|
fırat - şehirlerle ilgili bilgilerimiz
|
|
Malatya (il)
Vikipedi, özgür ansiklopedi
- Bu madde Malatya il sınırları içindeki tüm bölgeyi kapsamaktadır. Başlığın diğer anlamları için Malatya (anlam ayrımı) sayfasına gidiniz.
Malatya, Türkiye’deki 81 ili oluşturan illerden birisidir. Doğu Anadolu Bölgesi’nin Yukarı Fırat Bölümü’nde bulunur. Bulunduğu konumda bölgenin en gelişmiş şehridir.[2] İlk olarak Hitit döneminde kurulmuştur. O günden bugüne el değiştirerek yıkılıp yeniden yapılarak günümüze kadar gelmiştir.[2]
Malatya, kayısı diyarı olarak bilinir. İlde yetişen kayısılar, dünya genelinde ünlüdür ve kayısı üretiminin % 80'ini Malatya Ovası’nda bulunan kayısı bahçeleri sağlar.[3]
Malatya'nın adı Kültepe tabletlerinde Melita olarak, Hitit tabletlerinde "Maldia" olarak geçmektedir. Malatya kelimesi Hititçe bal anlamına gelen Melid kelimesinden türetilmiştir.[kaynak belirtilmeli]
Eski çağ coğrafyacılarından Strabon, Malatya'yı, kesin olarak belirtmemekle birlikte, Komagene sınırında Kapadokya Krallığı’nın (M.Ö. 280-212) on valiliğinden biri olarak göstermiştir.[kaynak belirtilmeli]
- Ana madde: Malatya Tarihi
Malatya 5 milyon yıl önce denizdi. [4]
Hititler M.Ö. 2000 yıllarının başında bu bölgede hüküm sürmeye başlamışlardır.
M.Ö. 1750 yıllarında Kuşsara Kralı Anitta, Anadolu'yu tek bir yönetim altında toplayarak siyasi birliği sağlamış ve Malatya'yı da bu birliğe dâhil etmiştir. II. Murşili, Muvattalli ve III. Hattuşili dönemlerinde Malatya, Hitit merkezine bağlı kalmıştır.
Asur Kralı Sanherib (M.Ö. 705-M.Ö. 681) döneminde Asur egemenliğine giren Malatya, daha sonra Med ve Perslerin hâkimiyetine girmiştir.
M.Ö. 4. yüzyılda Makedonya Kralı İskender'in Anadolu'yu ele geçirmesinden sonra, Malatya Helenistik kültürün etkisinde kalmıştır. Bu tarihten sonra Malatya sırasıyla, Medlerin, Perslerin, Romalıların, Bizanslıların, Selçukluların egemenliği altına girmiştir.
Osmanlı dönemi [değiştir]
1515 yılından itibaren Osmanlı yönetimi altına giren Malatya, Harput Vilayeti’ne bağlı iken, Cumhuriyetle birlikte (20 Nisan 1924 Anayasası 89. maddesi ile) il olmuştur. İl olduktan sonraki ilk belediye başkanı, Hasanbey Caddesi'ne de ismi verilen son Osmanlı beyi Hasan Derinkök'tür.[5]
Cumhuriyet dönemi [değiştir]
Malatya ili 1927-1931 yıllarında; Adıyaman, Kahta, Arapkir, Akçadağ, Hekimhan, Pütürge ve Kemaliye (Eğin) ilçelerinden oluşuyordu. Toplam nüfusu 258,331 olup merkez nüfusu köylerle birlikte 56,528’dir. Vali Mehmet Tevfik Bey, belediye başkanı Mehmet Naim Karaköylü idi. Belediye binası Emir Ahmedoğlu Hanı’ndaydı.
Şehirde Cumhuriyet Halk Partisi, Türk Ocağı, Türk Hava Kurumu, Kızılay kurumlarının birer şubesi bulunmaktaydı.[6]
Doğu Anadolu Bölgesi'nin Yukarı Fırat Havzası'nda yer almaktadır. Doğuda Elazığ (98 km) ve Diyarbakır (251 km), güneyde Adıyaman (185 km), batıda Kahramanmaraş (219 km), kuzeyde Sivas (245 km) ve Erzincan (363 km) illeri ile çevrilidir.
İl genelinde yer alan dağların başlıcaları Malatya Dağları, Nurhak Dağları, Akçababa Dağları, Yama Dağı iken, başlıca akarsular Söğütlü Çayı, Morhamam Çayı, Kuruçay, Tohma Suyu, Sultansuyu, Sürgü Suyu, Beylerderesi, Mamıhan ve Şiro Çayı'dır.
Ayrıca Beydağları'nın o muazzam görüntüsü, o uzantısı şehre ayrı bir güzellik katmaktadır. İl, İç Anadolu, Akdeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin arasında tampon bir bölge olma özelliğini de taşımaktadır.
Malatya ili, deprem kuşağı bakımından ikinci büyük fay kuşağında yer alır. Bölgenin dağlık ve dinamik bir yer hareketliliğine maruz kalması sonucu depremler sık sık meydana gelir. Yani kıvrımlı bir arazi şekli yaygındır. Malatya'nın deniz seviyesinden yüksekliği 960 metredir (merkez).
Malatya ilinde karasal iklim koşulları hüküm sürer. Evvel çok çetin kış ayları yaşanıyor olsa da, Malatya'daki su potansiyeli sebebiyle son yıllarda inşa edilen barajlar il genelinde iklimi fazlaca yumuşatmıştır.
Akarsular ve Göller [değiştir]
Orduzu-Pınarbaşı gölleri meşhurdur; piknik ve dinlenme merkezidir. Ayrıca Fırat'ın büyük bir bölümü de Malatya'nın doğusundan geçmektedir. Pütürge ilçesinin Şiro Çayı da meşhur akarsularındandır ve bu akarsu balığıyla ünlüdür.
Malatya il topraklarının % 54’ü çayır ve meralarla, % 31’i ekili ve dikili arazi ile kaplıdır. Ormanı azdır, ormanlık alanı % 10’dur. Geniş Malatya Ovası, bozkır görünümündedir. Akarsu çevreleri orman gibi uzayan kayısı bahçeleri ile kaplıdır. Malatya Toroslarında en çok meşe, vadi yamaçlarında ardıç ağaçlarına rastlanır. Platolar çayır bakımından zengindir.
Malatya Alüvyal Topraklar [değiştir]
Bu topraklar, akarsular tarafından taşınan, depolanan materyaller üzerinde oluşan genç topraklardır. Üzerlerindeki bitki örtüsü iklime bağlıdır. Bulundukları iklime uyabilen her türlü kültür bitkisinin yetiştirilmesine elverişli ve üretken topraklardır.
Alüvyal topraklar Malatya ilinde daha çok Fırat Nehri ile Tohma Çayı boyunca uzanmaktadır. Toplam alanları 20.236 hektardır. Bunun 19.703 hektarı birinci sınıf, 442 hektarı yetersiz drenajlı ve ikinci sınıf, 95 hektarı ise kötü drenajlı üçüncü sınıf arazilerden oluşmaktadır.
Malatya Bazaltik Topraklar [değiştir]
Bu topraklar genellikle orta derin veya sığdır. Ağır killi topraklardır ve profilleri iyi gelişmemiştir. Malatya’da bu topraklar Kürecik bucağının batısında ve güneyinde ve Arapgir ile Arguvan arasında bulunurlar. 75.080 hektarlık ölçümleri ile ilde % 6,1′lik yer tutan Bazaltik toprakların %26’sı toprak işlemeli tarıma uygundur. %66′lık kısmı meradır.
Cumhuriyet döneminde 1927'den itibaren, düzenli olarak nüfus sayımları yapılır.
Malatya, ekonomik olarak bölgenin en gelişmiş şehridir. Ekonomi başlıca kayısıya dayanır. Malatya'da bulunan birçok kayısı fabrikası istihdam sağlar. Bunun yanında, tekstil fabrikaları ekonomiye can verir. Malatya'da iki organize sanayi bölgesi bulunmaktadır ve üçüncü organize sanayi bölgesinin altyapı ihaleleri tamamlanmıştır.[kaynak belirtilmeli] Ayrıca Malatya'nın teşvik paketi kapsamında bazı büyük şirketler, bölgeye yatırım yapmışlardır. Buna Eczacıbaşı'nın yapım aşamasında olan nükleer tıp fabrikası örnektir.[kaynak belirtilmeli] Ayrıca Malatya'da sanayi sitelerinde bulunan küçük işletmeler de Malatya ekonomisine can verir. İnönü Üniversitesi de ticaretin ve kentin büyümesinde etkili olmuştur. Etkenler arasında 2. Ordu Komutanlığı'nın ve 7. Ana Jet Üs Komutanlığı'nın bulunması da gösterilebilir. Malatya'da bir hidroelektrik santralı bulunmaktadır. Bu hidroelektrik santralı Karakaya Barajı'ndadır.
Kültür ve sanat [değiştir]
Malatya, bölge için önemli bir kültür sanat merkezidir. Buna müze ve sonradan açılan alışveriş merkezi büyük ölçüde katkıda bulunmuştur. Ayrıca, devlet tiyarosunun açılması, kültür ve kongre merkezinin açılması, Malatya kültür ve sanatını önemli ölçüde değiştirmiştir.
Malatya merkezinde yaklaşık 500 yıllık tarihi olan bir cami bulunmaktadır. Adı Yeni Cami olan eser son yıllarda restore edilmiştir. Bir diğer cami de Ulu Cami'dir.
Arkeolojik alanlar [değiştir]
- Aslantepe Höyüğü (Orduzu belediye sınırları içinde bulunur): eski bir yerleşim bölgesi, ilk arkeolojik araştırmalar 1932'de Fransızlar tarafında yapılır. Bu alanda bir açık hava müzesi yapılması planlanıyor. Aslantepe Höyüğü'nde bugüne kadar birçok medeniyet yaşamıştır.Aslantepe höyüğü dünyada kurulan ilk yerleşim bölgelerinden biridir ve bugüne kardar 27 medeniyeti ağırlamıştır.[11]
Önemli mekânlar [değiştir]
Malatya'nın en meşhur yerlerinden bir tanesi Kanalboyu’dur.
Yöresel yemekler [değiştir]
İçli köfte, analı kızlı, kayısı tatlısı, ekşili köfte, mercimekli köfte, kulak çorbası, tavşanlı yufka, kaburga dolması, tava, kâğıt kebabı, kalbur hurması, bilik, pirpirim cacığı, yapraklı köfte.
91000 dev öğrenci projesi ile daha da iyi eğitim verilmeye başlanmıştır.Malatyada malatya halkının ihtiyaçlarını karşılıyacak bir çok okul vardır ve eğitimi iyidir.
Malatya'da bir havaalanı bulunur. Ayrıca son yıllarda yeni çalışmalar ile tren yolları ve kara yolları geliştirilmiştir.
Malatya Valiliği [değiştir]
Malatya’nın ilk valisi Vehbi Bey’dir. Vehbi Bey’den bu yana ilde 35 vali idarede olmuştur. Şu an görevde olan yeni vali Ulvi Saran ise Trabzon valiliğinden gelip 1 Temmuz 2009 tarihinde görevine resmen başlamıştır. Malatya Valiliği 1925 yılında yapılan binada hizmet vermektedir. Bu bina Malatya’da bulunan İnönü Kapalı Çarşısı’nın üst tarafındadır.[2]
Ayrıca bakınız [değiştir]
Dış Bağlantılar [değiştir]
| [gizle]
Türkiye'nin en üst düzey idari birimleri |
| |
| İller |
Adana • Adıyaman • Ağrı • Afyonkarahisar • Amasya • Ankara • Antalya • Artvin • Aydın • Balıkesir • Bilecik • Bingöl • Bitlis • Bolu • Burdur • Bursa • Çanakkale • Çankırı • Çorum • Denizli • Diyarbakır • Edirne • Elazığ • Erzincan • Erzurum • Eskişehir • Gaziantep • Giresun • Gümüşhane • Hakkâri • Hatay • Isparta • Mersin • İstanbul • İzmir • Kars • Kastamonu • Kayseri • Kırklareli • Kırşehir • Kocaeli • Konya • Kütahya • Malatya • Manisa • Kahramanmaraş • Mardin • Muğla • Muş • Nevşehir • Niğde • Ordu • Rize • Sakarya • Samsun • Siirt • Sinop • Sivas • Tekirdağ • Tokat • Trabzon • Tunceli • Şanlıurfa • Uşak • Van • Yozgat • Zonguldak • Aksaray • Bayburt • Karaman • Kırıkkale • Batman • Şırnak • Bartın • Ardahan • Iğdır • Yalova • Karabük • Kilis • Osmaniye • Düzce
Kayseri (il)
Vikipedi, özgür ansiklopedi
- Bu madde Kayseri il sınırları içindeki tüm bölgeyi kapsamaktadır. Başlığın diğer anlamları için Kayseri (anlam ayrımı) sayfasına gidiniz.
Kayseri ili, İç Anadolu Bölgesi'nde bir ildir. Dünya'nın en eski şehirlerinden biri olan Kayseri, klasik çağlarda Kapadokya adı verilen bölgededir. Kızılırmak'ın güneyinde bulunan bu bölge, Tuz Gölü'nden Fırat nehrine kadar uzanır. İpek Yolu buradan geçer.Kayseri Ankara'dan sonra İç Anadolu'nun en gelişmiş kentidir.
Kayseri kentinin adı Latince Caesarea, Yunanca καισαρία (kaysaria) adı Arapça biçiminden Türkçeleştirilmiştir. Eski isimleri Mazaka ve Kaisareia (Fransızca Césarée)'dır..
Kayser veya kaysar (Arapça ve Osmanlıca: قيصر), Roma ve Doğu Roma (Bizans) imparatorlarına verilen Caesar (Yunanca: καισαρ, kaisar) unvanının İslam ülkelerinde kullanılan biçimidir. Osmanlı sultanları II. Mehmed'ten başlayarak resmi sıfatları arasında Kayser-i Rum unvanını da kullanmışlardır.
Caesar asıl olarak Roma'lı devlet adamı Caius Julius Caesar'ın (MÖ 100-44) lakabıdır (cognomen). Caesar'ın manevi oğlu olan ilk Roma imparatoru Octavianus Augustus, onursal bir unvan olarak Caesar lakabını benimsemiştir. Daha sonraki Roma imparatorları da Caesar ve Augustus unvanlarını bir arada kullanmışlardır.
Rus hükümdarları, Caesar adının Rusça biçimi olan tsar (Rusça: цар, çar) unvanını 1453'te İstanbul'un Türkler tarafından fethinden kısa bir süre sonra benimsemişlerdir. Adlandırmanın amacı, Osmanlı sultanlarının Rum kayserliğine varis olma iddiasına karşı koymak ve Bizans tahtının mirasında hak iddia etmektir
Kutsal Roma Germen İmparatorluğu (961-1804), Avusturya İmparatorluğu (1806-1918) ve Alman İmparatorluğu (1871-1918) da Latince Caesar ve Almanca Kaiser unvanlarını kullanmıştır. Özellikle son Alman imparatoru II. Wilhelm (1888-1918), Kaiser unvanını ön plana çıkarmıştır. Türkçe kullanımda Alman imparatorunun lakabı çoğu zaman kayzer, eski Rum ve Osmanlı hükümdarlarının lakabı ise kayser imlasıyla yazılır. Ayrıca Yılanlıdağın zirvesinde dönemin en büyük Kapadokya Kralına ait olan mezar kabri keşfedilmiş, çevresinde çok eski tarihi bir kale ve kale ortasında bir darphane de bulunmuştur. Kale içindeki kazılarda ele geçen bir tablete göre bu dağ üzerinde gizli bir yerde yeraltı şehri ve hazineler bulunmakta olduğu iddia edilmektedir.
| Nüfus |
| KAYSERİ |
| Yıl |
Kent Nüfusu |
Köy Nüfusu |
Toplam Nüfus |
| 1927 |
60.379 |
190.111 |
250.490 |
| 1935 |
71.344 |
239.114 |
310.458 |
| 1940 |
80.189 |
262.780 |
342.969 |
| 1945 |
86.474 |
283.615 |
370.089 |
| 1950 |
101.990 |
301.871 |
403.861 |
| 1955 |
128.262 |
293.748 |
422.010 |
| 1960 |
161.340 |
319.047 |
480.387 |
| 1965 |
191.221 |
344.985 |
536.206 |
| 1970 |
236.824 |
361.869 |
598.693 |
| 1975 |
295.582 |
381.227 |
676.809 |
| 1980 |
380.352 |
398.031 |
778.383 |
| 1985 |
495.457 |
368.603 |
864.060 |
| 1990 |
604.072 |
339.412 |
943.484 |
| 1997 |
679.906 |
299.021 |
978.927 |
| 2000 |
732.354 |
328.078 |
1.060.432 |
| 2002 |
775.545 |
342.031 |
1.117.576 |
| 2004 |
794.472 |
289.756 |
1.084.228 |
| 2007 |
895.253 |
269.835 |
1.165.088 |
| 2008 |
1.001.449(*) |
182.937 |
1.184.386 |
| 2009 |
1.027.279 |
178.593 |
1.205.872 |
| 2010(?) |
1.120.158 |
139.721 |
1.259.879 |
| Y & G |
- (*)Bazı kasabalar Büyükşehir Belediyesine bağlandığı için şehir nüfusu fazla artmıştır.
- (?)Tahmini
- Türkiye'nin önemli volkanik dağlarından olan 3917 metre yüksekliğindeki Erciyes Dağı, Kayseride bulunmaktadır. Erciyes Dağı'ndaki Erciyes Kayak Merkezi Türkiye'nin önemli kayak merkezlerindendir.
- Şehir ayrıca 1978'de açılan Türkiye'nin önde gelen üniversitelerinden biri olan Erciyes Üniversitesi'ne ve 2008 yılında açılan Melikşah Üniversitesine ev sahipliği yapmaktadır.
- Bazı ünlü iş adamları, Kadir Has,Tuncay Aydoğdu,Hüsnü Özyeğin,Hacı Boydak, Asım Kibar, Mustafa Köseoğlu, Saffet Aslan, Kemal Dedeman ve Tuncay Özilhan gibileri Kayserilidir. Sabancıların kökeni de Kayseridir. Ayrıca ünlü mimar Mimar Sinan, Aşık Seyrani ve 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'da Kayserilidir.
Sahabiye Medresesi (Kayseri Cumhuriyet Meydanı)
- Kayseri şehri yollarının genişliği ile dikkat çeker.
- Kayseri sanayi açısından epey yol katetmiştir ve Türkiye'nin önde gelen sanayi şehirlerinden birisidir. Pek çok ünlü marka Kayseri'den gelir.
- Kayseri; pastırma ve mantısıyla meşhurdur.
- Türkiye'nin ilk 32864 kişilik üstü kapalı futbol stadyumu Kayseri'de bulunmaktadır.
- M.Ö. 2800'lü yıllarda önemli bir merkez olan Kaniş Höyüğü, Kayseri'nin 20 km kuzey doğusunda bulunmaktadır.
- Kayseri, Malazgirt Savaşı'ndan sonra Anadolu'da kurulan Anadolu Selçuklu beyliklerinden en güçlüsü olan, Danişment Gazi'nin kurduğu Danişmentliler Beyliği'nin en önemli kentlerinden biri olmuştur.
- M.S. 260 yıllarında nüfusu 400.000'i aşıyordu.
Sektörler itibarı ile Kayseri [değiştir]
Kayseri il merkezinde, 7 günlük siyasi gazete,2 ulusal,4 yerel televizyon ve RTÜK'e kayıtlı 16 radyo ve 1 tane yerel internet sitesi bulunmaktadır. Günlük gazetelerinden Erciyes Gazetesi web ofset, diğerleri ise tabaka ofset sistemi ile basılmakta olup, Basın İlan Kurumu'nun Kayseri'de şubesi bulunmaktadır. Uydudan yayın yapan TV 1, TV Kayseri yerel yayın yapan Erciyes tv,Elif Tv,KAY Tv,Kanal 38 ve Erciyes Üniversitesi Kampüs tv ile Kayseri medyası oldukça gelişme göstermiştir.
 |
Bu alt başlığı geliştirerek Vikipedi'ye katkıda bulunabilirsiniz. |
Sosyo-Ekonomik gelişmişlik endeksi [değiştir]
İllerin Sosyo ekonomik gelişmişliklerinin takip edildiği indekse göre Kayseri 1996 yılında 15'i sıradayken, en son 2003 yılında hazırlanan ve 2004 Mayıs'ında yayınlanan indekste ise 19.'dur. Sıra değişimi -4'dür. Her iki indeks çalışmasında da Kayseri, 2. derece gelişmiş iller arasında yer almıştır.
Tarım, Kayseri ekonomisinde sanayi, ticaret, ulaştırma sektörlerinden sonra gelmektedir. 671.000 hektar arazi tarımda kullanılmaktadır. Bu miktar il topraklarının %40'ına karşılık gelmektedir. İl sanayisinin %13'ü tarım dışı, %6'sı çayır-mera, %41'i orman fundalıktır. Tarım arazisinin %48'i tahıl ekimine ayrılmakta %42'si ise nadasa bırakılmaktadır. Kalanı baklagillere, endüstriyel bitkilere, yağlı tohumlara, yumru bitkilere, sebzelere ve meyveciliğe ayrılmıştır. 607.000 hektar sulanabilir arazinin 150.000 hektarı ekonomik olarak sulanabilmektedir. Sulama kapasitesi artarken sulu tarımda verim 5-6 kat artacağından sulama projeleri inşaatları sürdürülmektedir.
Kayseri'de küçük ve büyükbaş hayvancılık Türkiye ortalamasına yakın olup, küçükbaş potansiyeli büyükbaş potansiyeline göre daha fazla gelişmiş durumdadır. Kanatlı hayvan varlığı Türkiye ortalamasının iki katı seviyesindedir. Kayseri'de üretilen hayvansal ürünler içerisinde parasal değer olarak ilk sırayı et, ikinci sırayı süt, yumurta da üçüncü sırayı almaktadır. Beyaz et 4. ana üründür. Kayseri'de tatlısu balıkçılığı da sürekli gelişmektedir.
Kayseri orman potansiyeli bakımından zengin değildir. Türkiye orman varlığının %0,5'i Kayseri'dedir. Kayseri'de 22000 hektar normal ve 85000 hektar bozuk olmak üzere 107000 hektar orman arazisi bulunmaktadır. Orman yapısının zayıflığı orman ürünleri üretimini de sınırlamaktadır.
Küçük sanayi siteleri ve organize sanayi bölgeleri sanayi sektörünün altyapısı olarak değerlendirilebilir. Kayseri'de KSS kapsamında 3500'e yakın işyeri yapılmıştır. İlde 8 KSS faaliyet göstermektedir. Kayseri'de 6 organize sanayi bölgesi bulunmaktadır. 1. Organize Sanayi Bölgesi dışındaki Mimarsinan Organize Sanayi ve İncesu Organize Sanayi bölgeleri 2005 yılında faaliyete başlamıştır ve henüz sanayiye katkıda bulunmamaktadırlar. Sanayi altyapısı çerçevesinde Kayseri Serbest Bölgesi de önemli görülmektedir. Kayseri Serbest Bölgesi Türkiye'nin en büyük serbest bölgesi alanına sahiptir.Kayseri Serbest Bölgesinde 2007 yılı verilerine göre 43 tesis faaliyet göstermektedir. Kayseri 1. organize sanayi bölgesinde 2006 yılı itibariyle 711 sanayi tesisi bulunmaktadır.
Ticaret sektörü, gerek sanayileşme ve kentleşme olgularıyla olan iki yönlü bağlantısı ve gerekse yarattığı gelir ve istihdam açısından Kayseri için çok önemlidir. Sanayi yapısı ile tarım ve hayvancılık potansiyeli Kayseri'deki mevcut ticari hayatın gelişmesinde önemli bir yer tutmaktadır.
Kayseri'nin sanayi üretim kapasitesi ve çeşitliliği dış ticareti de geliştirmiştir. takribi bir buçuk milyar dolar ihracat gerçekleştirilmektedir. İlde 20000'i aşkın ticaretle uğraşan işyeri vardır. Kayseri'de bankacılık da gelişmiştir.
Yatırım ortamı [değiştir]
Gelişim bileşenleri açısından Kayseri yeterli bir ildir.
Sanayinin gelişimini sürdürmesi açısından Kayseri'nin avantajlı olduğu ve olmadığı durumlar irdelendiğinde, dezavantajlı durum görülmemektedir.
Fotoğraflarla Kayseri [değiştir]
Kayseri'de gece (Cumhuriyet Meydanı)
|
|
|
|
Antalya (il)
Vikipedi, özgür ansiklopedi
- Bu madde Antalya il sınırları içindeki tüm bölgeyi kapsamaktadır. Başlığın diğer anlamları için Antalya (anlam ayrımı) sayfasına gidiniz.
Antalya, Türkiye'nin güneyinde, Akdeniz Bölgesi'nde yer almaktadır. Türkiye'nin en çok turist alan ilidir. Toplam nüfusu 1.919.729, merkez nüfusu 955.596'dır
Antalya, antik bölgelerden batı Pamfilya'nın güneydoğu ucunu ve doğu Likya'yı içine almaktadır. Antalya Türkiye'de bugüne kadar bilinen en eski yerleşmelerin bulunduğu en önde gelen illerden biridir. Antalya'ya 20 km uzaklıkta ve Toroslar'ın Akdeniz'e bakan yamaçlarında yer alan Karain Mağarası'nda yapılan kazılarda Antalya ilinde Paleolitik yerleşmenin varlığını ortaya çıkartmış ve bölgenin tarihini M.Ö. 220 bin yılına kadar indirmiştir.
Bölgenin en önemli Prehistorik buluntularını içeren Karain mağarası Paleolitik ve Neolitik, Beldibi Mağarası da Mezolitik çağdan veriler sunarken, Bademağacı Höyüğü'nde son kazılarda Cilalı taş çağı yerleşimlerine ve buluntuları ve yanı sıra insanın yerleşik hayata geçişinin ilk izlerine rastlanır. Bunlara Karataş, Semahöyük'te yapılan kazılarla elde edilen Erken Tunç Çağı bulguları da eklenince, bölgede Paleolitik çağdan zamanımıza kadar kesintisiz bir uygarlığın varlığı belirlenir.
Antalya Bölgesi'nin erken tarihi, son buluntulardan önce karanlıktı. Hititlerin çivi yazılı belgelerinde, adı geçen Ahhiyava ve Arzava ülkelerinin Pamfilya olduğu bilim çevrelerinde artık daha yüksek sesle ileri sürülmektedir. Son araştırmalar ve buluntuların yorumlanmasıyla karanlık diye bilinen bu dönem de aydınlanmaya başlamıştır.
Konya'nın Yalburt'unda bir Hitit Hieroglafinde Patara'nın "Pataf" biçiminde geçmesi bu aydınlanmayı güçlendiren buluntulardır. Buradan anlaşılan, Hititler, "Lukka Ülkesi" diye adlandırdıkları Akdeniz sahiline kadar uzanmıştır.
M.Ö. 14. ve 13. yüzyıllar, Miken kolonistlerinin en faal oldukları dönemlerdir. Anadolu'nün batı ve güney bölgelerinde özellikle Mersin, Tarsus'ta bazı yerleşmeler olduğu halde, Antalya' da henüz Miken kalıntılarına rastlanmamıştır.
Hitit İmpratorluğunun yıkılmasının sebebi olan Deniz kavimleri göçü sırasında bir kısım Akalıların bu bölgeye göç ettiklerinden Grek efsanelerinde söz edilir. Truva Savaşları'ndan sonra bazı Aka boyları, Amphilokhos, Kalkhas ve Mopsos'un idaresinde Pamfilya'ya geldikleri; Perge, Sillyon, Aspendos ve Selge'yi kurdukları söylenmekle birlikte son bilimsel veriler bu kentleri yörenin yerli halkının kurduğunu göstermektedir. Bu Perge'nin Parha, Aspendos'un Estvedüs, Selge'nin Estlegiis, Silyon'un Selyuüs adlarından da bellidir.
Antalya sınırları içinde yerleşen Likyalı'ların kökenleri tartışılmakla birlikte, Hitit ve Mısır kaynaklarında (M.Ö. 2000) Lukki veya Lukka adlı bir kavimden bahsedilmektedir. Bu kavim, kendilerini "Termili" olarak adlandıran Akdeniz kıyılarımızdaki güçlü komşuları Luvilere akrabalıkları ile bilinen Likya ulusundan başkası değildir.
İlk yerleşme hareketleri M.Ö. 7. ve 8. yüzyıllarda Akdeniz kıyılarında başlamıştır. Özellikle Batı Anadolu ve Yunanistan'da bazı koloniler bu harekette önderlik ederek, bazı kentleri egemenlikleri altına almışlar veya yeni kentler kurmuşlardır.
Antalya'nın ilk surlarının II. Attalos zamanında inşa edildiği bilinmektedir. M.S. 130 yılında Roma imparatoru Hadriyanus, Antalya seferi sırasında "Hadriyanus Kapısı"nı yaptırmış, surların doğu bölümünü de onarttırmıştır.
Doğu Roma Egemenliği [değiştir]
Hıristiyanlığın Anadolu'da hızla yayıldığı M.S. 5.-7. yüzyıllar boyunca Pamfilya ve Likya, Doğu Roma eyaleti olarak önemlerini korumuşlar, hatta M.S. 2. yüzyıldaki parlak çağlarına yaklaşır derecede, imar görmüşlerdir. 7. yüzyılın ortalarında Arapların sürekli yağma ve saldırıları her iki bölgeyi büyük ölçüde zarara sokmuş, bu duruma engel olmak isteyen Doğu Romalılar, bölgeyi korumak amacıyla özel bir donanma kurmuşlardır. Roma İmparatorluğu'nun bölgeye kesinlikle egemen olmasından sonra, stratejik yerler veya kentlerin bazıları, ufak keşişlikler halinde Doğu Roma Egemenliği sırasında yaşamalarını sürdürmüşlerdir.
Ayrıca, Rodos, Venedik, Ceneviz korsanlarının talanları, Kıbrıs Krallarının saldırıları ve Haçlı seferi sırasındaki yağmalar, bölgenin ekonomik gücü kadar kentleri de yıpratmıştır. Bu sırada özellikle Rodos ve Cenevizliler koruma ve saldırma için, uygun kıyılarda üsler kurmuşlardır.
Antalya, Batı Akdeniz kıyısında stratejik konumuyla önemli bir liman şehridir. Bu özelliğinden dolayı, kurulduğu tarihten başlayarak sürekli istilalara maruz kalmıştır.
Helenistik dönemde Bergama Kralı II. Attalos (M.Ö. 159-138), bölgenin stratejik dönemini dikkate alarak buraya bir Liman - şehir kurdurmuştur. Kent, kurucusunun adından dolayı "Ataleia" olarak anılmıştır. Arap kaynaklarında şehrin adı "Antaliye", Türk kaynaklarında ise "Adalya" olarak geçmektedir. Yerleşme, 20. yüzyılın ilk çeyreğinden başlayarak "Antalya" olarak adlandırılmıştır...
YAZAR İSMETCAN BİLGİ
Antalya ili Anadolu'nun güneybatısında yer almaktadır. Yüzölçümü 20.723 km² olup, Türkiye yüzölçümünün %2.6'sı kadardır.
İlin kara sınırlarını Toros Dağları meydana getirmektedir. İlin güneyinde Akdeniz, doğusunda Mersin, Konya ve Karaman, kuzeyinde Isparta ve Burdur, batısında ise Muğla illeri vardır.
İl arazisinin ortalama olarak %77.8'i dağlık, %10.2'si ova, %12'si ise engebeli bir yapıya sahiptir. İl alanının 3/4'ünü kaplayan Torosların birçok tepesi 2500-3000 metreyi aşar. Batı'da ki Teke yöresinde geniş platolar ve havzalar yer alır. Çoğunlukla kireçtaşlarından oluşmuş bu dağlar ve platolar alanında, kireçtaşlarının erimesiyle oluşmuş mağaralar, düdenler, su çıkaranlar, dolinler, uvalalar ve daha geniş çukurluklar olan polyeler gibi büyüklü, küçüklü karst şekilleri çok yaygındır. İlin topoğrafik yönden gösterdiği değişkenlik gerek iklim, gerek tarımsal gerekse demografi ve yerleşme yönünden farklı ortamlar yaratmaktadır. Ayrı özellik gösteren bu alanları sahil ve yayla bölgesi olarak tanımlayabiliriz.
Sahil kesimi ilçeleri; Konyaaltı, Muratpaşa, Aksu, Gazipaşa, Alanya, Manavgat, Serik, Kemer, Kumluca, Finike, Kale ve Kaş'tır. Denizden yüksekliği 5–44 m arasındadır. Yayla kesimi ilçeler ise; Gündoğmuş, Döşemealtı, Kepez, Akseki, İbradı, Korkuteli ve Elmalı'dır. Bu ilçelerin denizden yüksekliği 900–1000 m arasındadır.
2000 yılında yapılan genel nüfus sayımına göre nüfus büyüklüğü olarak 81 il arasında 7. sıradadır. 1,719,751 kişilik nüfusunun 936,330'u (%54.5) şehirde (il, ilçe merkezi belediye sınırları), nüfusunun 783.421'lik kısmı ise (%45.5) kırsal kesimde (bucak ve köyler) yaşar.
Samsun (il)
Vikipedi, özgür ansiklopedi
 |
Bu maddedeki veya maddenin bir bölümündeki bazı bilgilerin kaynağı belirtilmemiştir.
Ayrıntılar için maddenin tartışma sayfasına lütfen bakınız.
Maddeye uygun bir biçimde kaynak ekleyerek Vikipedi'ye katkıda bulunabilirsiniz. |
Samsun, Türkiye Cumhuriyeti'nin Karadeniz Bölgesi'nin Orta Karadeniz Bölümü'ne dahil büyükşehir statüsünde bir il.
Nüfus ve Yüzölçümü [değiştir]
Samsun 1.250.076 [1] toplam nüfusuyla, Karadeniz Bölgesi'nin en gelişmiş şehridir. Bölgenin en büyük ulaşım, eğitim, sağlık ve ticaret ağına sahiptir.
Türkiye'nin nüfus bakımından 14. büyük ilidir. Karadeniz Bölgesi'nin nüfusunun %16,4'ü oluşturur. Türkiye nüfusunun ise %1,7'sini Samsun kaplamaktadır.
Yüzölçümü 9.475 km2'dir. Karadeniz Bölgesi'nin yüzölçümünün %7,7'sini Samsun kaplar. Türkiye topraklarının %1,1'ini kaplar.
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, Türk Kurtuluş Savaşı'nı 19 Mayıs 1919'da burada başlatmıştır. Samsun şehrinin eski adı Amisos'dur.
Samsun, 8 tane baraj ile Türkiye'de en çok barajı olan vilayettir.
-Altınkaya barajı
-Hasan Uğurlu Barajı
-Suat Uğurlu Barajı
-Derbent Barajı
-Çakmak barajı
-Derinöz Barajı
-Vezirköprü Barajı
-Ondokuzmayıs Barajı
Samsun ilinin 17 ilçesi vardır.
4 merkez ilçesi ve nüfusu(2009):
13 İlçesi ve nüfusu(2009):
- ^ Türkiye İstatistik Kurumu
Dış bağlantılar [değiştir]
Konya (il)
Vikipedi, özgür ansiklopedi
- Bu madde Konya il sınırları içindeki tüm bölgeyi kapsamaktadır. Başlığın diğer anlamları için Konya (anlam ayrım) sayfasına bakınız.
Konya ili, Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesinde yer alan, etrafı Ankara, Eskişehir, Afyon, Isparta, Antalya, Karaman, Mersin, Niğde ve Aksaray illeriyle çevrili Türkiye'nin yüzölçümü en büyük ilidir.
İle adını veren Konya şehrinin isminin Kutsal Tasvir anlamındaki "İkon" sözcüğüne bağlı olduğu iddia edilir. Mitolojide bu konuda değişik rivayetler bulunmaktadır. Bu hikâyelerden birinde anlatıldığı üzere, kente dadanan ejderhayı öldüren kişiye şükran ifadesi olarak bir anıt yapılır ve üzerine de olayı anlatan bir resim çizilir. Bu anıta verilen isim, İkonion dur. İkonion adı, zamanla İcconium'a dönüşür.
Roma döneminde İmparator adlarıyla değişen, Claudiconium, Colonia Selie, Augusta İconium gibi yeni adlar alır. Bizans kaynaklarında Tokonion olarak geçen şehre ve bölgeye verilen diğer isimler şöyledir: Ycconium, Conium, Stancona, Conia, Cogne, Cogna, Konien, Konia... Arapların Kuniya dedikleri Konya, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde bir daha değişmeyerek günümüze kadar gelen ismine kavuşmuştur.
Sektörler itibarıyla Konya [değiştir]
Tuz Gölü :Kapalı havzasının merkezinde Tuz Gölü oluşmuştur. Ankara, Konya, Aksaray sınırlarının kesiştiği yerde olup bir kısmı Konya ili sınırları içinde yer almaktadır. Tuz Gölü Türkiye'nin ikinci büyük gölüdür. Derinliği 12 m. civarındadır. Yaz mevsiminde buharlaşmanın etkisiyle alanı oldukça küçülür. Kuruyan kesimlerde tuz tortulları meydana gelir. Türkiye'nin tuz ihtiyacının bir kısmı buradan temin edilir. Sulama ve su ürünleri için kullanılmaz.
Beyşehir Gölü: Konya ilinin batısında Konya-Isparta sınırı üzerinde yer almaktadır. Beyşehir Gölü yurdumuzun üçüncü büyük gölüdür. Aynı zamanda en büyük tatlı su göllüfür. Tektonik-Karstik olaylarla meydana gelmiştir. Aynı zamanda Türkiye'nin en önemli milli parklarından biridir. Milli park alanı içerisinde aynı anda su depoları,dağ sporları ve av sporları yapmak imkânı vardır. Su ürünleri açısından ekonomik değeri yüksektir. Gölün iki plajı,22 adası ve pek çok kayalığı bulunmaktadır. Göl Ornitolojik bakımdan önemli bir kuş üreme, barınma,beslenme ve konaklama merkezidir. Bu yönü ile turizm açısından önem taşımaktadır.
Akşehir Gölü: Konya ilinin kuzey batısında Konya-Afyonkarahisar il sınırında yer alır. Suyu tatlıdır. Tektonik olaylarla meydana gelmiştir. Su ürünleri açsından ekonomik değer gösterir. Sulama suyu olarak kullanılmakta olup kamış üretimide yapılmaktadır.
Suğla Gölü : Konya ilinin güney batısında yer alır. Oluşumu tektoniktir. Yağışlı yıllarda alanı iyice genişlemekte kurak yıllarda ise göl kurumakta ve alüvyonlı göl tabanı ortaya çıkarak iyi bir tarım alanı oluşturmaktadır. Suyu tatlıdır. Su ürürnler ve sulama açısından önemi büyüktür.
Ilgın (Çavuşçu) Gölü : Konya ilinin kuzey batısında yer alır. Oluşumu tektoniktir. Suları tatlıdır. Su ürünleri açısından önemlidir. Ayrıca bir ayağı ile Atlantı ovaları sulanmaktadır.
Ereğli Akgöl : Ereğli ilçesinin batısındadır. Eski göl tabanıdır. Çok sığ bir özelliğe sahiptir. Suları tatlıdır. Ivriz deresinde gelen sularla beslenir. Akgöl sazlıklarında 200'ün üzerinde kuş türü yaşamaktadır. Bu yüzden tabiatı koruma alanı olarak kabul edilmiştir.
Yunak Akgöl : Yunak ilçesi yakınlarında küçük bir göldür. Suyu tatlıdır. Çoğu yeri bataklık halindedir. Göl Gökpınar deresi ile Sakarya nehrine boşalmaktadır.
Konya'nın Türkiye'nin ticari faaliyetleri için etkisi büyüktür. Konya iç bölgelerdeki iller içerisinde önemli bir hinterlant özelliğine sahiptir. Tarımsal üretim, sanayi faaliyetlerinin gelişmesi, nüfus potansiyeli ticaret faaliyetleri için burayı önemli bir pazar haline getirmiştir. Türkiye'nin orta noktasında sayıldığından Türkiye'nin bütün illeri ile kolayca ticaret yapabilmektedir. Ayrıca Türkiye ekonomisinede büyük katkıda bulunur.
Eskişehir (il)
Vikipedi, özgür ansiklopedi
 |
Bu madde ya da bir kısmı, Vikipedi standartlarına uygun değildir ve bu nedenle düzenlenmesi gerekmektedir.
Maddeyi Vikipedi standartlarına uygun biçimde düzenleyip, geliştirerek Vikipedi'ye katkıda bulunabilirsiniz. NOT: Gerekli değişiklik yapılmadan bu şablon kaldırılmamalıdır.
Bu madde Nisan 2010 tarihinden beri, düzenleme isteğiyle etiketlidir. |
- Bu madde Eskişehir il sınırları içindeki tüm bölgeyi kapsamaktadır. Başlığın diğer anlamları için Eskişehir (anlam ayrım) sayfasına gidiniz.
Eskişehir ili, Türkiye'nin başkenti Ankara'nın batısında bir ildir ve İç Anadolu Bölgesi'nde bulunmaktadır. Merkezi Eskişehir kentidir.
Anadolu ve Osmangazi Üniversitelerine ev sahipliği yapar. İlde, önemli oranda Kırım Tatarları kökenli nüfus mevcuttur. Tarihteki eski adı Dorlion'dur. Selçuklu ve Osmanlı Dönemi'nde de önemli bir kavşak noktası olmuştur.
Lületaşı çıkarımının tamamına yakını bu ildedir.
Eskişehir sanayisi, eğitim düzeyi, ekenomik seviyesi, mimari ve tarihi önemiyle çok farklılıklara ve zenginliklere sahip bir şehirdir. Ankara, İstanbul, Bursa, İzmir gibi büyük illerin Eskişehire yakın oluşunun yanında demiryolu ağının Eskişehir'den geçerek batı ve doğunun birleşmesinde bir kavşak olması Eskişehir'in coğrafi ve ekonomik yapısına katkı sağlayarak ayrı bir renk katar. Maden yataklarının ve işletmelerinin oldukça fazla olduğu söylenebilir. Türkiye'deki hatta Dünyadaki Bor rezervinin önemli bir bölümü Eskişehir de çıkartılmaktadır.
Demiryollarının bel kemiğini oluşturan Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayii, Askeri ana jet üssü, uçak bakım ve üretimi, Türkiye ve dünyada marka olmuş bir çok firmanın fabrikası ve ana merkezi bulunan bir şehirdir.
Porsuk nehri şehir merkezini ortadan ikiye böler. Son yıllarda yapılan düzenleme ve projelerle şehirin sorunu olmaya başlayan nehir güzelleştirilerek, şehre ayrı bir çehre ve ulaşım yolu olarak ön plana çıkmıştır. Şehir toplu ulaşımında otobüs ve botların yanında oldukça modern olan tramvay sistemi önemli yer tutmaktadır.
Ege, Marmara ve İç Anadolu Bölgeleri arasında bir geçiş noktasında bulunan Eskişehir ilinde Ege ve İç Anadolu'ya özgü iklim özellikleri görülse de, sert bir kara iklimi hakimdir. Kışlar sert ve süreklidir. Yaz ayları ise gündüzleri sıcak, geceleri serindir. Gece ve gündüz sıcaklıkları arasında büyük farklılıklar gözlenir. İlin yıllık ortalama sıcaklığı 11 °C civarındadır.Eskişehir ili'nde hakim olan kara iklimine karşın. Sarıcakaya Vadisi'nde Akdeniz İklimi özelliklerini gösteren "mikroklima" hakimdir.
Eskişehir, İç Anadolu, Batı Karadeniz ve Akdeniz iklimlerinin etki alanı içinde olması nedeniyle, kendine özgü bir iklime sahiptir. Yıllık sıcaklık ortalaması, 10.9° dir. Aylık ortalamaya göre yılın en soğuk ayı, -2° ile ocak ayıdır. Aralık ayının ortalarından, şubat ayının ortalarına kadar çok soğuk günler ve don olayları yaşanır. -10° ile -25° arasında değişen derecelere rastlanabilir.Ancak ocak ayı içinde 10° ile 15° lik ılık günler de geçirilir. Mart ayında daha çok don olayına rastlanır. Baharın ikinci yarısında maksimum sıcaklık, 20° nin üstüne çıkar.
Haziran, temmuz ve ağustos aylarında en sıcak günler yaşanır. En düşük sıcaklık 10° - 15° dir Temmuz ayının ikinci yansı ile ağustos ayının ilk yansında en yüksek sıcaklık, 30° - 40° arasında değişir.
Burada, kara iklimi özelliğini gösteren en belirgin olay, aynı zamanda gece ile gündüz sıcaklığında 12° ile 29° arasında büyük ısı farklarının olmasıdır.
Sonbahar mevsimi, sıcaklığın 20°' nin altına düşmesiyle, ağustos ayının ikinci yarısından itibaren kendini belli eder. Eylül ayının sonunda sıcaklık, 0° 'ye kadar inebilir. En yüksek sıcaklık ise, yine eylül ayı içinde, yazın devamı olarak 20° ile 30° arasında oynayabilir. Ekim ayında ortalama sıcaklık, 10° civarında seyreder.
Eskişehir'de yağışlar, kışın kar ve yağmur halinde görülür. Aralık ayından itibaren yağışlar daha çok kar şeklindedir. Nisan ayı sonundan itibaren havalar ısınmaya başlar.
Eskişehir'de bahar yağmurlan, batı ve güneybatıdan gelerek, sağanak halinde düşer. Yıllık ortalama yağış miktarı 378.9 kg/m3 'dür.
Temmuz ve ağustos aylarında, Akdeniz yaz kuraklığı özelliklerini gösterir. Ancak çok hafif olarak, Karadeniz yaz yağmurlarını da alır. Ekim ayında yağmur, kasım ayında sulu karın yağması, kışın başladığını gösterir.
Eskişehir'de rüzgarlar, kışın doğudan batıya eser. Baharın ilk aylarında kuzeybatı rüzgarları hakimdir. Baharın sonunda güneybatı, batı ve kuzeybatıdan gelen rüzgarlar görülür.
Yaz mevsiminde bazen geçici olarak günlük şiddetli doğu rüzgarları da görülebilir. Sonbaharda ise, eylül sonundan itibaren doğu, kuzeydoğu ve güneydoğu rüzgarları ortaya çıkar.
Görülecek yerler [değiştir]
- Sakarı Ilıcaları
Eskişehir'in kuzeyinde yer alır. Eskişehir'e uzaklığı 32 km.'dir. Orman içerisinde turistik belgeli tesisin yanı sıra çadır alanları da vardır. Doğa ile içiçe olunabilecek bir kaplıca merkezidir
- Hasırca
Porsuk Barajı üzerinde çam ormanları içerisinde cilt hastalıklarına iyi gelen; birisi açık iki tane de havuzun yer aldığı bir mekandır.
- Hamamkarahisar Kaplıcaları
Sivrihisar-Polatlı yolunda Eskişehir'in Hamamkarahisar Köyü'ndedir.Cilt hastalıklarına iyi gelmektedir.
- Kızılinler
Eskişehir'in merkezine 14 km uzaklıktadır. Kütahya yolu 10.km'den yol ayrımıyla ulaşılır. Zengin sıcak su kaynaklarına sahiptir. Kaplıca suyu başta cilt hastalıkları olmak üzere mide, bağırsak hastalıkları ve kadın hastalıklarının iyileşmesine yardımcı olmaktadır. Ayrıca Kızılinler Porsuk Çayı kenarında yer olması ve diğer doğal güzellikleri ile Eskişehir halkı tarafından tercih edilen mesire yerlerinden birisidir.
Sivil Havacılık müzesi, Demiryolları Müzesi, Etnografya Müzesi, Çağdaş Cam Sanatları Müzesi, Osmanlı Tarihinin parçası olan Odunpazarı evleri vs. Eskişehir tarihine ışık tutarak ziyaretçi akınına uğrayan yerlerdir.
Mesire yerleri [değiştir]
Yeşil alan ve mesire yerlerinin herkesime hitap ettiği şehirde; Fidanlık orman içi dinlenme yeri, Bademlik, Musaözü Barajı, şelale (kalabak) orman içi dinlenme yeri, karataş orman içi eğlenme yerleridir. Son yıllarda yapımı tamamlanana Kentpark ile Türkiye'nin ilk denizi olamayan plajı halkın kullnaımına sunulmuştur. Ayrıca bir kısmı hizmete açılan Sazova Bilim ve Kültür Parkı da oldukça ilgi çeken parklar arasındadır.
Seyit Battal Gazi Külliyesi, Kurşunlu Külliyesi Seyitgazi yolundaki büyük küllüye.
- Odunpazarı Evleri
Eskişehir'in ilk yerleşim yerini oluşturan Odunpazarı ilçesindeki Osmanlı Dönemi'nden kalma tarihi evlerdir. Safranbolu, Beypazarı, Göynük gibi yerlerdeki mimari özellik ve motifleri taşırlar. Eskişehir'in Odunpazarı ilçesi kentin güney kesimindeki tepelerin üzerine kurulmuştur. Bademlik denilen bölgeye kadar uzanır. Evlerin bazı özellikleri
- Frig Vadisi
Antik Frigya'nın kalbi olan Midas Anıtı ya da diğer adıyla Yazılıkaya, Eskişehir il merkezine 80 km uzaklıkta olup, Han ilçesi sınırları içerisindedir. Bölgede kapadokya bölgesindeki peribacalarını andıran bir çok anıt ve doğal coğrafik yontuya rastlamak mümkündür.
- Gürleyik Köyü
Eskişehir iline 123 km, Mihalıçcık ilçesine 27 km uzaklıktadır. Gürleyik, doğası ve tarihi yerel dokusu nedeniyle özellikle doğa yürüyüşü yapmak isteyenlerin tercihindedir. Beş mahalleden oluşan köye tipik Osmanlı mimarisi hakimdir. Hacı Halit Ağa Konağı ve onun tarihi hamamı, şelaleler, su değirmenleri, hala kullanılmaya devam eden köy çamaşırhanesi görülmeye değer yerlerdir.
Eskişehir'in 36 km batısında bulunan Türk Hava Kurumu'na ait İnönü Eğitim Merkezi'nin tamamı doğal çimle kaplı, 800 x 1200 metre genişliğe sahiptir. Bu mekanda hafif uçakların iniş-kalkışı ve sportif amaçlı her türlü uçuş atlayış eğitimleri yapılabilmektedir. Tesiste, konaklama yapılabilmekte, yemek, yatak ihtiyacı karşılanabilmekte, yüzme havuzu, eğlence ve piknik yerleri bulunmaktadır.
Ayrıca tesisin bulunduğu yerde bulunan yamaç, aldığı rüzgar ve bulunduğu coğrafi konum açısından paraşüt, planör, yelkenkanat, yamaçparaşütü, mikrolayt ve balon sporları yapmaya çok uygundur.ayrıca pilotluk içinde uygundur.
|
|
Gökmeydan Mahallesi'nde Estram durağı
|
|
|
Aralık 2006,Tepebaşı Belediyesi
|
Şehirde bulunan havuzlardan biri
|
Büyükşehir Belediyesi tarafından uygun mimaride yapılmış evler
|
|
Gürleyik Değirmen Şelalesi
|
Dış bağlantılar [değiştir]
|
 |
|
|
|
|