kadın oluşturmaktadır. İl sınırları içinde nüfusun en çok olduğu yer ise Balıkesir şehridir.[141] Kent nüfusu 662.199, kırsal kesim nüfusu 468.077'dir.[142] 2000 yılı verilerine göre il, ülkede doğurganlık hızı en fazla olan 68. ildir.[143]

      Yine 2008 verilerine göre altı yaşın üstündeki 68.878 kişi okuma yazma bilmemektedir. Bunun 16.192'si erkek, 52.686'sı kadındır. 50.545 kişinin okuma yazma bilip bilmediğine dair bilgi olmamakla birlikte 932.726 kişi okuma yazma bilmektedir.[144][145] 2000 yılı verilerine göre ildeki okur yazar nüfus oranı 88.34 olup, il ülke genelinde 29.dur.[143]

      Balıkesir ilindeki nüfusun 897.849'u nüfusa Balıkesir adına kayıtlı iken geri kalan nüfus diğer illerden göçenler ve yabancılardan oluşmaktadır. Diğer illerden gelen nüfus içinde en büyük oran 19.735 kişiyle Çanakkale'ye aittir. Çanakkale'yi 13.808 kişiyle İstanbul, 12.611 kişiyle Bursa, 8.872 kişiyle Manisa, 8.787 kişiyle İzmir ve 7.306 kişiyle Sivas izlemektedir. Marmara ve Ege Bölgesi'nden olmayanlar içinde en yoğun nüfus Sivas'tan sonra 6.891 kişiyle Trabzon'a aittir. Bu ili 6.744 kişiyle Erzurum ve 5.489 kişiyle Ankara izlemektedir. Balıkesir'de en az nüfus barındıran iller ise 386 kişiyle Yalova, 292 kişiyle Hakkâri ve 197 kişiyle Şırnak'tır.[146]

      Türkiye genelinde ise Balıkesir adına kayıtlı insan sayısı 1.226.302'dir. Balıkesir adına kayıtlılar, Balıkesir ilinden sonra en çok 87.998 kişiyle İstanbul'dadır.[147] İstanbul'u 65.950 kişiyle İzmir,[148] 41.039 kişiyle Bursa,[149] 36.717 kişiyle Manisa,[150] 17.292 kişiyle Ankara[151] ve 10.003 kişiyle Çanakkale izlemektedir.[152] Balıkesir adına kayıtlıların en az bulunduğu il ise Kilis'tir. Burada sadece 86 Balıkesirli vardır.[153]

      Bugün, Balıkesir halkının büyük çoğunluğu etnik açıdan Türk olup Manav, Yörük, Çepni, Türkmen (Tahtacı), Muhacir ve Tatar olarak altı etnografik karaktere ayrılmaktadır. Washington Yakın Doğu Araştırmaları Enstitüsü'nün yaptığı araştırmaya göre nüfusun % 5 ile 10 arası Alevidir.[154] 17. yüzyıldan sonra yöre, iskan merkezi olduğundan Türkçe konuşmayan gruplar da yörede iskan edilmiştir. Bunlar; Balkanlardan gelen Boşnak, Arnavut ve Pomaklar ile Kafkasyadan gelen Çerkes ile Gürcü gruplarıdır. Osmanlı döneminde yörede sayıları fazla olan Rumlar ve Ermeniler, Kurtuluş Savaşı'ndan sonra Yunan kuvvetleriyle beraber ve nüfus mübadelesi ile Yunanistan'a gitmişlerdir.[155]

      Kültür [değiştir]

      Ana maddeler: Balıkesir yöresi halkoyunları, Balıkesir Türküleri ve Balıkesir mutfağı
      Bir Yörük kızı.

      Balıkesir halkının büyük bir çoğunluğu Müslüman olup halkın bir kısmı Alevi inancına sahiptir. Dolayısıyla ilde camilerin yanı sıra cemevleri de vardır. Son araştırmalara göre ilde toplam 1595 adet cami vardır.[156] 1995 yılında bu sayı 1513'tür.[157] Ayrıca il sınırları içinde tarihi kiliseler de vardır.[158]

      İldeki önemli inanışlardan biri 6 Mayıs günü kutlanan Hıdırellez'dir.[159] Hıdırellez günü öncesi ateş yakılır, ilk baharın çeşitli günlerinde köylerde hayırlar yapılır. Bazı hayırlarda Yağmur Duası okunur. Yatır inancı da kültür hayatında önemli bir yere sahiptir. Şehir, kasaba ve köylerde birçok yatır vardır. Dede veya baba adları ile anılan bu yatırlarda devlet ve ilim adamları, din ve tasavvuf erbapları, şehitler, saz şairi, âşıklar, meslek pirleri, eşkıya ve destan kahramanları yatmaktadır. Buralar halk tarafından ziyaret edilmekte olup buralara çeşitli inançlara bağlı olarak uygulamalar yapılmaktadır.[160] Hasan Baba ve Sarıkız, ildeki en ünlü ermişlerdir.

      Köy düğünleri başta olmak üzere düğünlerde çeşitli uygulamalar yapılmaktadır. Sokakta yapılan düğünler, köylerde daha yaygın olsa da şehir ve kasabalarda da yapılır. Eskilerden gelen bir inanca göre iki bayram arası nikâh olmaz. Şayet yapılırsa geçimin olmayacağına inanılır.[161]

      Balıkesirli erkeklerin geleneksel kıyafetleri şimdikinden çok farklıdır. Eskiden erkeklerin başlarına, kenar kısmında işleme veyahut süs bulunan sarıklı fes giydikleri ve Bursa, Horasan kumaş ve şallarından yapılan kuşakları bele sarıp üzerine tabanca veya hançer koydukları bilinmektedir. Pantolon niyetine giyilen şalvarlar ise el tezgahlarında dokunmuş olup pamuk ve yünlü şayaklardan yapılmış salta ile patura yakındır. Ayakkabılar genellikle mest, lapçın, kaloş ve çizmedir. Kadınların geleneksel kıyafetleri de farklıdır. Kadınlar başlarına türbanların iç içe geçmesiyle yapılan ve hotoz adı verilen kenarlarına zincir takılmış gümüş para ile sıralanan başlık giydikleri bilinmektedir. Sırtlarında ise kenarları oyalı veya sırmalı üç etekli entari bulunmaktadır. Sokağa çıkarken başlarına üstlük veya çar adı verilen örtü giyerlermiş. Geçmiş yıllarda da özellikle köylü kadınlarının giydiği ferace ve yaşmak, bugün hâlâ köylü kadınlarınca giyilmektedir.[162] İlde erkeklerin oynadığı halkoyunları Ağır Zeybek, Kırık Zeybek ve Kaşıklı Zeybek olmak üzere üçe ayrılmaktadır. Bunların içinden Bengi ve İkili Güvende ünlüdür. Oyunlarda genellikle neşe, yas, aşk, kahramanlık, askerlik gibi konular ele alınmıştır. Türkülerden ise İki Keklik ünlüdür. İldeki ünlü yemekler keşkek, sura, tirit, saçaklı mantı, tavuklu mantı ve peynirli patlıcandır. Çorbalardan düğün çorbası ünlüdür. Tatlılardan ise Balıkesir kaymaklısı, höşmerim ve zerde tatlısı ünlüdür. Ayvalık tostu da meşhurdur. Kıyı kesimlerde yemeklerde zeytin yağı kullanılmakta, iç kesimlerde ise çiçek yağı ve tereyağı kullanılmaktadır.[163] Ayrıca ilde kış aylarında deve güreşleri düzenlenir.[164]

      İdari bölünüş [değiştir]

      Balıkesir il oluşundan dolayı ilçelerden meydana gelmektedir. Balıkesir ilinin merkez ilçesi dahil 19 ilçesi vardır.[165] Bugünkü Çanakkale ilinin Yenice ilçesinin topraklarının bir kısmına tekabül eden Avunya bölgesi, 1936 yılından önce Balıkesir'in Edremit ilçesine bağlı bir bucaktır. Burası 1936 yılında Çanakkale'ye verilmiştir.[166] İlde, büyük şehir belediyesi bulunmamaktadır. Dolayısıyla merkez ilçesine bağlı ilçe de yoktur. 24 Ekim 1997 tarih ve 2/921 sayı ile TBMM'ye Balıkesir şehrine Büyükşehir statüsü verilmesi ve Balıkesir ilçesine bağlı Bahçelievler, Adnan Menderes ve Oruçgazi adlı üç ilçenin kurulması hakkında kanun teklifi verilmiştir.[167] 11 Ocak 1952 tarihinde de Bandırma ilçesi, il olmak istemiştir.[168] İlde 53 belediye,[169] 902 köy bulunmaktadır.[165] İl Özel İdaresi (İÖİ)'de toplam 63 sandalye vardır. İle bağlı ilçeler şunlardır;

      İlçe↓ Kuruluş
      yılı↓
      Yüzölçüm↓ İÖİ sandalye
      sayısı↓
      Eskiden bağlı
      olduğu ilçe↓
      Ayvalık 1928 265 km² 4 Burhaniye
      Balıkesir 1923 1.454 km² 7  
      Balya 1923 936 km² 2  
      Bandırma 1923 592 km² 5  
      Bigadiç 1944 1.028 km² 3 Merkez
      Burhaniye 1923 280 km² 3  
      Dursunbey 1923 1.948 km² 3  
      Edremit 1923 731 km² 5  
      Erdek 1928 260 km² 3 Bandırma
      Gömeç 1991 223 km² 2 Burhaniye
      Gönen 1923 1.118 km² 2  
      Havran 1959 543 km² 3 Edremit
      İvrindi 1944 761 km² 3 Merkez
      Kepsut 1953 908 km² 3 Merkez
      Marmara 1987 117 km² 2 Erdek
      Manyas 1936 593 km² 3 Bandırma
      Savaştepe 1954 409 km² 2 Merkez
      Sındırgı 1923 1.378 km² 3  
      Susurluk 1926 645 km² 3 Merkez
      ██ İlk ilçeler

      Kaynak:Almanak Türkiye[135]

      Altyapı [değiştir]

      Ulaşım [değiştir]

      İlde iki hava meydanı vardır. Bunlardan biri Merkez ilçesinde, diğeri Edremit ilçesindedir.[170] Edremit'teki havaalanının 2010 yılında uluslararası uçuşlara açılması planlanmaktadır.[171] İlin iki denize de kıyısı bulunmasından dolayı deniz ulaşımı gelişmiştir. İlde, Marmara adası ve Avşa adasına İstanbul Deniz Otobüsleri deniz otobüsleri ile Bandırma iskelesinden ulaşılır. Osmanlı Devleti döneminde Fevâid-i Osmaniye adlı kuruluşa ait posta vapurları perşembe günleri Bandırma'ya uğramakta pazar günü ise geri dönmektedir. 1872 yılında hareket günü çarşambaya alınmıştır. Demiryollarının yapımı ise Birinci Meşrutiyet'ten sonra hızlanmıştır.[172] İl sınırları içinde; 9 Eylül Ekspresi, İzmir Mavi Treni, Karesi Ekspresi, Ege Ekspresi ve 6 Eylül Ekspresi gibi tren hatlarının durakları bulunmaktadır. İlin karayolları T.C. Karayolları 14. Bölge Müdürlüğü'ne bağlı olup il sınırları içinde otoban bulunmamaktadır.[173] Ayrıca Ayvalık'tan Midilli'ye feribot seferleri başlamıştır.[174]

      Sağlık [değiştir]

      Balıkesir'de Sağlık Müdürlüğü'ne bağlı 21 tane devlet hastanesi,[175] 3 tane özel hastane vardır.[176] Toplamda 366 tane eczane[177] ve 132 tane Sağlık Ocağı bulunmaktadır.[178] Ayrıca Balıkesir Üniversitesi'ne bağlı Tıp Fakültesi vardır.[179]

      Eğitim [değiştir]

      Bugün ilde birçok ilk ve orta dereceli okul vardır. Balıkesir yöresindeki en eski eğitim kurumları olan medreseler Fatih Sultan Mehmed zamanında kurulmuştur. Medreselerin sayısı zamanla artmış, bunun yanında mektepler de kurulmuştur. 1851 yılında da ilk Gayrimüslim okulu kurulmuştur.[180] İleriki dönemlerde Çanakkale Savaşı'na öğrenci gönderen ve Balıkesir ilinin ilk lisesi olan Balıkesir Lisesi 1884 yılında kurulmuştur.[181] Bugünkü ilköğretim okullarından Alişuuri İlkokulu 1906 yılında[182] ve Kayabey İlköğretim Okulu 1909 yılında kurulmuştur.[183] 1940 yılında Balıkesir'in Savaştepe ilçesinde bir Köy Enstitüsü kurulmuştur.[184] Bugün, ildeki en yüksek puanlı liseler T.C. Ziraat Bankası Fen Lisesi, Fatma Emin Kutvar Anadolu Lisesi, Rahmi Kula Anadolu Lisesi ve Sırrı Yırcalı Anadolu Lisesi'dir. Ayrıca ilde Astsubay Okulu ve Polis Okulu vardır.

      İldeki Balıkesir Üniversitesi ise 11 Temmuz 1992 tarih ve 21281 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 3837 Sayılı Kanun gereğince kurulmuş ve 1 Ocak 1993 tarihinde tüzel kişiliğini kazanmıştır.[185]

      Medya [değiştir]

      Balıkesir ilinde yayımlanan ilk gazete Karesi Gazetesi'dir. Arap harfleri ile yazılan bu gazetenin ilk sayısı 5 Mart 1886 Çarşamba günü yayımlanmıştır. 1888 yılında gazete yayın hayatına son vermiştir. İlde yayımlanan ilk sanat dergisi ise Dilek Dergisi'dir. Bu dergi 15 Mart 1923'ten itibaren 15 günde bir yayımlanmıştır.[186] Bugün ilde Karesi Radyo Televizyonu yerel yayın yapmaktadır. Ayrıca Balıkesir Radyo ve Televizyon bulunmaktadır. Balıkesir ilinde yerel basın oldukça gelişmiştir. Yerel gazetecilikle ilgili üç meslek kuruluşu vardır: Balıkesir İli Gazeteciler Cemiyeti, Balıkesir Gazeteciler Derneği, Güney Marmara Gazeteciler Derneği.

      Yerel Gazeteler:

      • Balıkesir: Yeni Haber, Marmara Bölge, Ekspres, Politika, Demokrat, Birlik, Haberci, Ayna, Yeni Balıkesir, Balıkesir Postası, Güzel Balıkesir, Altı Eylül
      • Ayvalık: Hürses, Sözcü
      • Bandırma: İlkhaber, Banses, Genç Bayrak, Güney Marmarada Yaşam, Son Kurşun
      • Bigadiç: Halkın Sesi, Bigadiç
      • Burhaniye: Körfez Demokrat
      • Dursunbey: Hakimiyet, Balat
      • Edremit: Körfezde Olay, Körfez Star, Önce Körfez, Ege Gündem
      • Erdek: Erdek Doğuş
      • İvrindi: Bizim İvrindi
      • Havran: Efsane, Zafer
      • Manyas: Manyasın Sesi
      • Gönen: Gönen Postası, İşte Meydan, İlkhaber
      • Susurluk: Kardeş, 5 Eylül
      • Sındırgı: Sındırgı Gündem, Sındırgı Haber
       

      Radyoları:

      • Balıkesir: Radyo 10, Karesi FM, Brt Radyo, Sev Radyo, Bengi FM, Ultra FM, Tempo FM, Çamlıca FM, Omega FM.
      • Bandırma: Venüs, Özlem FM, Brt, Etaş FM.
      • Burhaniye: Burhaniye FM, Kemer FM, Sahil FM.
      • Edremit: Körfez FM, AkBest Radyo, Ecem Radyo.
      • Erdek: Erdek Marmara FM.
      • Gönen: Açelya FM, Gönen Mega FM, Venüs FM, Termal Radyo.

      Spor [değiştir]

      İlde en çok rağbet gören spor futboldur. Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde İdman Yurdu ile Çalışma Derneği kurularak sporsal faaliyetlere başlanılmıştır. İleriki dönemlerde ildeki futbolcular büyük şehirlerde çalışmışlardır.[187] 1966 yılında ilin kendi futbol klübü olan Balıkesirspor kurulmuştur. Diğer önemli futbol takımı olan Bandırmaspor, 1965 yılında kurulmuştur. Basketbol dalında Bandırma Banvitspor önemlidir. En büyük spor tesisleri Atatürk Stadı ve Bandırma Stadı'dır.[188] Balıkesir'de güreşin de önemli bir yeri vardır. Kurtdereli Mehmet Pehlivan en önemli güreşçidir.[135]

      Siyasi Yaşam [değiştir]

      2007 Genel Seçimleri'nde ilden 8 milletvekili çıkmıştır.

      Kaynakça [değiştir]

      • İsmail Hakkı Uzunçarşılı (1984). "Anadolu Beylikleri ve Akkoyunlu, Karakoyunlu Devletleri". Türk Tarih Kurumu Basımevi.
      • İsmail Hakkı Uzunçarşılı (2000). "Karesi Vilâyeti Tarihçesi". Zağnos Kültür ve Eğitim Vakfı.
      • Zekeriya Özdemir (1993). "Bigadiç". Karşı Matbaası. ISBN 975-95726-0-5.
      • Zekeriya Özdemir (1997). "Bor beldesi İskele".
      • Zekeriya Özdemir (1998). "Kaplıcalar şehri Gönen". Gönen Belediyesi.
      • Dr. Abdülmecit Mutaf (2003). "Salnâmelere Göre Karesi (1847-1922)". Zağnos Kültür ve Eğitim Vakfı.
      • Aydın Ayhan (1999). "Balıkesir ve Çevresinde Yörükler, Çepniler ve Muhacırlar". Zağnos Kültür ve Eğitim Vakfı.

      Dipnotlar [değiştir]

      1. ^ a b "Genel Bilgiler" (Türkçe). Tekirdağ İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü. 30 Haziran 2009 tarihinde, 18:26 saatinde erişilmiştir.
      2. ^ Mustafa Salman (1955). "Balıkesir Tarih ve Coğrafyası", s. 7.
      3. ^ Geōrgios Nakratzas, İbram Onsunoğlu (2003). "Anadolu ve Rum göçmenlerin kökeni", s. 126, Belge.
      4. ^ "İllere göre merkez ve belde/köy nüfus toplamları - 2008" (Türkçe). Türkiye İstatistik Kurumu. 20 Temmuz 2009 tarihinde, 16:19 saatinde erişilmiştir.
      5. ^ a b c Erol Tuncer (2002). "Osmanlı'dan günümüze seçimler, 1877-1999", s. 302, Toplumsal Ekonomik Siyasal Araştırmalar Vakfı.
      6. ^ İsmail Hakkı Uzunçarşılı (2000). a.g.e., s. 48.
      7. ^ a b c M. Orhan Bayrak (1979). "Türkiye tarihi yerler kılavuzu", s. 109, Remzi Kitabevi.
      8. ^ İsmail Hakkı Uzunçarşılı (2000). a.g.e., s. 49.
      9. ^ a b c "Tarihçe" (Türkçe). Balıkesir Belediyesi. 1 Temmuz 2009 tarihinde, 15:40 saatinde erişilmiştir.
      10. ^ Bülent Özdemir, Zübeyde Güneş Yağcı (2007). "Osmanlıdan Cumhuriyete Balıkesir", s. 30, Yeditepe Yayınevi.
      11. ^ a b c d e "Tarihçe" (Türkçe). T.C. Balıkesir Valiliği. 1 Temmuz 2009 tarihinde, 17:51 saatinde erişilmiştir.
      12. ^ N. Hacıoğlu, D. Bozok (1997). "Balıkesir: Bir Kentin Kimliği", s. 10-11, Balıkesir Rotary Kulübü.
      13. ^ "Balıkesir Adının Menşei" (Türkçe). Balıkesir İli Kültür ve Turizm Müdürlüğü. 1 Temmuz 2009 tarihinde, 17:54 saatinde erişilmiştir.
      14. ^ Dr. Abdülmecit Mutaf (2003). a.g.e., s. 6.
      15. ^ Niyazi Akşit, Ferruh Sanır (1981). "A'dan Z'ye Genel Bilgi Ansiklopedisi", s. 790.
      16. ^ a b Zekeriya Özdemir (1997). a.g.e., s. 15.
      17. ^ a b Dr. Abdülmecit Mutaf (2003). a.g.e., s. 3,4.
      18. ^ a b c d Dr. Abdülmecit Mutaf (2003). a.g.e., s. 4.
      19. ^ İsmail Hakkı Uzunçarşılı (2000). a.g.e., s. 7.
      20. ^ İsmail Hakkı Uzunçarşılı (2000). a.g.e., s. 8.
      21. ^ Nezih Başgelen (1981). "Birgi'den Gevaş'a Anadolu notları", s. 2, Ufuk Matbaası.
      22. ^ (1986) "Büyük lûgat ve ansiklopedi‎", s. 731, Meydan.
      23. ^ Zekeriya Özdemir (1993). a.g.e., s. 24.
      24. ^ İsmail Hakkı Uzunçarşılı (2000). a.g.e., s. 10.
      25. ^ İsmail Hakkı Uzunçarşılı (2000). a.g.e., s. 11.
      26. ^ a b İsmail Hakkı Uzunçarşılı (2000). a.g.e., s. 13.
      27. ^ Veli Sevin (2001). "Anadolu'nun tarihi coğrafyası", c. 1, s. 44, Türk Tarih Kurumu Basımevi.
      28. ^ İsmail Hakkı Uzunçarşılı (2000). a.g.e., s. 14.
      29. ^ (1993) "Türkiye Cumhuriyetinin 75. Yılında Balıkesir", s. 55, Balıkesir Valiliği Yayınları.
      30. ^ "Oxford Klasik Sözlüğü", s. 189,190.
      31. ^ İsmail Hakkı Uzunçarşılı (2000). a.g.e., s. 15.
      32. ^ Mehmet Fatsa, Türker Keşmer (2005). "XV. ve XVI. Yüzyıllarda Giresun Kırsalı'nın İdari ve Sosyal Tarihi", s. 46, Giresun Belediyesi.
      33. ^ İsmail Hakkı Uzunçarşılı (2000). a.g.e., s. 16.
      34. ^ a b c Dr. Abdülmecit Mutaf (2003). a.g.e., s. 5.
      35. ^ a b Tacettin Akkuş (2001). "Tanzimat Başlarında Balıkesir Kazası", s. 5, Zağnos Kültür ve Eğitim Vakfı.
      36. ^ Dr. Osman Turan (1971). "Selçuklular Zamanında Türkiye", s. 22, Turan Nesriyat Yurdu.
      37. ^ Nuri Ünlü (1984). "Anahatlarıyla İslâm tarihi", s. 178, İlahiyat Fakültesi.
      38. ^ Ahmet Refik (1912). "Tarih-i Umumi ", c. 6, s. 290, Kitabhane-yi İslam ve Askeri.
      39. ^ Zekeriya Özdemir (1998). a.g.e., s. 41.
      40. ^ Dr. Osman Turan. a.g.e., s. 75.
      41. ^ Ahmet Yaşar Ocak (2006). "Anadolu Selçukluları ve beylikler dönemi", s. 547, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları.
      42. ^ İbrahim Kafesoğlu (1972). "Selçuklu tarihi", s. 66, Milli Eğitim Basımevi.
      43. ^ Dr. Osman Turan. a.g.e., s. 84.
      44. ^ Reşit Mazhar Ertüzün (1964). "Kapıdağı Yarımadası ve Çevresindeki Adalar", s. 45.
      45. ^ Muharrem Kesik (2003). "Türkiye Selçuklu devleti tarihi", s. 4, Türk Tarih Kurumu Basımevi.
      46. ^ Dr. Osman Turan. a.g.e., s. 90.
      47. ^ Cemal Anadol, Fâzile Abbasova (Ocak 2002). "Türk Kültür ve Medeniyeti", s. 582, IQ Kültür Sanat Yayıncılık. ISBN 975-6618-08-6.
      48. ^ Abdülmecit Mutaf (1996). "Tarihi eserleriyle Balıkesir", s. 6, Balıkesir Belediyesi.
      49. ^ Zekeriya Özdemir (1998). a.g.e., s. 38.
      50. ^ İsmail Hakkı Uzunçarşılı (1984). a.g.e., s. 96.
      51. ^ Mehmet Önder (1995). "Efsâneleri, destânları, hikâyeleriyle şehirden şehire Anadolu", s. 65, Türkiye İş Bankası. ISBN 975-458-073-1.
      52. ^ İsmail Hakkı Uzunçarşılı (1984). a.g.e., s. 96.
      53. ^ Mustafa Çetin Varlık (1974). "Germiyanoğulları Tarihi (1300-1429)", s. 9.
      54. ^ Zeki Velidi Togan. "Umumi Türk Tarihine Giriş", s. 269.
      55. ^ Celil Ender (2000). "Karesi, Saruhan, Aydın ve Menteşe beylikleri paraları", s. 16, Ender Nümismatik Yayınları.
      56. ^ Server Rifat İskit (1957). "Resimli-haritalı mufassal Osmanlı tarihi", s. 74, İskit Yayını.
      57. ^ İsmail Hakkı Uzunçarşılı (1984). a.g.e., s. 101.
      58. ^ Bilge Umar (1993). "Türkiye'deki tarihsel adlar", s. 161, İnkılâp Kitabevi.
      59. ^ İsmail Hakkı Uzunçarşılı (1947). "Osmanlı tarihi", c. 1, s. 123, Türk Tarih Kurumu Basımevi.
      60. ^ Ali Sevim, Yaşar Yücel (1990). "Türkiye tarihi", c. 1, s. 209, Türk Tarih Kurumu Basımevi.
      61. ^ Server Rifat İskit. a.g.e., s. 75.
      62. ^ Aşıkpaşazade (H. 1332). "Tevârih-i Al-i Osmân", s. 44-45.
      63. ^ İsmail Hakkı Uzunçarşılı (1947). a.g.e., s. 124.
      64. ^ (2005) "Fermanlar, Beratlar ve Balıkesir Belgeleri Sergisi", s. 11, T.C. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü.
      65. ^ Zekeriya Özdemir (1998). a.g.e., s. 46.
      66. ^ Ekmeleddin İhsanoğlu (2000). "İki tarafın bakış açısından Türk-Arap münasebetleri", s. 50, İslâm Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi.
      67. ^ Tuncer Baykara (1988). "Anadolu'nun Tarihi Coğrafyasına Giriş I. Anadolu'nun İdarî Taksimatı", s. 85, Türk Kültürü Araştırmaları Enstitüsü Yayınları.
      68. ^ Mahmut Kaplan (2006). "Manisa şehri bilgi şöleni", s. 5, Emek Matbaacılık.
      69. ^ Özer Ergenç (2006). "XVI. Yüzyılın sonlarında Bursa", s. 119, Türk Tarih Kurumu.
      70. ^ Zekeriya Özdemir (1993). a.g.e., s. 49.
      71. ^ Dr. Abdülmecit Mutaf (2003). a.g.e., s. 7.
      72. ^ Claude Cahen (1994). "Osmanlılar'dan Önce Anadolu'da Türkler", s. 628, Türk Kültürü Araştırmaları Enstitüsü Yayınları.
      73. ^ Zekeriya Özdemir (1997). a.g.e., s. 26.
      74. ^ Güler Eren, Kemal Çiçek, Halil İnalcık, Cem Oğuz (1999). "Osmanlı", c. 5, Yeni Türkiye Yayınları.
      75. ^ Behset Karaca (2000). "XV. ve XVI. yüzyıllarda Teke Sancağı", s. 232, Fakülte Kitabevi.
      76. ^ İsmail Hakkı Uzunçarşılı (2000). a.g.e., s. 120.
      77. ^ Aydın Ayhan. a.g.e., s. 129.
      78. ^ Teoman Ergül (1991). "Kurtuluş Savaşında Manisa, 1919-1922", s. 14, Manisa Kültür Sanat Kurumu.
      79. ^ Dr. Abdülmecit Mutaf (2003). a.g.e., s. 18.
      80. ^ Ömer Âli Bey, Metin Kayahan Özgül (1997). "Türkmen kızı", s. 14, Zağnos Kültür ve Eğitim Vakfı.
      81. ^ Bekir Topaloğlu (2005). "Türkiye Diyanet Vakfı İslâm ansiklopedisi", c. 19, s. 13, Türkiye Diyanet Vakfı.
      82. ^ Hilmi Yücebaş (1958). "Bütün cepheleriyle Mehmet Âkif", s. 13, A. Halit Kitabevi.
      83. ^ Hikmet Adın (1991). "Balıkesir, Balya, Ilıca, Şamlı yöreleri", s. 247.
      84. ^ Bülent Özdemir, Zübeyde Güneş Yağcı. a.g.e., s. 303.
      85. ^ Dr. Abdülmecit Mutaf (2003). a.g.e., s. 17.
      86. ^ Mustafa Turan (2006). "Yunan Mezalimi", s. 251, Atatürk Araştırma Merkezi.
      87. ^ Mücteba İlgürel (1997). "Balıkesir Kongreleri", s. 35.
      88. ^ Kâzım Özalp (1988). "1919-1922 Milli Mücadele", c. 1, s. 134, Türk Tarih Kurumu Basımevi. ISBN 975-17 1888-0.
      89. ^ Doç. Dr. Mediha Akarslan (1998). "Türk Milli Mücadelesi’nin Balıkesir Cephesi", s. 61, T.C. Balıkesir Valiliği Kültür Yayınları. ISBN 975-17 1888-0.
      90. ^ Zekeriya Özdemir (1993). a.g.e., s. 99.
      91. ^ (1978) "Atatürk Üniversitesinin kuruluşunun XX. yıl armağanı", c. 4, s. 338, Atatürk Üniversitesi.
      92. ^ "18 Temmuz 1984", Yeni Haber.
      93. ^ "Doğru Yaptı-20 Ağustos 1999", Sabah gazetesi.
      94. ^ a b c "Fiziki Özellikler" (Türkçe). Balıkesir İli Kültür ve Turizm Müdürlüğü. 28 Temmuz 2009 tarihinde, 21:44 saatinde erişilmiştir.
      95. ^ Metin Ayışığı (2007). "Balıkesir Sempozyumu: 17-20 Kasım 2005", s. 14, Balıkesir Belediyesi.
      96. ^ Ahmet Yorulmaz (1991). "Ayvalık'ı gezerken", s. 110, Geylân Kitabevi.
      97. ^ Tacettin Akkuş. a.g.e., s. 1.
      98. ^ (1969) "Balıkesir il yıllığı, 1967", s. 326, Çelikcilt Matbaası.
      99. ^ "Bitki Örtüsü ve Fauna" (Türkçe). Balıkesir İli Kültür ve Turizm Müdürlüğü. 29 Temmuz 2009 tarihinde, 22:11 saatinde erişilmiştir.
      100. ^ (1976-1977) "Larousse Gençlik Ansiklopedisi", c. 1, s. 191, Meydan Gazetecilik ve Neşriyat.
      101. ^ Hüsamettin Toros (1965). "Türkiye vilâyetleri-sanayii-turizm ansiklopedisi", s. 91, Uycan Matbaasi.
      102. ^ "İklim" (Türkçe). Balıkesir İli Kültür ve Turizm Müdürlüğü. 30 Temmuz 2009 tarihinde, 13:12 saatinde erişilmiştir.
      103. ^ (2003) "Türkiye sorunlarına çözüm konferansı-V", s. 324, Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü.
      104. ^ "Ulaştırma Bakanı Balıkesir'de" (Türkçe). T.C. Balıkesir Valiliği. 26 Temmuz 2009 tarihinde, 15:47 saatinde erişilmiştir.
      105. ^ "Anadolu Kaplanları teşviklerle büyüdü" (Türkçe). Yeni Şafak gazetesi. 1 Ağustos 2009 tarihinde, 16:17 saatinde erişilmiştir.
      106. ^ "Ekonomi" (Türkçe). Yeni Balıkesir gazetesi. 3 Ağustos 2009 tarihinde, 13:30 saatinde erişilmiştir.
      107. ^ "Rize özel, Balıkesir devletin" (Türkçe). samanyoluhaber.com. 3 Ağustos 2009 tarihinde, 14:34 saatinde erişilmiştir.
      108. ^ a b (2005) "Türkiye İller Ansiklopedisi", c. 1, s. 160, Milliyet gazetesi.
      109. ^ "İllere Göre GSYH" (Türkçe). Türkiye İstatistik Kurumu. 5 Ağustos 2009 tarihinde, 14:25 saatinde erişilmiştir.
      110. ^ (2001) "Tarih Boyunca Anadolu'da Doğal Afetler ve Deprem Semineri, 22-23 Mayıs", s. 193, İstanbul Üniversitesi, Tarih Araştırma Merkezi.
      111. ^ a b "Ekonomik Yapı" (Türkçe). Balıkesir İli Kültür ve Turizm Müdürlüğü. 3 Ağustos 2009 tarihinde, 19:02 saatinde erişilmiştir.
      112. ^ a b c d "Balıkesir İl Raporu" (Türkçe). Ege Ekonomiyi Geliştirme Vakfı. 4 Ağustos 2009 tarihinde, 12:04 saatinde erişilmiştir.
      113. ^ a b "Genel Coğrafya" (Türkçe). Balıkesir Barosu. 3 Ağustos 2009 tarihinde, 19:03 saatinde erişilmiştir.
      114. ^ "Türkiye İller Ansiklopedisi", c. 1, s. 161, Milliyet gazetesi.
      115. ^ "Tarih Boyunca Anadolu'da Doğal Afetler ve Deprem Semineri, 22-23 Mayıs", s. 325.
      116. ^ Selâhattin Tuncer (1972). "Türkiye'de pamuk", s. 8, İktisadi Araştırmalar Vakfı.
      117. ^ "Balıkesir'de Sanayi" (Türkçe). Balıkesir Sanayi Odası. 4 Ağustos 2009 tarihinde, 10:45 saatinde erişilmiştir.
      118. ^ "Balıkesir Kırmızı Et Üretiminde Birinci" (Türkçe). Balıkesirim.com. 4 Ağustos 2009 tarihinde, 11:46 saatinde erişilmiştir.
      119. ^ "Yumurta Tavukçuluğu Projesi" (Türkçe). Balıkesir İl Çevre ve Orman Müdürlüğü. 4 Ağustos 2009 tarihinde, 11:22 saatinde erişilmiştir.
      120. ^ a b c "Türkiye İller Ansiklopedisi", c. 1, s. 162, Milliyet gazetesi.
      121. ^ "Son domuz çiftliği de kapatılıyor" (Türkçe). ntvmsnbc.com. 4 Ağustos 2009 tarihinde, 11:37 saatinde erişilmiştir.
      122. ^ a b "İl Çevre Durum Raporu 2006" (Türkçe). Balıkesir Valiliği İl Çevre ve Orman Müdürlüğü. 5 Ağustos 2009 tarihinde, 13:10 saatinde erişilmiştir.
      123. ^ "Türkiye İller Ansiklopedisi", c. 1, s. 163, Milliyet gazetesi.
      124. ^ "Lisans Eğitimi Programı, Avrupa Kredi Transfer Sistemi Kılavuzu" (Türkçe). Balıkesir Üniversitesi, Mühendislik Mimarlık Fakültesi, Jeoloji Mühendisliği Bölümü. 5 Ağustos 2009 tarihinde, 14:23 saatinde erişilmiştir.
      125. ^ Mustafa Salman. a.g.e., s. 31.
      126. ^ "Alaçam Madencilik" (Türkçe). Ametisttasi.com. 2 Eylül 2009 tarihinde, 11:04 saatinde erişilmiştir.
      127. ^ a b (1973) "Hürriyet ansiklopedik yıllığı", s. 366, Hürriyet.
      128. ^ "Balıkesir kültürel ve turistik mekanlar" (Türkçe). Zaman gazetesi. 7 Ağustos 2009 tarihinde, 15:21 saatinde erişilmiştir.
      129. ^ "Balıkesir'in Tarihçesi" (Türkçe). Balıkesir Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü. 7 Ağustos 2009 tarihinde, 16:06 saatinde erişilmiştir.
      130. ^ "Kara Sporları" (Türkçe). Balıkesir İli Kültür ve Turizm Müdürlüğü. 7 Ağustos 2009 tarihinde, 15:58 saatinde erişilmiştir.
      131. ^ "Sit Alanları" (Türkçe). Balıkesir İli Kültür ve Turizm Müdürlüğü. 28 Ağustos 2009 tarihinde, 13:04 saatinde erişilmiştir.
      132. ^ Türkiye'deki müzeler listesi sayfasındaki müze sayısına göre verilmiş rakamdır.
      133. ^ "Balıkesir Müzesi Müdürlüğü" (Türkçe). Balıkesir İli Kültür ve Turizm Müdürlüğü. 27 Ağustos 2009 tarihinde, 19:00 saatinde erişilmiştir.
      134. ^ "Kent Arşivi" (Türkçe). Balıkesir Belediyesi. 27 Ağustos 2009 tarihinde, 18:10 saatinde erişilmiştir.
      135. ^ a b c d Hikmet Bila (1986). "Almanak Türkiye", s. 228, Milliyet gazetesi.
      136. ^ a b c d e M. Reşit Kıpçak. a.g.e., s. 22.
      137. ^ a b "Balıkesir il yıllığı, 1967", s. 103.
      138. ^ a b c d "İl Çevre Durum Raporu 2003" (Türkçe). Balıkesir Valiliği İl Çevre ve Orman Müdürlüğü. 21 Ağustos 2009 tarihinde, 16:53 saatinde erişilmiştir.
      139. ^ "Nüfus" (Türkçe). Devlet Planlama Teşkilatı. 21 Ağustos 2009 tarihinde, 17:00 saatinde erişilmiştir.
      140. ^ "Nüfus" (Türkçe). Balıkesir Barosu. 21 Ağustos 2009 tarihinde, 16:59 saatinde erişilmiştir.
      141. ^ a b "İllere göre ilçe, bucak, belde ve köy nufusları - 2008" (Türkçe). Türkiye İstatistik Kurumu. 13 Ağustos 2009 tarihinde, 10:21 saatinde erişilmiştir.
      142. ^ "İllere göre il/ilçe merkezi, belde/ köy nüfusu ve yıllık nüfus artış hızı" (Türkçe). Türkiye İstatistik Kurumu. 14 Ağustos 2009 tarihinde, 15:26 saatinde erişilmiştir.
      143. ^ a b "Balıkesir İli Gelişmişlik Performansı" (Türkçe). Devlet Planlama Teşkilatı. 14 Ağustos 2009 tarihinde, 21:42 saatinde erişilmiştir.
      144. ^ "Okuma yazma durumu ve cinsiyete göre il/ilçe merkezleri nüfusu ( 6 +yaş ) - 2008" (Türkçe). Türkiye İstatistik Kurumu. 14 Ağustos 2009 tarihinde, 15:35 saatinde erişilmiştir.
      145. ^ "Okuma yazma durumu ve cinsiyete göre belde/köy nüfusu ( 6 +yaş ) - 2008" (Türkçe). Türkiye İstatistik Kurumu. 14 Ağustos 2009 tarihinde, 15:36 saatinde erişilmiştir.
      146. ^ "Balıkesir / İkamet edilen ile göre nüfusa kayıtlı olunan il - 2008" (Türkçe). Türkiye İstatistik Kurumu. 14 Ağustos 2009 tarihinde, 16:04 saatinde erişilmiştir.
      147. ^ "İstanbul / İkamet edilen ile göre nüfusa kayıtlı olunan il - 2008" (Türkçe). Türkiye İstatistik Kurumu. 14 Ağustos 2009 tarihinde, 21:49 saatinde erişilmiştir.
      148. ^ "İzmir / İkamet edilen ile göre nüfusa kayıtlı olunan il - 2008" (Türkçe). Türkiye İstatistik Kurumu. 14 Ağustos 2009 tarihinde, 21:49 saatinde erişilmiştir.
      149. ^ "Bursa / İkamet edilen ile göre nüfusa kayıtlı olunan il - 2008" (Türkçe). Türkiye İstatistik Kurumu. 14 Ağustos 2009 tarihinde, 21:49 saatinde erişilmiştir.
      150. ^ "Manisa / İkamet edilen ile göre nüfusa kayıtlı olunan il - 2008" (Türkçe). Türkiye İstatistik Kurumu. 14 Ağustos 2009 tarihinde, 21:49 saatinde erişilmiştir.
      151. ^ "Ankara / İkamet edilen ile göre nüfusa kayıtlı olunan il - 2008" (Türkçe). Türkiye İstatistik Kurumu. 14 Ağustos 2009 tarihinde, 21:49 saatinde erişilmiştir.
      152. ^ "Çanakkale / İkamet edilen ile göre nüfusa kayıtlı olunan il - 2008" (Türkçe). Türkiye İstatistik Kurumu. 14 Ağustos 2009 tarihinde, 21:49 saatinde erişilmiştir.
      153. ^ "Kilis / İkamet edilen ile göre nüfusa kayıtlı olunan il - 2008" (Türkçe). Türkiye İstatistik Kurumu. 14 Ağustos 2009 tarihinde, 21:49 saatinde erişilmiştir.
      154. ^ "Turkey: Alevi Population by Province" (İngilizce). Washington Yakın Doğu Araştırmaları Enstitüsü. 4 Aralık 2009 tarihinde, 16:34 saatinde erişilmiştir.
      155. ^ Aydın Ayhan. a.g.e., s. 206.
      156. ^ "Yılbaşı rezaletleri hutbesi!" (Türkçe). Vatan gazetesi. 16 Ağustos 2009 tarihinde, 12:56 saatinde erişilmiştir.
      157. ^ "Dönem: 20, Cilt: 18, Yasama Yılı: 1" (Türkçe). TBMM. 17 Ağustos 2009 tarihinde, 20:06 saatinde erişilmiştir.
      158. ^ Örneğin Taksiyarhis Kilisesi ve Saatli Camii
      159. ^ "Bayramlar" (Türkçe). Balıkesir İli Kültür ve Turizm Müdürlüğü. 15 Ağustos 2009 tarihinde, 21:07 saatinde erişilmiştir.
      160. ^ "Balıkesir ve Çevresindeki Yatırları Fonksiyonları Açısından Bir Değerlendirme" (Türkçe). Balıkesir Üniversitesi. 15 Ağustos 2009 tarihinde, 16:48 saatinde erişilmiştir.
      161. ^ "Balıkesir il yıllığı, 1967", s. 148.
      162. ^ M. Reşit Kıpçak (1968). "Turistik Ekonomik Balıkesir", s. 123, Acar Matbaası.
      163. ^ "Mutfak ve Yemek Kültürü" (Türkçe). Balıkesir İli Kültür ve Turizm Müdürlüğü. 18 Ağustos 2009 tarihinde, 14:01 saatinde erişilmiştir.
      164. ^ "Kış Şöleni Deve Güreşleri Başlıyor" (Türkçe). Haberler.com. 2 Eylül 2009 tarihinde, 11:38 saatinde erişilmiştir.
      165. ^ a b (2003) "Türkiye'nin geleceği", s. 324, Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü.
      166. ^ Dr. Yahya Akyüz (Mart 1994). "Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi-Sayı:28" (HTML), Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu.
      167. ^ "Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına" (Türkçe). TBMM. 14 Ağustos 2009 tarihinde, 14:09 saatinde erişilmiştir.
      168. ^ (1999) "Türkiye Cumhuriyeti'nin 75.Yılında Balıkesir", s. 158, Balıkesir Valiliği.
      169. ^ "Balıkesir'de 53 Belediye Başkanı Seçilecek" (Türkçe). Balıkesirim.com. 12 Ağustos 2009 tarihinde, 15:32 saatinde erişilmiştir.
      170. ^ "Havaalanları" (Türkçe). Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü. 20 Ağustos 2009 tarihinde, 14:34 saatinde erişilmiştir.
      171. ^ "Edremit’te toplantı fiyaskosu yaşandı" (Türkçe). Milliyet gazetesi. 22 Ağustos 2009 tarihinde, 15:12 saatinde erişilmiştir.
      172. ^ Dr. Abdülmecit Mutaf (2003). a.g.e., s. 37.
      173. ^ "Otoyollar Haritası" (Türkçe). Karayolları Genel Müdürlüğü. 24 Ağustos 2009 tarihinde, 12:40 saatinde erişilmiştir.
      174. ^ "Midilli'ye feribot" (Türkçe). Radikal gazetesi. 27 Ağustos 2009 tarihinde, 15:44 saatinde erişilmiştir.
      175. ^ "Balıkesir Devlet Hastaneleri" (Türkçe). Balıkesir Sağlık Müdürlüğü. 24 Ağustos 2009 tarihinde, 15:11 saatinde erişilmiştir.
      176. ^ "Balıkesir Özel Hastaneleri" (Türkçe). Balıkesir Sağlık Müdürlüğü. 24 Ağustos 2009 tarihinde, 15:15 saatinde erişilmiştir.
      177. ^ "İstatistikler" (Türkçe). Eczanetr.com. 24 Ağustos 2009 tarihinde, 15:18 saatinde erişilmiştir.
      178. ^ "Sağlık Ocaklar" (Türkçe). Balıkesir Sağlık Müdürlüğü. 24 Ağustos 2009 tarihinde, 16:18 saatinde erişilmiştir.
      179. ^ "Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakültesi" (Türkçe). Balıkesir Üniversitesi. 24 Ağustos 2009 tarihinde, 15:20 saatinde erişilmiştir.
      180. ^ Dr. Abdülmecit Mutaf (2003). a.g.e., s. 53,54.
      181. ^ "Balıkesir Lisesi'nin Tarihçesi" (Türkçe). Balıkesir Lisesi. 18 Ağustos 2009 tarihinde, 15:17 saatinde erişilmiştir.
      182. ^ "Okulumuzun Tarihçesi" (Türkçe). Alişuuri İlköğretim Okulu. 18 Ağustos 2009 tarihinde, 15:23 saatinde erişilmiştir.
      183. ^ "Anasayfa" (Türkçe). Kayabey İlköğretim Okulu. 18 Ağustos 2009 tarihinde, 15:24 saatinde erişilmiştir.
      184. ^ Erdoğan Başar (2004). "Millî Eğitim bakanlarının eğitim faaliyetleri, 1920-1960", s. 365, T.C. Milli Eğitim Bakanlığı.
      185. ^ "Üniversitemizin Tarihçesi" (Türkçe). Balıkesir Üniversitesi. 19 Ağustos 2009 tarihinde, 7:25 saatinde erişilmiştir.
      186. ^ (1999) "Türkiye Cumhuriyeti'nin 75.Yılında Balıkesir", s. 127.
      187. ^ "Spor'un Tarihçesi" (Türkçe). Balıkesir Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü. 27 Eylül 2009 tarihinde, 12:58 saatinde erişilmiştir.
      188. ^ Hikmet Bila. a.g.e., s. 232.
      • Kısaltmalar; a.g.e. (adı geçen eser), c (cilt), s (sayfa), s. x-x (sayfa x ile x arası), s. x,x (sayfa x ve x)

      Dış bağlantılar [değiştir]

      Commons-logo.svg
      Wikimedia Commons'ta:
      Balıkesir (il) ile ilgili çoklu ortam kategorisi bulunur.

      Gaziantep (il)

      Vikipedi, özgür ansiklopedi
       
      Git ve: kullan, ara
      Bu madde Gaziantep ilinden bahsetmektedir. İl merkezi hakkında bilgi için Gaziantep maddesine bakabilir ya da başlığın diğer anlamları için Gaziantep (anlam ayrımı) sayfasına gidebilirsiniz.
      Flag of Turkey.svg Gaziantep ili
      Gaziantep ilinin konumu
      İdarî Teşkilat
      Vali: Süleyman Kamçı
      İstatistikler
      Nüfus 1.612.427[1]
      ― Şehir nüfusu 1.410.527[1]
      ― Köy nüfusu 119.432[1]
      Yüzölçümü 7.642 km²
      Nüfus yoğunluğu 61.60 kişi/km²
      Genel bilgiler
      Bölge Güneydoğu Anadolu Bölgesi
      Alan kodu 0342 -0343
      Valilik Web sitesi gaziantep.gov.tr

      Gaziantep ili, Güneydoğunun Nufus Olarak En Büyük İlidir . Sanayi ve gelişmişlik bakımından birincidir. Nüfusu 1,5 milyonun üzerindedir. Gaziantep Türkiye'nin en büyük, en modern, en gelişmiş kentlerindendir. Türkiye'nin sayılı sanayii şehirlerinden biridir. Şehitkamil, Şahinbey olmak üzere iki merkez ilçesi vardır.Gaziantep ilinin yarısına yakını Akdeniz Bölgesi'nde, daha büyük bir bölümü ise Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndedir. İl, doğuda Şanlıurfa ili'nin Birecik ve Halfeti ilçeleri, kuzeyde Adıyaman ili'nin Besni, Kahramanmaraş ili'nin Pazarcık, batısında Osmaniye il'inin Bahçe ve güneyide ise Hatay ili'nin Hassa ilçesi, Suriye sınırı ve Kilis ili ile çevrilidir. İlin denize kıyısı yoktur.

      Konu başlıkları

      [gizle]

      Coğrafi Özellikler [değiştir]

      Gaziantep'te çok sayıda pınar bulunmasına karşın hiç doğal göl bulunmamaktadır. Bu yüzden şehrin bir çok yerine yapay göller ve barajlar inşa edilmiştir. İlin en önemli akarsuyu Fırat Nehri ve kollarıdır. Gaziantep ilinde çok az doğal orman bulunmaktadır. İldeki toprakların sadece %14'ü ormanlık alanlarla kaplıdır. Bu ormanlarda özellikle meşe ve kızılçam ağaçları hâkikmdir. Meşe ormalarının hepsi bozuk olup koruma altındadırlar. Kızılçam ormanlarının çoğunluğu yapay ormandır. Gaziantep ilinin batı ve kuzey çevreleri ormanlık, bozkır ve meralarla çevrilidir. İlin topraklarının yüzde 60'ı tarıma elverişlidir. Bu kısım, tarlalar, zeytin, antep fıstığı, meyve ve sebze bahçeleri ile bağlarla kaplıdır.[2]
      İldeki başlıca dağlar, ilin batısndaki Nur Dağları ile Sof Dağları'dır. Nur ve Sof Dağları arasınadki bölge levha hareketleri sonucu oluşmuş bir çöküntüdür. İldeki en yüksek dağ ise 1496 metre yüksekliği ile Büyük Sof Dağı'dır. İldeki başlıca ovalar ise İslahiye, Barak ve Tılbaşar ovalarıdır.

      Gaziantep ilinde Nurdağı ve İslahiye 1. derece, merkez ilçeler, Yavuzeli ve Araban 2. derece, Oğuzeli, Nizip ve Karkamış ise üçüncü derece deprem bölgesidir.[3]

      İklimi [değiştir]

      Konumu sebebiyle Gaziantep ilinde Akdeniz ve Karasal iklimlerinin bir karışımı görülmektedir. Hava özellikle Haziran, 1927 yılı nüfus sayımında 214.499 olan il nüfusu geçen 70 yıl içerisinde %534 oranında artış göstermiştir. Bu artış oranı aynı dönem için Türkiye genelinde % 317 olmuştur. Gaziantep uzun yıllar dikkate alındığında Türkiye nüfus artış hızının çok üzerinde bir nüfus artışı göstermiştir. Bunun sebebi ise aşırı dercede göç almasıdır. [4]

      İlin Ekonomisi [değiştir]

      Antepfıstığı (Pistachio vera), Gaziantep ilinde en çok tarımı yapılan üründür.

      Gaziantep ulaşım olanakları ve liman kentlerine yakınlığı sebebiyle ekonomik açıdan çok zengindir. Gaziantep'teki en önemli geçim kaynakları, tarım, hayvancılık, enerji kaynakları, el sanatları, sanayi ve ticarettir. Güneydoğu Anadolu Projesi'nin tamamlanması ile ilde tarım ve tarıma bağlı sanayinin önemli ölçüde gelişmesi planlaıyor.

      Tarım ve Hayvancılık [değiştir]

      Gaziantep İlindeki Büyükbaş ve Küçükbaş Hayvan Türü ve Sayısı
      Türü Sayısı
      Koyun 420.000
      Keçi 230.000
      Sığır 45.000
      At 11.190
      Eşek 11.160
      Katır 1.000

      Gaziantep'in ekonomisinde tarım çok önemli bir yer tutmaktadır. Gaziantep ilindeki yaklaşık 760.000 hektarlık arazinin yaklaşık 230.000 hektarlık alanı tarım amaçlı kullanılır. İldeki topraklar verimli olmasına karşılık yağış miktarı özellikle yaz aylarında az olduğu için tarım olması gereken kadar yaygın değildir. İldeki en önemli tarım ürünleri buğday, arpa, mercimek, nohut, karpuz, kavun, soğan, sarımsak, pamuk, üzüm, domates, biber, patlıcan, fasulye, turp ve havuçtur. Ayrıca ağaç olarak özellikle antepfıstığı, zeytin ve nar yetiştirilmektedir. İlde en çok yetişen ürünler artık kentin bir simgesi hâline gelen antepfıstığı ve üzümdür. Gaziantep'te tarım kadar olmasa da hayvancılığın da önemli bir yeri vardır. İlde mera alanları çok olmasına karşın, verimsiz olduğu için özellikle küçükbaş hayvan yetiştirilir. İlde yaklaşık 600.000 tavuk bulunmaktadır ve yılda ortalama 75.000 yumurta elde edilmektedir. Arıcılık ise küçük aile işletmeciliği şeklinde yapılmaktadır. İlde yaklaşık 10.000 kovan bulunup, yılda ortalama 60.000 kg. bal üretilmektedir. İlden Arap ülkelerine çok sayıda canlı hayvan ihraç edilir.

      Madenler ve enerji kaynakları [değiştir]

      Gaziantep, madenler bakımından çok zengin değildir. Bu yüzden de ilde madencilik yaygın bir uğraş değildir. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü'ne (MTA) göre Gaziantep'te boksit, demir, dolomit, fosfat, gümüş, krom, maden kömürü, doğalgaz ve petrol bulunur[5]. Ancak sadece kum, kil ve taş çıkarılmaktadır.

      İlde elektrik üretiminde en çok hidroelektrik enerjiden faydalanılmaktadır. Elektrik üretiminde Karkamış ve Birecik barajları bulunur. Su ısıtmak amacıyla ise güneş enerjisinden faydalanılmaktadır.

      Eğitim [değiştir]

      Cumhuriyetin ilk yıllarında ildeki eğitim oranı %8'di. Şimdi ise ildeki okur yazarlık oranı %90'ı aşmıştır.[6] İlde çok sayıda okul bulunmaktadır. 1988 yılında ilde 15'i özel, 9 okul öncesi, 7'si özel 442 ilköğretim okulu, 5'i özel 27 genel lise, 25 mesleki ve teknik lise, 3 fen lisesi, 8 halk eğtim okulu, 5 çıraklık eğitim merkezi, 1 eğitim araçları donatım merkezi, 1 rehberlik ve araştırma merkezi ve 1 sağlık eğitim merkezi bulunmaktadır. Kentteki anadolu liselerinden birkaçı ise Gaziantep Anadolu Lisesi, Fitnat Nuri Tekerekoğlu Anadolu Lisesi ve Akınal Anadolu Lisesi'dir. Kentte ayrıca 35 özel kurs ve 7 öğretmenler evi bulunmaktadır.
      Ayrıca Gaziantep'te şu an 3 tane üniversite bulunmaktadır. Bunlar Gaziantep, Gazikent Üniversiteleri ve daha yeni açılan Zirve Üniversitesidir. [7] Gaziantep Üniversitesi, Nizip ve Oğuzeli ilçelerine de yayılarak 11 fakülte, 3 yüksekokul, Türk Musikisi Devlet Konservatuarı, 3 enstitü ve 9 meslek yüksekokuluna sahiptir.[8]

      Ulaşım [değiştir]

      Gaziantep, Anadolu ile Mezopotamya arasında yer aldığı için tarih boyunca hep ticaret yolları üzerinde yer almıştır. Bunlardan en önemlisi İpek Yolu'dur. Bu sebepten dolayı ilde kara ve hava ulaşımı çok gelişmiştir. Gaziantep'in denie kıyısı olmadığı için kentte deniz ulaşımı yapılamamaktadır. En yakın liman kenti İskenderun'dur.

      Kara ulaşımı [değiştir]

      Gaziantep ili, E-24 ve E-6 karayolları üzerinde olduğu için kara ulaşımında çok gelişmiştir. Özellikle Avrupa'dan Asya ve Afrika'ya geçişi sağlayan otoyol, kentin gelişiminde önemli rol oynar.
      Kent ayrıca Suriye'ye sınırı olması nedeniyle Halep ve Şam kentlerine de ulaşımda uğrak yeridir. Gaziantep kentinden her gün , Adana, Ankara, Birecik, Elazığ, Kahramanmaraş, Karkamış, Malatya, Nizip, Nusaybin ve Osmaniye'ye demiryolu seferleri yapılır. Ayrıca kentin Halep kentine de demiryolu seferleri bulunmaktadır.

      Hava ulaşımı [değiştir]

      Gaziantep ili, hava ulaşımı bakımından da çok gelişmiştir. İlde Gaziantep Oğuzeli Havaalanı adında uluslararası havaalanı bulunmaktadır. Her gün İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya'ya tarifeli uçak seferleri yapılmakla beraber, diğer illere de Ankara bağlantılı uçak seferleri yapılmaktadır. Ayrıca Almanya, Hollanda ve Fransa'ya direkt uçuşlar vardır.[9]

      Yönetim [değiştir]

      Valiler [değiştir]

      Gaziantep valileri [10]
      İsim Görev Yılı
      Süleyman Kamçı 2006 - günümüz
      Mehmet Lütfullah Bilgin 2003-2006
      Erhan Tanju 2000-2003
      Muammer Güler 1994-2000
      Recep Birsin Özen 1992-1994
      Erhan Tanju 1991-1992

      Ayrıca bakınız [değiştir]

      Kaynakça [değiştir]

      Yazılı kaynaklar
      • Temel Britannica Ansiklopedisi. Cilt 7.
      • Ana Britannica Ansiklopedisi. Cilt 13.
      • Büyük Larousse Sözlük ve Ansiklopedisi. Cilt 9.

      Dış bağlantılar [değiştir]

      Konuyla ilgili diğer Wikimedia sayfaları :

      Commons'ta Gaziantep (il) ile ilgili çoklu ortam dosyaları bulunmaktadır.

      Vikisözlük'te Gaziantep (il) ile ilgili kelime açıklaması bulunmaktadır.

      VikiKaynak'ta Gaziantep (il) ile ilgili belge kayıtları bulunmaktadır.

      Vikisöz'de Gaziantep (il) ile ilgili özlü sözler bulunmaktadır.


       

      Eğitim Kurumları
      Resmî Kurumlar
      Diğer Siteler



       

Bugün 5881 ziyaretçi (9942 klik) kişi burdaydı!
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol